Ana içeriğe geç
Sözlük
/
ihtira

ihtira

/ih.tiˈɾaː/
noun
TR → EN
"ihtira" kelimesinin İngilizcesi: invention, discovery, invention, neologism, neologism. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelinventionnoun
Geneldiscoverynoun
Genelinvention
Genelneologism
Genelneologism

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)ihtirayı
Yönelme (-e)ihtiraya
Bulunma (-de)ihtirada
Çıkma (-den)ihtiradan
Tamlayan (-in)ihtiranın
Çoğul (-ler)ihtiralar

Tanım

•isim, eskimiş: Daha önce benzeri olmayan bir şey icat etme; türetme
•Uydurulan bir yalanı gerçek gibi gösterme
•edebiyat: Daha önce kimse tarafından söylenmemiş yeni şeyler söyleme
•edebiyat: Özgün söz, şiir vb

Diğer Dillerde

ingenuity, inventiveness, resourcefulness
çekim: tamlayan Einfallsreichtums
eş: Ideenreichtum
köken: From Einfall + -s- + Reichtum.
Ich bewundere deinen Ehrgeiz. — Senin ihtirasına hayranım.
Fransızcadécouverte, invention (dişil) /de.ku.vɛʁt/
discovery
çekim: çoğul découvertes
eş: découverture
köken: From Middle French descouverte.
aile: redécouverte
Je vous en supplie, mon lieutenant. — İhtiramatımın kabulünü rica ederim efendim.
la découverte de l'Amérique en 1492
Je suis à la découverte de tout
İspanyolcadescubrimiento, hallazgo, invención, invento (eril) /deskubɾiˈmjento/
discovery (something discovered) · discovery (the discovering of new things) · unveiling
çekim: çoğul descubrimientos
köken: From descubrir (“to discover”) + -miento.
Corazón porque debe tener pasión, corazón y alma. — İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.
İtalyancainventione, invenzione, scoperta, scoprimento (dişil) /in.venˈt͡sjo.ne/
alternative spelling of invenzione
çekim: çoğul inventioni
Thomas era frugale e assai diligente. — Ama Pietro gayet ihtiraslı ve pek sabırsız kişi idi.
Rusçaизобретение, открытие
У него есть сердце, страстно и беззаветно преданное делу. — İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.
Arapçaاِخْتِرَاع, اِكْتِشَاف
ومن السهل جدًّا الوقوع في فخ الحماسة التي توحي — Şöyle bir ihtirasa yakalanmak kolaydır:
Azericeixtira, kəşf /ixtiˈrɑ/
invention
çekim: çoğul ixtiralar · tamlayan ixtiranın
köken: From Arabic اِخْتِرَاع (iḵtirāʕ).
aile: ixtiraçılıq, ixtiraçı
telefonun ixitirası
kibritin ixitirası
paltaryuyan maşının ixitirası
Kazakçaашу, ойлап табу, өнертабыс /ɑˈʃʊw/
to open, disclose · to find, identify
çekim: geçmiş аштым · ortaç ашқан
köken: Inherited from Proto-Turkic *ač-.
Özbekçeixtiro, kashfiyot
Felemenkçeontdekking, uitvinding, vinding (dişil) /ɔnˈdɛkɪŋ/
discovery
çekim: çoğul ontdekkingen
eş: onthulling
köken: From ontdekken + -ing.
aile: herontdekking, ontdekkingsreiziger
Ik troost u, mijn generaal. — İhtiramatımın kabulünü rica ederim efendim.
De ontdekkingsreiziger deed een opmerkelijke ontdekking in het onbekende gebied.
De wetenschappers deden een baanbrekende ontdekking op het gebied van geneeskunde.
De archeologen deden een belangrijke ontdekking in de oude ruïnes.
Portekizcedescoberta, descobrimento, invenção, inventividade (dişil) /des.koˈbɛʁ.tɐ/
discovery
çekim: çoğul descobertas
köken: From the feminine form of descoberto, past participle of descobrir, corresponding to Latin discoopertus.
Teria coração no sentido em que teria paixão e coração e alma. — İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.
Yunancaανακάλυψη, εφεύρεση (dişil) /a.naˈka.li.psi/
discovery, find (the process of discovery and the thing discovered)
çekim: çoğul ανακαλύψεις · tamlayan ανακάλυψης
köken: Learnedly, from Ancient Greek ἀνακάλυψις f (anakálupsis, “revelation”) with ending -σις (-sis) > modern suffix -ση (-si), from ἀνακαλύπτω (anakalúptō) < ἀνά (aná, “above, through”) + καλύπτω (kalúptō, “to cover, to conceal”). See ανα- (ana-) + κάλυψη (kálypsi).
Θα είχε καρδιά με την έννοια του πάθους και καρδιά και ψυχή. — İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.
Japoncaインベンション, 発明, 発見 /ha̠t͡sɨme̞ː/
invention
çekim: geçmiş 発明した
情熱に駆られて見込んでしまう人も いるかもしれません — Şöyle bir ihtirasa yakalanmak kolaydır:
さらに、彼らが、インフォーマルの野外の物づくりをしておられる方の中で自分たちで機械を発明するといった数々の創意工夫が見られます。
Korece발견, 발명 /pa̠ɭɡjʌ̹n/
find; discovery
eş: 찾다, 발명
köken: Sino-Korean word from 發見, from 發 (“emitting”) + 見 (“view”)
aile: 발견되다, 발견하다
열정에 사로잡힌 나머지 이렇게 생각하기가 쉽거든요 — Şöyle bir ihtirasa yakalanmak kolaydır:
İsveççefynd, uppfinning, uppfinningsförmåga, uppfinningsrikedom, upptäckt (nötr) /fʏnd/
a (valuable) discovery, a find · a bargain
çekim: çoğul fynds · tamlayan fynds
köken: From Old Swedish fynd, from Proto-Germanic *fundiz. Related to finna (“to find”).
aile: fyndförseelse
Hans spelstil var manlig, mänsklig och full av fantasi och temperament. — Adamın karısı, kıskanç ve ihtiras dolu.
ett arkeologiskt fynd
ett makabert fynd
ett riktigt fynd
Lehçeodkrycie, odkrywanie, wynalazek, wynalezienie (nötr) /ɔtˈkrɘ.t͡ɕɛ/
discovery
çekim: çoğul odkrycia · tamlayan odkrycia
köken: Etymology tree Polish odkryć Polish -ie Polish odkrycie From odkryć + -ie.
Stosował on terror wobec politycznych przeciwników. — Siyasi ihtirasları uğruna Korkut Bey'i yönlendirir.
Ukraynacaви́найдення, ви́нахід, винахі́дливість, винахо́дження, відкриття́, інве́нція
Призначений для господарських потреб. — İhtiramatımın kabulünü rica ederim efendim.
Hintçeआविष्कार, खोज (eril) /ɑː.ʋɪʂ.kɑːɾ/
invention; discovery
çekim: çoğul आविष्कारों
köken: Learned borrowing from Sanskrit आविष्कार (āviṣkāra).
aile: आविष्कार करना
invention
çekim: çoğul inventiot · tamlayan invention
köken: From German Invention, from Italian inventione, invenzione ("invention"; the spelling ending in -zione is the standard modern one — that ending in -tione is still used for invention in the musical sense, but is otherwise obsolete).
Rumat keltaiset silmäsi pudotkoon päästäsi kun tuijotat minua niin hekumaisesti, Ravana — Senin o çirkin sarı renkli gözlerin, bana ihtirasla baktıkça, yerlerinden çıkıp yere düşsünler, Ravana.
Çekçeobjev, objevování, průzkum, vynález, vyšetřování (eril) /ˈobjɛf/
discovery (something discovered)
çekim: çoğul objevy · tamlayan objevu
eş: objevení, nález
köken: Deverbal from objevit.
Prozradí klip Moje poslední vůle. — İhtiramatımın kabulünü rica ederim efendim.
Rumencedescoperire, invenție (dişil) /dɛskopɛˈrirɛ/
discovery
çekim: çoğul descoperiri · tamlayan descoperiri
köken: From descoperi + -re.
Dacă îl înțeleg corect, Dl. — İhtiramatımın kabulünü rica ederim efendim.
Cred că vei vedea, în cele din urma, că asta a fost o descoperire foarte importantă.
Macarcafelfedezés, feltalálás, invenció, találmány /ˈfɛlfɛdɛzeːʃ/
verbal noun of felfedez: discovery
çekim: çoğul felfedezések
köken: felfedez + -és
Kell legyen szív, azaz szenvedély, szív és lélek. — İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.
İbraniceגילוי, גילוי מסמכים, הַמְצָאָה, תַּגְלִית (eril)
revelation · discovery
çekim: çoğul גילויים
aile: גילוי לב, גִּלּוּי לֵב
שׂיברתי לישועתך ה'. — İhtiramatımın kabulünü rica ederim efendim.
Latinceinventio, repertum (dişil) /ɪnˈwɛn.ti.oː/
invention, discovery · inventing · plan, stratagem
çekim: çoğul inventiōnēs · tamlayan inventiōnis
köken: Etymology tree Latin in- Proto-Indo-European *gʷem- Proto-Indo-European *-yéti Proto-Indo-European *gʷm̥yéti Proto-Italic *gʷənjō Latin veniō Latin inveniō Proto-Indo-European *-tis Proto-Indo-European *-Hō Proto-Indo-European *-tiHō Proto-Italic *-tiō Latin -tiō Latin inventiō From inveniō (“to find, discover, or come upon”) + -tiō.
aile: inventiuncula
Dancaopdagelse, opfindelse (nötr)
A discovery.
çekim: çoğul opdagelser · tamlayan opdagelses
köken: From opdage + -else.
aile: opdagelsesrejse
Lovede dyder bliver ofre for øjeblikkets lyster. — Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.
Norveççeoppdagelse, oppfinnelse
Endonezceinvensi, penemuan, penemuan baru, reka cipta, temuan /inˈvɛnsi/
invention
çekim: çoğul invensi-invensi
köken: Borrowed from Dutch inventie (“invention”), ultimately from Latin inventiō.
Penyair Setelah tumit penyajian saya, Pak. — İhtiramatımın kabulünü rica ederim efendim.
Vietnamcakhám phá, phát minh, sáng chế /xaːm˧˦ faː˧˦/
to discover; to find out; to explore; to reveal
köken: Sino-Vietnamese word from 勘破.
Nó phải có trái tim, nghĩa là sự đam mê và trái tim và linh hồn. — İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.
What one man can invent another can discover.

Etimoloji

From Ottoman Turkish اختراع (ihtirâ'), from Arabic اِخْتِرَاع (iḵtirāʕ).

Örnek Cümleler

İhtiraslı olma.
Do not bestow favours in expectation of return,
Tom'un ihtirası yok.
Tom has no ambition.
Çok ihtiraslı bir aşk macerasıydı.
It was a very passionate love affair.
İhtiras Tramvayı (1951) Şebeke (1976)
A Streetcar Named Desire (1951) Network (1976)
İhtiramatımın kabulünü rica ederim efendim.
Pardon me for interrupting you, sir.
(Zevklere kapılma, ihtiras, maddi tutkular.)
Enduring and endearing, a patient moves in.
İhtiraslı, verimli ve canlı bir kalbe... ...sahip olacak.
It would have "heart" in that it would have passion and heart and soul.
Tom ve Mary yıllardır ihtiraslı bir ilişki sürdürüyorlardı.
Tom and Mary had been carrying on a torrid affair for years.
Taahhüt edilen erdemler anlık ihtirasların kurbanı olurlar.
Promised virtues fall prey to the passions of the moment.
Ve Şerif Hüseyin'e her türlü hizmet ve ihtiramı gösterirdik.
And we were offering every service &amp; respect for Sharif Hussain.
İhtirası imparatorluk ailesi ile ihtilafa düşmesine neden oldu.
His ambition apparently led to conflict in the imperial family.
De ki: “Size, ihtirasla istediğiniz o şeylerden çok daha iyisini bildireyim mi?
Say: "Shall I tell you of (things) even better?
ihtira ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
ihtira beratı
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod