plough
/plaʊ/1 hece
C2 seviye
EN → TR
"plough" kelimesinin Türkçesi: saban, (bak.) plow.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelsaban
Genel(bak.) plow.
Tanım
•a farm tool having one or more heavy blades to break the soil and cut a furrow prior to sowing
•a group of seven bright stars in the constellation Ursa Major
•to break and turn over earth especially with a plow
Atasözü & Deyim
“Tarlayı koçan zapt etmez, saban zapt eder”
“Martta yağmaz, nisanda dinmezse sabanlar altın olur”
Diğer Dillerde
Fransızcaaraire (swing-plough), charrue, labourer, pilonner
İspanyolcaaladrar, arado, arar, aricar, arrejacar, barbechar
Rusçaвспаха́ть, вспа́хивать, ора́ть, паха́ть, плуг
Arapçaحَرَثَ, مِحْرَاث
Farsçaخیش, شخم زدن, گاوآهن
Azericecüt, kotan, kotanlamaq, sapan, şumlamaq
Kazakçaайдау, жырту, соқа
Özbekçeer haydamoq, haydamoq
Tatarcaсабан
Portekizcelavrar
Japonca耕す
Ukraynacaзора́ти, зо́рювати, ора́ти
Hintçeनांगल, हल, हल चलाना
Finceaura, aurata, Iso Karhu, jyrätä, jyystää, köyriä
İbraniceחָרַשׁ, מַחְרֵשָׁה
Latincearatrum, arō
Norveççepløye
Etimoloji
From plough, a metonymic occupational surname for a plowwright or plowman.
Kelime Ailesi
ard plough
breastplough
fire-plough
gangplough
ice plough
mine plough
mole plough
mouldboard plough
overplough
plough a lonely furrow
plough ahead
plough back
plough down
plough in
plough into
plough iron
plough jockey
plough money
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Oyuncak saban sürmek.
Ploughing with a toy plough.
Belgrad'daki askeri müzede demiryolu pulluğu.
Railroad plough from Military museum in Belgrade.
Efsanevi atası Přemysl, alçakgönüllü bir köylüydü.
Přemysl the Ploughman, its legendary ancestor, was a peasant of humble origin.
Bilene babası kanı helâldir, bilmeyene anası sütü harâmdır.
And into ploughshares beat their swords Nations shall learn war no more.
Sürülmüş tarlalar - buğday büyümeden önceki tarlayı gösterir.
Ploughed fields ('The furrows') – depicts the fields before the wheat grows.
Kelly üzerinde "Swords to Ploughshares" yazan bir kazak giymişti.
Kelly wore a pullover with the words "Swords to Ploughshares" on it.
Kadın gerdanlığı kocasının traktörle tarla sürerken bulduğunu söyledi.
The woman told them that her husband had come across it while ploughing his fields with his tractor.
Bir demiryolu pulluğu, son derece güçlü, kanca şeklindeki bir pulluktur.
A railroad plough is a rail vehicle which supports an immensely strong, hook-shaped plough.
Araba kontrolden çıktı ve otobüs durağındaki bir grup insanın içine daldı.
The car veered out of control and ploughed into a group of people at a bus stop.
Demirci ve kalaycılar bu işleri yapmak için körükçü çırakları kullanırlardı.
Snow ploughs and blowers needed to be used for that purpose.
Büyük Britanya'da bu şekil saban veya pulluk (İng. plough) olarak adlandırılır.
In Ireland and the United Kingdom, this pattern is known as the Plough.
Óleifr rotasını doğuya sürmüş ve Lombardların ülkesinde kendi sonuyla buluşmuştur.
He ploughed his stern to the east, and met his end in the land of the Lombards."