ambivalent
4 hece
C2 seviye
EN → TR
"ambivalent" kelimesinin Türkçesi: kararsız, ikircikli, ikircimli, kararsız, mütereddit. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkararsız
Genelikircikli
Genelikircimli
Genelkararsız
Genelmütereddit
Genelkarışık hisler besleyen.
Tanım
•uncertain or unable to decide about what course to follow
Diğer Dillerde
Almancaambivalent, doppelwertig, zwiespältig
İspanyolcaambivalente
Rusçaдво́йственный, противоречи́вый
Japoncaどっちつかず
Korece반대감정이 공존하는
İsveççekluven
Lehçeambiwalentny
Macarcaambivalens
Bulgarcaдвойствен, противоречив
Slovakçaambivalentný
Taycaสองจิตสองใจ
Ermeniceհակասական, ոչ միանշանակ
Etimoloji
Back-formation from ambivalence, from German Ambivalenz, from Latin ambi- (“in two ways”) + valeō (“be strong”); equivalent to ambi- + -valent. Compare ambivert.
Kelime Ailesi
ambivalently
nonambivalent
preambivalent
unambivalent
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Çelişik Duygulu Cinsiyetçilik Ölçeği
Ambivalent Sexism Inventory
Ondan ikircikli bir şekilde bahsediyoruz.
We talk about it ambivalently.
Educational and Psychological Measurement.
"The Search for Ambivalent Sexism: A Comparison of Two Measures".
Hidrojen elektronlarını tutup tutmamakta kararsız.
Hydrogen, it's a little bit ambivalent about whether or not it keeps its electrons.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.
We're deeply ambivalent about the truth.
Beran'ın demokrasiye karşı kararsız bir tutumu olmuştur.
Beran was somewhat ambivalent toward democracy.
Almanya'daki rapor hakkındaysa, biraz çelişkili duygulara sahip.
As for the German report itself, he is somewhat ambivalent.
American Psychologist. 56 (2): 109–18. doi:10.1037/0003-066X.56.2.109.
"The Two Faces of Adam: Ambivalent Sexism and Polarized Attitudes Toward Women".
Yani hidrojen elektronlarla alakalı olarak daha kararsız bir yapıya sahiptir.
So it's a little bit more ambivalent about what happens relative to the electrons.
Araştırmacılar genellikle çelişik duygulu cinsiyetçiliği bireysel düzeyde ölçer.
Researchers typically measure ambivalent sexism at the individual level.
Bazen Marksist bir düşünür olarak tanımlanır, ancak Marksizm ile ilişkisi belrisizdir.
He is sometimes described as a Marxist thinker, but his relationship to Marxism was ambivalent.
Zenginlik konusunda kararsızdır ve ona kendi kendine yeterlilikten çok daha az değer verir.
He is on the whole ambivalent towards wealth, and values it much less than self-sufficiency.
İlgili Sorular
İlişkimizde kararsız hissediyorum, nasıl davranmalıyım?
Kararsız kalmaktan kurtulmanın etkili yöntemi nedir?
CMA ve LPN yolları arasında kararsız kaldım, hangi okula gitmeliyim?
Eski sevgilimin yanına başka kızlar gittiğini gördükçe kararsız kalıyorum, ne yapmalıyım?
Kararsız kaldığım bir ahlaki mesele var, karar vermemde destek olur musunuz?