afar

/əˈfɑː/2 hece
C1 seviye
EN → TR
"afar" kelimesinin Türkçesi: uzak, uzakta, uzaktan., afarca. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneluzak
Geneluzakta
Geneluzaktan.
Genelafarca

Görsel

Teleskopla deniz manzarası - uzak görüşUzak Geleceğin Metropolünde Neon Işıklarla Aydınlanan Cyberpunk SokaklarSamanyolu galaksisinin göründüğü uzak bir gezegenin gizemli kanyonlarıUzak Geleceğin Yemyeşil Doğayla Buluştuğu Efsanevi Şehir Manzarası

Tanım

•(old-fashioned) at or from or to a great distance; far

Atasözü & Deyim

“Uzak menzile yavaş gitmeli”
“Tayfanın akıllısı, geminin dümeninden uzak durur”
“Âşığa Bağdat uzak (ırak) değil (gelmez)”
“Yakın (hayırlı) dost (komşu) uzak (hayırsız) hısımdan (akrabadan) yeğdir (iyidir)”
“Davulun sesi uzaktan hoş gelir”

Diğer Dillerde

AlmancaAfar, Danakil, fern, weit, weit weg, weither
İtalyancada lontano
Rusçaафа́рский, афа́рский язы́к, вдалеке́, вдали́, далеко́, данаки́льский
Arapçaعَفَار, عَفَارِيّ, عَفَارِيَّة
Portekizcelonge
Finceafarin kieli, kauas, kaukaa, kaukana
Çekçeafarština, z dáli
Rumenceafară
Latinceprocul
Dancalangvejsfra
Norveççeafarsk, langveisfra
Litvancaafarų, afarų kalba, danakilų, danakilų kalba
Letoncaafāru valoda
Katalancaa la llunyania, àfar, al lluny, lluny
Galiçyacalonxe
Baskçaafariko
İrlandacaAfáiris
ArnavutçaGjuha afare
Ermeniceաֆար, աֆարերեն, դանակիլ
Malaycabahasa Afar
Esperantoafara lingvo, de fore
Amharcaአፋርኛ
Bretoncaafareg

Etimoloji

Etymology tree Afar qafárbor. English Afar Borrowed from Afar qafár.

Örnek Cümleler

Onu uzaktan izledim.
I watched him from afar.
Onu uzaktan seyrettim.
I watched her from afar.
Hafif uzaktan baksam mı?
Should I take a small look from afar?
Onu zaten uzaktan görmüştüm.
I had already spotted him from afar.
Tom kutlamayı uzaktan izledi.
Tom watched the celebration from afar.
Uzak yerden gayba taş atıyorlardı.
They aim at the unseen from afar off.
1955 yılında uzaktan görülen plato
The Plateau seen from afar in 1955
Uzak yerden görülmeyene taş atıyorlardı.
They aim at the unseen from afar off.
Gezgin uzaktan bir ışık gördü ve sevindi.
The traveler saw a light from afar and rejoiced.
Gayba taş atıp duruyorlardı o uzak yerden.
They aim at the unseen from afar off.
Adacık uzaktan bir kaplumbağaya benziyordu.
The islet resembled a tortoise from afar.
Abdul-Karim Ja'afar Zeid Dhaoui ile evlendi.
Married Abdul-Karim Ja'afar Zeid Dhaoui.