Ana içeriğe geç
Sözlük
/
yelkenli

yelkenli

noun
C2 seviye
TR → EN
"yelkenli" kelimesinin İngilizcesi: sailboat, sailship, sailing ship. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Denizciliksailboatnoun
Denizciliksailshipnoun
Genelsailing ship

Görsel

Yelkenli tekne regatta sahnesi - eski yelkenliYelkenli tekne – geleneksel deniz seyahatiMavi denizde yelkenli tekne manzarasıYelkenli teknesi limanda sabah ışıklarıyla

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)yelkenliyi
Yönelme (-e)yelkenliye
Bulunma (-de)yelkenlide
Çıkma (-den)yelkenliden
Tamlayan (-in)yelkenlinin
Çoğul (-ler)yelkenliler

Tanım

•isim, denizcilik: Yelkeni olan, yelkenle giden deniz veya göl taşıtı; yelken

Diğer Dillerde

AlmancaKutter, Segelboot (eril) /ˈkʊtɐ/
cutter (sailing vessel)
çekim: çoğul Kuttern · tamlayan Kutters
eş: Jacht, Beiboot
köken: Borrowed from English cutter, from to cut.
Geschichte der Segelschiffe. — "Yelkenli Gemilerin Tarihi".
Und weißt du auch, was wir hier auf diesem Schiff arbeiten? Äh? Natürlich! Das ist einer der letzten Kutter der deutschen Hochsee-Fischerei!
Fransızcacotre, voilier (eril)
cutter (sailboat)
çekim: çoğul cotres
eş: cutter
köken: From English cutter.
Naviguer sur l’eau — Tekne ve yelkenliyle gezme
İspanyolcaembarcación a vela, velero (dişil)
sailboat
çekim: çoğul embarcaciones a vela
Actividades acuáticas — Tekne ve yelkenliyle gezme
İtalyancabarca a vela (dişil)
sailboat, sailing boat
çekim: çoğul barche a vela
Nuove proprietà rispetto a una barca a vela. — Fakat yelkenli teknenin yeni özellikleri.
Rusçaпарусник (eril) /ˈparʊsnʲɪk/
sailing ship (type of ship) · sailfish · swallowtail
çekim: çoğul па́русники · tamlayan па́русника
eş: парусное судно
köken: па́рус (párus) + -ник (-nik)
Прогулки по воде — Tekne ve yelkenliyle gezme
Девяткин подошел бли́же к окну́, разверну́л лист. По си́нему морю шёл трехмачтовый па́русник, а́лые паруса наполня́л ве́тер.
Farsçaقایق بادبانی
Azericeyelkənli qayıq
Felemenkçezeilboot (eril) /ˈzɛi̯l.boːt/
sailboat, sailing boat
çekim: çoğul zeilboten
eş: zeilschip
köken: From zeilen + boot.
'Over de naamgeving van binnenvaartschepen'. — "Yelkenli Gemilerin Tarihi".
Portekizceveleiro (eril) /veˈle(j).ɾu/
sailboat (boat propelled by sails)
çekim: çoğul veleiros
köken: From vela + -eiro.
E isso é o que eles querem descobrir, n. Quantos dias foi o veleiro alugado? — Yelkenli kaç günlüğüne kiralanmıştır?
sailing boat (a boat or ship with sails)
çekim: çoğul ιστιοφόρα · tamlayan ιστιοφόρου
köken: ιστίο (istío, “sail”) + -φόρος (-fóros, “bearer”)
Πόσες ημέρες ήταν τα ιστιοφόρα ενοικιάσμενα; — Yelkenli kaç günlüğüne kiralanmıştır?
Japonca帆船 /hã̠ɰ̃sẽ̞ɴ/
sailing ship, sailboat, sail
köken: From 帆(ほ) (ho, “sail”) + 船(ふね) (fune, “ship”). The fune changes to bune as an instance of rendaku (連濁).
まず 120を減算する必要があります。 — Yelkenli kaç günlüğüne kiralanmıştır?
1908, 鳥啼歌 帆船群れゐぬ 靄の中 hobune mureinu moya no uchi ships gather in the fog
Korece범선 /pʌ̹msʰʌ̹n/
sailboat, sailing ship
köken: Sino-Korean word from 帆船.
“해군 항공의 역사”. — "Yelkenli Gemilerin Tarihi".
İsveççesegelbåt
a sailboat (a boat propelled by sails)
çekim: çoğul segelbåtar · tamlayan segelbåts
köken: segel + båt
Att röra sig till sjöss — Tekne ve yelkenliyle gezme
Lehçeżaglówka (dişil) /ʐaˈɡluf.ka/
sailboat
çekim: çoğul żaglówki · tamlayan żaglówki
eş: jacht
köken: Etymology tree Middle High German sëgelbor. Polish żagiel Proto-Indo-European *-usder. Proto-Indo-European *-osder. Proto-Slavic *-ovъ Old Polish -owy Polish -owy Proto-Indo-European *-keh₂der. Proto-Balto-Slavic *-kāˀ Proto-Slavic *-ъka Old Polish -ka Polish -ka Polish -ówka Polish żaglówka From żagiel + -ówka.
Rejestry Statków Morskich. — "Yelkenli Gemilerin Tarihi".
Ukraynacaвітри́льник
HMS Hunter (1673) — 4-гарматний шлюп, збудований у 1673 році, проданий у 1683 році. — Üçüncü HMS Lizard, 1673 yılında kullanılmış, 4 silahlı bir küçük yelkenlidir.
Hintçeपालनौका
Fincepurjevene, pursi /ˈpurjeˣˌʋeneˣ/
sailboat
çekim: çoğul purjeveneet · tamlayan purjeveneen
köken: purje (“sail”) + vene (“boat”)
aile: matkapurjevene
Vesillä liikkuminen — Tekne ve yelkenliyle gezme
Çekçeplachetnice (dişil) /ˈplaxɛtɲɪt͡sɛ/
sailboat
çekim: çoğul plachetnic · tamlayan plachetnic
köken: From plachta + -nice.
Na kolik dní jsme si plachetnici půjčili? — Yelkenli kaç günlüğüne kiralanmıştır?
Macarcavitorlás /ˈvitorlaːʃ/
sailboat
çekim: çoğul vitorlások
köken: From vitorla + -s.
aile: jégvitorlás
A magyar hajózás története. — "Yelkenli Gemilerin Tarihi".
İbraniceמפרשית, ספינת מפרש (dişil)
sailboat
תכונות חדשות של ספינה שטה. — Fakat yelkenli teknenin yeni özellikleri.
Dancakutter, sejlbåd
cutter (a type of small, single-masted ship) · trawler (a type of small fishing trawler)
çekim: çoğul kuttere · tamlayan kutters
köken: From English cutter.
I hvor mange dage blev sejlbåden lejet? — Yelkenli kaç günlüğüne kiralanmıştır?
Norveççeseilbåt
Skolen er den første og hittil eneste katolske videregående skolen i Norge. — Türkiye’nin ilk ve şimdilik tek, yelkenli okul gemisidir.
Bulgarcaплатноход
За колко дни е била отдадена яхтата под наем? Нека да видим. — Yelkenli kaç günlüğüne kiralanmıştır?
Slovakçaplachetnica (dişil) /plaxetɲit͡sa/
sailboat
Koľko dní bola plachetnica prenajatá? — Yelkenli kaç günlüğüne kiralanmıştır?
Slovencejadrnica
Veneti so bili pomorsko ljudstvo, ki je imelo svoje ladjevje jadrnic zasidrano v Morbihanskem zalivu. — Venetler denizci bir kabile idi ve Morbihan Körfezi'nde bir yelkenli gemiler filosu işletmekte idiler.
Taycaเรือใบ /rɯa̯˧.baj˧/
sailboat.
köken: From เรือ (rʉʉa) + ใบ (bai).
Katalancabarca de vela, veler /vəˈle/
sailing, sailer
çekim: çoğul velers
köken: From vela + -er.
aile: veleria
Galcellong hwylio

Etimoloji

By surface analysis, yelken + -li.

Deyimler

yelkenli dingi
yelkenli manevrası

Örnek Cümleler

Bir yelkenlim var.
I have a sailboat.
Yelkenliyle açılalım.
Let's go sailing.
Yelkenliyle gidiyorduk.
We were sailing.
Yelkenliyle gezmeye gittik.
We went sailing.
"Yelkenli Gemilerin Tarihi".
"History of Ranger Boats".
Bir yelkenli almak istiyorum.
I want to buy a sailboat.
Bir yelkenli teknede mantilya
Topping lift on a US Yachts US 22 sailboat
Yelkenliyle gezintiye çıkalım.
Let's go for a sail.
Benim büyük bir yelkenlim var.
I have a huge sailboat.
Yelkenli ile gezmeyi seviyorum.
I like to sail.
Yelkenli gemi tam hızda yol alıyordu.
The ship was sailing at full speed.
Yelkenli kaç günlüğüne kiralanmıştır?
How many days was the sailboat rented?
yelkenli ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
yelkenli gemi
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod