İddiaya göre o katil.
He is allegedly the murderer.
İddiaya göre onu o öldürdü.
She allegedly murdered him.
Aslında dişi Amun demektir.
Allegedly means friend.
Stephen Hawking'e şöyle dedi.
John-Paul II allegedly said to Stephen Hawking:
O, iddialara göre onu öldürdü.
She allegedly killed him.
Aslında özellikle hiç bir şey yok.
Well, allegedly there's nothing.
İddiaya göre, Tom o öneriyi reddetti.
Allegedly, Tom turned that offer down.
İddiaya göre her dil öğrenilebilirdir.
Allegedly every language is learnable.
Sorgulama esnasında işkence görmüştür.
They were allegedly tortured during interrogation.
İddiaya göre onlara milyarlara mal oldu.
It allegedly cost them billions.
İddiaya göre Demetrius ve Apame sevgili oldu.
Allegedly, Demetrius and Apame became lovers.
Beş göstericinin silah taşıdığı iddia ediliyor.
Five were allegedly carrying guns.