Ana içeriğe geç
Sözlük
/
türetme

türetme

TR → EN
"türetme" kelimesinin İngilizcesi: derivation, invention. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelderivation
Genelinvention

Tanım

•Bilinen bazı seylerden yararlanarak düşünce gücüyle yeni bir şey bulma, ihtira
•Isim veya fiil kök veya gövdesine yapım eki getirilerek kelime kurma, iştikak: Göz-lük-çü, söyle-n-ti, sev-gi gibi
•Bilinen bazı şeylerden yararlanarak düşünce gücüyle yeni bir şey bulma
•İsim ve fiillerin kök veya gövdelerine yapım eki getirilerek kelime kurma; iştikak

Diğer Dillerde

derivative (something derived) · derivation · derivative
çekim: çoğul Ableitungen · tamlayan Ableitungen
eş: Derivation, Differentialquotient, Steigung, Umleitung, Herleitung, Beweis
köken: From ableiten + -ung.
Ich habe ihn nicht kreiert, und es passiert nicht zufällig. — Bunu ben türetmedim,kazara da olmadı.
Fransızcainvention (dişil) /ɛ̃.vɑ̃.sjɔ̃/
invention
çekim: çoğul inventions
eş: découverte, trouvaille, création, créativité, inventivité
köken: Borrowed from Latin inventiōnem, from invenio.
aile: la nécessité est la mère de l'invention
Je ne l'ai pas créée, et elle n'apparait pas par accident. — Bunu ben türetmedim,kazara da olmadı.
İspanyolcaderivación, derivada, invención, invento (dişil) /deɾibaˈθjon/
derivation · referral (act of referring a patient to another medical or healthcare professional)
çekim: çoğul derivaciones
köken: From Latin dērīvātiōnem.
No lo he inventado yo, ni pasa por accidente. — Bunu ben türetmedim,kazara da olmadı.
İtalyancaderivazione, deviazione, etimologia, inventione, invenzione (dişil) /de.ri.vatˈt͡sjo.ne/
derivation · shunt (electrical)
çekim: çoğul derivazioni
eş: diramazione, discendenza, linea accessoria, linea dipendente, linea secondaria, causa
Non l'ho creata io, e non sta succedendo per caso. — Bunu ben türetmedim,kazara da olmadı.
Rusçaизобретение, открытие, словообразование (nötr) /ˌsɫovɐɐbrəzɐˈvanʲɪje/
word formation (formation of new words)
çekim: çoğul сло̀вообразова́ния · tamlayan сло̀вообразова́ния
eş: дериватология
köken: сло́во (slóvo, “word”) + -о- (-o-) + образова́ние (obrazovánije, “formation”)
Она не придумана мною и не случайна. — Bunu ben türetmedim,kazara da olmadı.
Arapçaاِخْتِرَاع
لم أخلقها, و لم تحدث بالصدفة. — Bunu ben türetmedim,kazara da olmadı.
Azericederivativ, ixtira, törəmə /ixtiˈrɑ/
invention
çekim: çoğul ixtiralar · tamlayan ixtiranın
köken: From Arabic اِخْتِرَاع (iḵtirāʕ).
aile: ixtiraçılıq, ixtiraçı
telefonun ixitirası
kibritin ixitirası
paltaryuyan maşının ixitirası
Kazakçaойлап табу, өнертабыс
Özbekçeixtiro
Felemenkçeafleiding, derivatie, uitvinding (dişil) /ˈɑfˌlɛi̯.dɪŋ/
distraction · derivation (process by which a word has been derived) · derivative (a word which has been derived from another one)
çekim: çoğul afleidingen
eş: afl.
köken: From afleiden + -ing.
Ik heb hem niet gecreëerd, en het gebeurt niet toevallig. — Bunu ben türetmedim,kazara da olmadı.
Portekizceinvenção, inventividade (dişil) /ĩ.vẽˈsɐ̃w̃/
invention · fabrication
çekim: çoğul invenções
köken: Borrowed from Latin inventiōnem, from inveniō.
O que fiz aqui é chamado de derivação. — Burada yaptığım işleme "türetme" deniyor.
Yunancaεφεύρεση (dişil)
invention (process and product)
çekim: çoğul εφευρέσεις · tamlayan εφεύρεσης
Δεν τη δημιούργησα, ούτε συμβαίνει κατά λάθος. — Bunu ben türetmedim,kazara da olmadı.
Japoncaインベンション, 派生, 発明 /ha̠se̞ː/
derivation
çekim: geçmiş 派生した
aile: 派生的
それはアメリカの至るところで起きていますし — Bunu ben türetmedim,kazara da olmadı.
Korece발명 /pa̠ɭmjʌ̹ŋ/
invention · elucidation, explanation; excuse
köken: Sino-Korean word from 發明. The "invention" sense is probably a nineteenth-century semantic loan from Japanese 発明(はつめい) (hatsumei); the "explanation; excuse" sense is the historical sense.
aile: 발명(發明)되다, 발명(發明)하다, 발명가(發明家), 발명자(發明者), 발명품(發明品)
저는 만들지 않았고, 또한 우연으로 생기진 않습니다. — Bunu ben türetmedim,kazara da olmadı.
발명을 밧비ᄒᆞ면 도분만 필 거시니 / ᄉᆞᄉᆡᆨ을 보와가며 노긔가 풀인 후의 / 종용이 나아안ᄌᆞ ᄎᆞ례로 발명ᄒᆞ면 / 부모임 우스시고 용셔를 ᄒᆞ시리라
İsveççeavledning, derivering, härledning, uppfinning, uppfinningsförmåga, uppfinningsrikedom
a derivation
çekim: çoğul avledningar · tamlayan avlednings
köken: avleda + -ning
Jag har inte skapat den, och det händer inte utan orsak. — Bunu ben türetmedim,kazara da olmadı.
Lehçederywacja, wynalazek, wynalezienie (dişil) /dɛ.rɘˈva.t͡sja/
derivation (forming a new word by changing the base of another word or by adding affixes to it) · derivation (sentence development) · deviation (detour to one side of the originally-planned flightpath (for instance, to avoid weather))
çekim: çoğul derywacje · tamlayan derywacji
eş: afiksacja
köken: Borrowed from French dérivation, from Latin dērīvātiō.
aile: derywacyjny, derywacja wsteczna
Nie wymyśliłam go, i nie dzieje się to przez przypadek. — Bunu ben türetmedim,kazara da olmadı.
Ukraynacaви́найдення, ви́нахід, винахі́дливість, винахо́дження, інве́нція
Це називається деривацією. — Burada yaptığım işleme "türetme" deniyor.
Hintçeआविष्कार (eril) /ɑː.ʋɪʂ.kɑːɾ/
invention; discovery
çekim: çoğul आविष्कारों
köken: Learned borrowing from Sanskrit आविष्कार (āviṣkāra).
aile: आविष्कार करना
invention
çekim: çoğul inventiot · tamlayan invention
köken: From German Invention, from Italian inventione, invenzione ("invention"; the spelling ending in -zione is the standard modern one — that ending in -tione is still used for invention in the musical sense, but is otherwise obsolete).
Romuluksen nimi on mielenkiintoinen. — "Romulus" ismi muhtemelen bir geri türetmedir.
Çekçederivace, odvození, vynález (dişil) /ˈdɛrɪvat͡sɛ/
derivative (result of differentiation)
çekim: çoğul derivací · tamlayan derivací
aile: derivační, parciální derivace
Ty jsem nevytvořila a neděje se to náhodou. — Bunu ben türetmedim,kazara da olmadı.
derivation
çekim: çoğul derivări · tamlayan derivări
köken: From deriva + -re.
Nu am creat-o eu şi nu are loc accidental. — Bunu ben türetmedim,kazara da olmadı.
Macarcaderiváció, deriválás, eredet, feltalálás, invenció, képzés /ˈɛrɛdɛt/
origin, source
çekim: çoğul eredetek
köken: ered (“to originate, to come from”) + -et (noun-forming suffix)
aile: eredeti, eredetű, eredettörténet
Majd 30 másodperc elteltével újra keverednek, új betűket adnak, és új lehetőségekkel lehet próbálkozni. — 30 saniye sonra harfler yenileniyor, siz de yeni kelimeler türetmekle uğraşıyorsunuz.
İbraniceהַמְצָאָה
אז אני מקווה שאתם מקבלים מושג מסוים. — Bu örnekler bir eğilimi belirtir. Bunu ben türetmedim,kazara da olmadı.
derivation · diversion, leading from
çekim: çoğul afledninger · tamlayan aflednings
köken: From aflede + -ning. Cognate with Norwegian Bokmål and Swedish avledning.
aile: afledningsendelse, afledningsgrøft, afledningskanal, afledningsmanøvre, afledningsmiddel, afledningsrør, afledningstegn
Norveççeavleiing, derivasjon, oppfinnelse
Endonezceinvensi, penemuan, penemuan baru, reka cipta, temuan /inˈvɛnsi/
invention
çekim: çoğul invensi-invensi
köken: Borrowed from Dutch inventie (“invention”), ultimately from Latin inventiō.
Vietnamcaphát minh, sáng chế /faːt̚˧˦ mïŋ˧˧/
to invent
köken: Sino-Vietnamese word from 發明.
Tôi không tạo ra nó, và nó không tự nhiên diễn ra. — Bunu ben türetmedim,kazara da olmadı.
Bulgarcaдеривация, диференциране, етимология, извеждане, изобрета́телност, изобретя́ване /ɛtimoˈɫɔɡijɐ/
etymology
çekim: çoğul етимоло́гии
köken: Borrowed from German Etymologie or Russian этимоло́гия (etimológija), from Latin etymologia, in turn from Ancient Greek ἐτυμολογία (etumología), from ἔτυμον (étumon, “true sense”) and -λογία (-logía, “study of”), from λόγος (lógos).
Не съм я създала и тя не е случайна. — Bunu ben türetmedim,kazara da olmadı.

Örnek Cümleler

Silvanus kelimesi bir türetmedir.
The name Silvānus is a derivation from Latin silva ('forest, wood').
Bunu ben türetmedim,kazara da olmadı.
I haven't created it, and it's not happening by accident.
Burada yaptığım işleme "türetme" deniyor.
What I've done here is what's called a derivation.
Hao'ya göre, reishi yetisi güçlü bir yalnızlık hissinden türetmektedir.
According to Hao, the ability derives from a strong sense of loneliness.
Gizi parolalar ve geçit parolalarından anahtarlar türetmek için kullanılır.
To derive keys from secret passwords or passphrases.
Ve buradaki bu ufak, basit türetmeyi yapmak aslında bayağı iyi bir sonuç verdi!
And just doing this simple little derivation here actually gives us a pretty cool result!
Literatürde ikinci dereceden formülü türetmek için birçok farklı yöntem mevcuttur.
Many different methods to derive the quadratic formula are available in the literature.
Termodinamik kare bu ilişkileri türetmek için bir anımsatıcı olarak kullanılabilir.
The thermodynamic square can be used as a mnemonic to recall and derive these relations.
Bunu yapmak için paralel varsayımın yanlış olduğunu varsaydı ve bir çelişki türetmeye çalıştı.
To do so, he assumed that the parallel postulate was false and attempted to derive a contradiction.
türetme ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod