accustom

3 hece
EN → TR
"accustom" kelimesinin Türkçesi: alıştırmak accustom oneself alışmak, âdet edinmek, itiyat peyda etmek be accustomed to itiyadında olmak, alışkın olmak.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelalıştırmak accustom oneself alışmak
Genelâdet edinmek
Genelitiyat peyda etmek be accustomed to itiyadında olmak
Genelalışkın olmak.

Tanım

•make psychologically or physically used (to something)

Diğer Dillerde

Almancagewöhnen, pflegen, sich gewöhnen
Fransızcaaccoutumer
Rusçaпривыка́ть, привы́кнуть, приуча́ть, приучи́ть
Felemenkçedoen wennen (aan), plegen, wennen
Portekizceacostumar
Ukraynacaпривча́ти, привчи́ти, призвича́їти, призвича́ювати
Macarcahozzászoktat, rászoktat, szoktat
İbraniceהסכין
Latinceassuefacio
Bulgarcaсвиквам
Galiçyacaadoitar
Arnavutçamësoj

Etimoloji

The verb is from Middle English accustomen, from Old French acoustumer, acustumer (Modern French accoutumer) corresponding to a (“to, toward”) + custom. More at custom, costume. The noun is from Middle English acustom.

Kelime Ailesi

accustomable
accustomary
accustomate
disaccustom
reaccustom
unaccustom

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

O, işe alışıktır.
He is accustomed to the work.
Ben buna alışığım.
I'm accustomed to this.
Ona alışmam lazım.
I need to get accustomed to it.
Tom soğuğa alışkın.
Tom is accustomed to the cold.
Ben iklime alışığım.
I am accustomed to the climate.
Tom zor işe alışkın.
Tom is accustomed to hard work.
O buna alışkın değil.
He's not accustomed to it.
Tom kazanmaya alışık.
Tom is accustomed to winning.
Ben sıcağa alışkındım.
I was accustomed to heat.
Tom yalnızlığa alışık.
Tom is accustomed to being on his own.
Ben zor işe alışkındım.
I was accustomed to hard work.
Yalnız yaşamaya alıştım.
I got accustomed to living alone.