Ana içeriğe geç
Sözlük
/
sayman

sayman

noun
TR → EN
↔ ters çevir
"sayman" kelimesinin İngilizcesi: treasurer. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneltreasurernoun

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)saymanı
Yönelme (-e)saymana
Bulunma (-de)saymanda
Çıkma (-den)saymandan
Tamlayan (-in)saymanın
Çoğul (-ler)saymanlar

Tanım

•isim: Bir kurum, kuruluş vb.nin hesap işleriyle uğraşan kimse; muhasebeci, muhasip

Diğer Dillerde

finance minister
çekim: çoğul Finanzministern · tamlayan Finanzministers
eş: Bundesfinanzminister
köken: Finanz + Minister
Doch lassen Sie mich die Geschichte von Ernest erzählen, welcher als freiwilliger Volkszähler unterwegs ist. — Hikayeyi Ernest ile başlattık, gönüllü nüfus saymanı.
Fransızcaministre du budget, trésorier, trésorière (eril) /tʁe.zɔ.ʁje/
treasurer (official entrusted with the funds and revenues of an organisation)
çekim: çoğul trésoriers
köken: From trésor + -ier.
aile: trésorier-payeur général
Alors nous démarrons l'histoire avec Ernest, qui se porte volontaire pour être agent de recensement. — Hikayeyi Ernest ile başlattık, gönüllü nüfus saymanı.
İspanyolcatesorera, tesorero (dişil) /tesoˈɾeɾa/
female equivalent of tesorero
çekim: çoğul tesoreras
Así, comenzamos la historia con Ernest, que se ofrece como empadronador voluntario. — Hikayeyi Ernest ile başlattık, gönüllü nüfus saymanı.
İtalyancatesoriere (eril) /te.zoˈrjɛ.re/
treasurer
çekim: çoğul tesorieri
eş: cassiere
köken: From tesoro + -iere.
La storia comincia con Ernest, che si offre volontario per fare il censimento. — Hikayeyi Ernest ile başlattık, gönüllü nüfus saymanı.
Начнём с истории с Эрнестом, который добровольно работает переписчиком населения. — Hikayeyi Ernest ile başlattık, gönüllü nüfus saymanı.
Farsçaخزانهدار, صندوقدار /san.duːq.ˈdaːr/
cashier · treasurer
çekim: çoğul صندوقداران
köken: From صندوق (sanduq) + ـدار (-dâr).
treasurer
çekim: çoğul xəzinəçilər · tamlayan xəzinəçinin
köken: xəzinə + -çi.
aile: xəzinəçilik
Kazakçaқазынашы
treasurer (government official in charge of the Treasury)
çekim: çoğul қазынашылар · tamlayan қазынашының
köken: қазына (qazyna) + -шы (-şy).
Tatarcaказначы
Felemenkçeboekhouder (eril) /ˈbuk.ɦɑu̯.dər/
bookkeeper, accountant
çekim: çoğul boekhouders
köken: From boekhouden + -er.
We beginnen het verhaal met Ernest, die zich vrijwillig aanbiedt als volksteller. — Hikayeyi Ernest ile başlattık, gönüllü nüfus saymanı.
Portekizcetesoureiro (eril) /te.zo(w)ˈɾe(j).ɾu/
treasurer (official entrusted with the funds and revenues of an organisation)
çekim: çoğul tesoureiros
köken: From tesouro + -eiro.
Foi presidente do PT em Contagem. — UDP'nin saymanı olmuştu.
cashier, teller, bursar, treasurer
çekim: çoğul ταμίες · tamlayan ταμία
Το 1877 είναι επίσης η χρονιά που βρήκαμε το τρόπο να παρακάμψουμε τις συνθήκες του Φορτ Λάραμι. — 1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.
Japonca会計係, 出納係 /ka̠ike̞ːɡa̠ka̠ɾʲi/
treasurer, accountant, cashier
国勢調査委員としてボランティアします 調査を進め 有名なニシアンコウに出会います — Hikayeyi Ernest ile başlattık, gönüllü nüfus saymanı.
Korece출납계, 회계원 /t͡ɕʰuɭɭa̠p̚k͈je̞/
cashier; teller
köken: Sino-Korean word from 出納係, an orthographic borrowing from Japanese 出納係(すいとうがかり) (suitōgakari).
얘기는 어니스트로 부터 시작합니다. 주민 조사를 지원한 것이죠. — Hikayeyi Ernest ile başlattık, gönüllü nüfus saymanı.
treasurer
çekim: çoğul kassörer · tamlayan kassörs
köken: Superficially equivalent to kassa + -ör. Despite suffix normally used for French words, probably influenced by German (as with leverantör). Compare German Kassierer, Italian cassiere, English cashier, French caissier.
aile: kassörska
MEN.... det tog dig mindre tid att räkna citronerna för hand än att räkna ut talet. — limonları saymanın daha kısa bir yolunu öğrenmiş oldunuz.
Lehçeskarbniczka, skarbnik (eril) /ˈskar.bɲik/
treasurer · financial officer
çekim: çoğul skarbnicy · tamlayan skarbnika
köken: From skarb + -nik. Most likely coined by Cnapius.
Zaczynamy historię od Ernesta, który jako wolontariusz bierze udział w spisie. — Hikayeyi Ernest ile başlattık, gönüllü nüfus saymanı.
Ukraynacaскарбни́к
Я хочу, щоб ви всі рахувати в зворотному порядку з 996 з кроком в сім. — Hepinizden 996'dan geriye 7'şer eksilterek saymanızı istiyorum.
Hintçeकोषाध्यक्ष, कोषाध्यक्षा (eril) /koː.ʂɑːd̪ʱ.jəkʂ/
treasurer · bursar
çekim: çoğul कोषाध्यक्षों
köken: From कोष (koṣ) + अध्यक्ष (adhyakṣ).
A treasurer in a club or other similar organization.
çekim: çoğul rahastonhoitajat · tamlayan rahastonhoitajan
köken: rahaston (genitive) + hoitaja
pracovník za pokladnou
Začínáme příběh s Ernestem, který se dobrovolně přihlásil jako sčítač. — Hikayeyi Ernest ile başlattık, gönüllü nüfus saymanı.
treasurer
çekim: çoğul trezorieri · tamlayan trezorierului
köken: Borrowed from French trésorier.
Așa că începem povestea cu Ernest, care se oferă voluntar la recensământ. — Hikayeyi Ernest ile başlattık, gönüllü nüfus saymanı.
İbraniceגִּזְבָּר
אז נתחיל את הסיפור עם ארנסט, שמתנדב כסוקר. — Hikayeyi Ernest ile başlattık, gönüllü nüfus saymanı.
Minister of Finance, (in the UK) Chancellor of the Exchequer
çekim: çoğul finansministre · tamlayan finansministers
köken: From finans + minister.
(Knipser) Lad ikke folkene der tæller ned fra 100 forstyrre Jer der tæller til 50. — (Şıkırtılar) 100'den geriye doğru sayan insanların sizin 50'ye kadar saymanızı engellemesine izin vermeyin.
Endonezcebendahara, menteri keuangan /bəndaˈhara/
treasurer (male or neutral) · prime minister
çekim: çoğul bendahara-bendahara
köken: From Malay bendahara, from Hindi भंडार (bhaṇḍār), भंडारा (bhaṇḍārā), or another New Indo-Aryan language, with metathesis from earlier *behendara, from Prakrit bhaṁḍāāra, bhaṁḍāgāra, from Sanskrit भाण्डागार (bhāṇḍāgāra, “treasury”), from भाण्ड (bhāṇḍa) + आगार (āgāra). Doublet of bendahara, bendahari, bendara, bendari, bendoro, and bentara.
aile: perbendaharaan
1877 juga merupakan tahun di mana kita mendapat jalan mengatasi perjanjian Fort Laramie. — 1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.
Така че започнахме историята с Ърнест, който е доброволец като преброител. — Hikayeyi Ernest ile başlattık, gönüllü nüfus saymanı.
Slovakçapokladníčka
Chcem, aby ste všetci odpočítavali od 996 po 7 — Hepinizden 996'dan geriye 7'şer eksilterek saymanızı istiyorum.
Leta 1877 smo prav tako našli način da zaobidemo sporazume Fort Laramie. — 1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl.

Etimoloji

(Bu girdinin köken kısmı şimdilik eksiktir. Lütfen eklenmesine yardımcı olun ve sonrasında {{kökenisteniyor}} şablonunu kaldırın.)

Örnek Cümleler

Sayman kim?
Who is the treasurer?
Sami kilisenin saymanıdır.
Sami is the church's treasurer.
Aidatlarınızı saymana ödeyin.
Pay your dues to the treasurer.
Senin sayman benim için yeterli.
Just count it and put it in the safe
Saymanlara bazen muhasebeci denir.
Accountants are sometimes called "bean counters".
Kulüp saymanı olarak çalışmaktadır.
She serves as the club treasurer.
Hiç Hollywood saymanlığını duydun mu?
Have you ever heard about Hollywood accounting?
Kulüp saymanı olarak görevimden istifa ettim.
I resigned from my position as club treasurer.
Hazinedar ağa harem baş saymanının unvanıydı. [2]
Hazinedar agha was the title of the chief eunuch treasurer.[4]
Hikayeyi Ernest ile başlattık, gönüllü nüfus saymanı.
So we start off the story with Ernest, who volunteers as a census taker.
1812 yılında Essex County saymanı olarak görev yaptı.
He served as treasurer of Essex County in 1812.
Bu nimete teşekkürünüz, onu yalan saymanız mı olmalıydı!
You live by calling it a lie.
sayman ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod