boob

/ˈbuːb/1 hece
C1 seviye
EN → TR
"boob" kelimesinin Türkçesi: (A.B.D.), (argo) aptal kimse, budala kimse. boob tube (k.dili.) televizyon.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genel(A.B.D.)
Genel(argo) aptal kimse
Genelbudala kimse. boob tube (k.dili.) televizyon.

Tanım

•commit a faux pas or a fault or make a serious mistake
•either of two soft fleshy milk-secreting glandular organs on the chest of a woman

Diğer Dillerde

AlmancaMöpse, Titte
Rusçaбуфера́, до́йки, сиська, си́ська, ти́тька
Arapçaثَدْي
Farsçaممه
Felemenkçetiet
Portekizcemama, maminha, peito
Yunancaβυζί
Japoncaおっぱい, ぱいおつ, ぱいぱい
Korece슴가, 젖통
İsveççepatt, tutt, tutte
Ukraynacaци́цька
Çekçececek, koza
Macarcacici
İbraniceציצי
Latincemamma
Dancababs
Norveççepupp
Endonezcesusu, tetek, toket
Bulgarcaглупак, ци́ца, ци́цка
Slovakçacecok
Litvancapapas
Letoncapups

Etimoloji

Apparently shortened from booby-hatch.

Kelime Ailesi

boob up
boobery
boobish
boobocracy
booboisie

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Tom TV izliyor.
Tom is watching the boob tube.
Bu bubi tuzaklı.
It's booby-trapped.
Güzel göğüslerin var.
You have nice boobs.
Tom bubi ödülünü kazandı.
Tom won the booby prize.
Leyla göğüslerini gösterdi.
Layla showed her boobs.
Mary'nin takma göğüsleri var.
Mary has fake boobs.
Mary'nin büyük göğüsleri var.
Mary has big boobs.
Sami, Leyla'nın memelerine baktı.
Sami looked at Layla's boobs.
Sami memesi olan herkese asılırdı.
Sami would hit on anybody who had boobs.
Bu klasik bir Nijeryalı bubi tuzağı.
It's a classic Nigerian booby-trap.
Yüzüm sarkıyor, göğüslerim sarkıyor.
My face is sagging, my boobs are sagging.
Sami, Leyla'nın göğüslerine bakıyordu.
Sami looked at Layla's boobs.