Ana içeriğe geç
Sözlük
/
breathtaking

breathtaking

/ˈbɹɛθˌteɪ.kɪŋ/3 hece
C2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"breathtaking" kelimesinin Türkçesi: nefes kesici. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelnefes kesici

Görsel

Simsiyah Gökyüzünü Aydınlatan Nefes Kesici Yıldırım ve Dallanan IşıkYanardağ patlaması sırasında gökyüzünü aydınlatan nefes kesici şimşek çatalarıYazın Vazgeçilmezi Taze Karpuz Dilimleriyle Dolu Nefes Kesici ManzaraDevasa Fırtına Bulutunun Altında Yıldırım Avcısının Çektiği Nefes Kesici An

Tanım

•tending to cause suspension of regular breathing

Etimoloji

From breath + taking.

Örnek Cümleler

Bu nefes kesici.
It's breathtaking.
Talep nefes kesiyor.
The demand is breathtaking.
Manzara nefes kesiciydi.
The scenery was breathtaking.
Lahit oldukça canlı görünür.
The exit of the army is quite breathtaking.
Het landschap was adembenemend.
The scenery was breathtaking.
Buradaki manzara nefes kesicidir.
The view here is breathtaking.
Bu açıdan inanılmaz, nefeskesici.
It's amazing in that way. ...is breathtaking.
Manzaranın nefes kesici olması gerekiyor.
The scenery's supposed to be breathtaking.
Dağın tepesinden manzara nefes kesiciydi.
The view from the top of the mountain was breathtaking.
Bir dağa tırmanmak nefes kesen bir iştir.
Climbing a mountain is a breathtaking challenge.
Bunu sizinle birlikte altını çizmek istedim.
So I just wanted to highlight this with you, and really just look at it. Its kind of breathtaking.
Bu sistemin boyutları ve hızı gerçekten nefes kesici.
And the scale and the speed of this system is truly breathtaking.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod