Ana içeriğe geç
Sözlük
/
saldırganlık

saldırganlık

noun
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"saldırganlık" kelimesinin İngilizcesi: aggressiveness, aggression, aggressiveness. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelaggressivenessnoun
Genelaggression
Genelaggressiveness

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)saldırganlığı
Çoğul (-ler)saldırganlıklar

Tanım

saldırgan bir biçimde davranma, agresyon
saldırgan olma durumu, agresiflik
Bireyin kendi düşünce ve davranışlarını dıştaki direnmelere karşı, zorla karşısındakine benimsetme çabası
Saldırgan bir biçimde davranma

Diğer Dillerde

Almancaaggressivität (dişil) /aɡʁɛsiviˈtɛːt/
aggressiveness
çekim: çoğul Aggressivitäten · tamlayan Aggressivitäten
Aggression, Kinderaufzucht, Fortpflanzungstrieb... ...blinder Gehorsam.Saldırganlık, çocuk yetiştirme, seks... ...ve liderleri takip etme içgüdüsü.
Fransızcaagression, agressivité (dişil) /a.ɡʁɛ.sjɔ̃/
aggression
çekim: çoğul agressions
eş: attaque, voie de fait
köken: Learned borrowing from Latin aggressiō.
aile: agression sexuelle, non-agression
Le chien de garde doit être à la fois agressif et obéissant.“Yüz yelpazesi” davranışı hem saldırganlık hem de kur gösterisidir.
İspanyolcaagresión, agresividad (dişil) /aɡɾeˈsjon/
aggression (the act of initiating hostilities) · aggression (hostile or destructive behavior or actions)
çekim: çoğul agresiones
köken: Borrowed from Latin aggressiōnem.
aile: agresión sexual, antiagresiones, autoagresión, principio de no agresión
Me puse tan agresivo como pude -- pero era una agresión controlada -- Y luego me arrojé en esa agua.-- fakat kontrol edilebilen bir saldırganlık -- ve daha sonra kendimi o suya hızla attım.
İtalyancaaggressione, aggressività (dişil) /aɡ.ɡresˈsjo.ne/
aggression, attack, assault, mugging
çekim: çoğul aggressioni
eş: assalto, attacco, attentato, imboscata, rapina, scippo
köken: From Latin aggressiōnem.
- aggressività controllata - e poi mi sono tuffato in quell'acqua.-- fakat kontrol edilebilen bir saldırganlık -- ve daha sonra kendimi o suya hızla attım.
Rusçaагрессивность, агрессия (dişil) /ɐɡrʲɪˈsʲivnəsʲtʲ/
aggressiveness, animus, bellicosity, belligerence
çekim: tamlayan агресси́вности
köken: агресси́вный (agressívnyj, agrɛssívnyj) + -ость (-ostʹ)
C 2013 года программа была активизирована 11 раз во время протестов в г.Bu saldırganlık, ifade ve bilgi özgürlüğü konularındaki zayıflığı gösteriyor.
لذا فالهجوم له بعض المميزات الخاصة أحيانا .Bundan dolayı saldırganlıkların asimetrik bir avantajı var.
quarrel, dispute, argument · battle
köken: From a prefixed form of Proto-Iranian *xāz- (“to fight; to struggle”).
به تنها تن خویش جستم نبرد به پرخاش تیمار من کس نخورد
Azericetəcavüz
aggression · violence · encroachment, infringement (intrusion upon another's possessions or rights)
çekim: çoğul təcavüzlər · tamlayan təcavüzün
köken: Etymology tree Arabic تَجَاوَزَ (tajāwaza) Arabic تَجَاوُز (tajāwuz)bor. Azerbaijani təcavüz Borrowed from Arabic تَجَاوُز (tajāwuz), from تَجَاوَزَ (tajāwaza).
aile: təcavüzçü, təcavüzçülük, təcavüzkar, təcavüzkarca, təcavüzkarcasına, təcavüzkarlıq
cinsi təcavüz
Felemenkçeagressie (dişil) /ɑˈɣrɛ.si/
hostile, aggressive behaviour, aggression · aggression, the act of initiating hostile activities, e.g. a military invasion · attack
çekim: çoğul agressies
eş: aanvalsdrang
köken: Borrowed from Middle French agression, from Latin aggressiō.
Portekizceagressão, agressividade (dişil) /a.ɡɾeˈsɐ̃w̃/
aggression
çekim: çoğul agressões
köken: Borrowed from Latin aggressiōnem.
Assim, os usos ofensivos têm uma vantagem assimétrica.Bundan dolayı saldırganlıkların asimetrik bir avantajı var.
Yunancaεπιθετικότητα (dişil)
aggressiveness, aggression, offensiveness
çekim: çoğul επιθετικότητες · tamlayan επιθετικότητας
köken: From επιθετικός (epithetikós) + -ότητα (-ótita).
Japonca侵略, 攻撃 /ɕĩn̺ɾʲa̠kɯ̟/
aggression · invasion · raid
çekim: geçmiş 侵略した
eş: 侵掠
köken: 略 is a daiyōji replacing 掠.
aile: 侵略者, 侵略的
1999年から2000年にかけて、私はこういったことを考えておりBundan dolayı saldırganlıkların asimetrik bir avantajı var.
Korece공격, 침략 /ˈko̞(ː)ŋɡjʌ̹k̚/
attack · charge; accusation
köken: Sino-Korean word from 攻擊, from 攻 (“striking”) + 擊 (“hitting”)
aile: 공격전, 공격하다, 미세공격
그래서 공격측이 비대칭적 우위를 가지게 됩니다.Bundan dolayı saldırganlıkların asimetrik bir avantajı var.
백두산 번개처럼 공격! / 정일봉 우뢰처럼 공격! / 공격 공격 공격전이다!
Lehçeagresja, agresywność (dişil) /aˈɡrɛ.sja/
aggression (hostile emotions or behavior) · war of aggression · aggression, assault, attack
çekim: çoğul agresje · tamlayan agresji
eş: napaść, inwazja
köken: Borrowed from French agression, from Latin aggressiō. First attested in 1661.
aile: agresyjny, agresywny, autoagresyjny, agresywnie, agresywność, autoagresja
Акула-бик — агресивна акула, яка відома своїми нападами на людей.Boğa köpekbalıkları çok iyi avcıdır ve saldırganlıklarıyla ünlüdür.
Hintçeआक्रामकता (dişil) /ɑːk.ɾɑː.mək.t̪ɑː/
aggressiveness, bellicosity, hostility
çekim: çoğul आक्रामकताएँ
köken: Sanskritic formation from आक्रामक (ākrāmak) + -ता (-tā).
aggressiveness
çekim: çoğul aggressiivisuudet · tamlayan aggressiivisuuden
köken: aggressiivinen + -uus
Rumenceagresiune, agresivitate (dişil)
aggression
çekim: çoğul agresiuni · tamlayan agresiunei
köken: Borrowed from French agression.
200 Lighttubes Match este un meci foarte violent și spectaculos.“Yüz yelpazesi” davranışı hem saldırganlık hem de kur gösterisidir.
Macarcaagresszió, agresszivitás /ˈɒɡrɛsːijoː/
aggression
çekim: çoğul agressziók
köken: Borrowed from German Aggression. With Latinate -ió ending.
aile: agressziójú, agressziós
כך שלצד הפוגע יש למעשה יתרון א-סימטרי.Bundan dolayı saldırganlıkların asimetrik bir avantajı var.
Dancaaggression
aggression
çekim: çoğul aggressioner · tamlayan aggressions
köken: From French agression, from Latin aggressio.
Den ene gruppe anser vold og terror som et middel til at nå målet.Saldırganlık ve şiddet birer araçtır.
Norveççeaggresjon
Endonezceagresi /aɡ.rɛ.si/
aggression: · hostile or destructive behavior or actions
çekim: çoğul agresi-agresi
köken: From Dutch agressie (“aggression”), from Middle French agression, from Latin aggressiō.
aile: diagresi, mengagresi, agresi altruistis, agresi benci, agresi instrumental, agresi iritasi, agresi kasih ibu, agresi langsung, agresi militer, agresi operan
Agresi, membesarkan anak, jenis kelamin... ... Keinginan untuk mengikuti pemimpin membabi buta.Saldırganlık, çocuk yetiştirme, seks... ...ve liderleri takip etme içgüdüsü.
, pencerobohan (Standard Malay)
, kegarhaan, kelangsangan (Standard Malay)
Vietnamcaxâm lược /səm˧˧ lɨək̚˧˨ʔ/
to invade
köken: Sino-Vietnamese word from 侵略 (“to invade”).
Това е центърът на агресията, ритуалите, териториалността и социалните йерархии.Saldırganlık, ilkel törenler ve... ...bölge koruma içgüdüsü gibi... ...sosyal pozisyonları tetikliyor.
Slovakçaagresia, agresivita, agresívnosť (dişil) /aɡresia/
aggression
köken: Derived from Latin aggressiō (“aggression, attack”).

Etimoloji

From saldırgan + -lık.

Örnek Cümleler

Ari ırk ve askeri saldırganlık
Kissinger may be the most vocal proponent for a New World Order of his era.
Tom'un saldırganlık sorunları vardı.
Tom had aggression issues.
Saldırganlık doğal mı, yoksa öğrenilir mi?
Is aggression natural, or is it learned?
Kaydedilen ikinci ölçüm sözlü saldırganlıktı.
The second measure recorded was verbal aggression.
Saldırganlıkları yüzünden onları böyle cezalandırdık.
This is how We penalized them for their inequity.
Babasının saldırganlıklarından hiçbirine sahip değil.
He has none of his father's aggressiveness.
Özgüven ve saldırganlık arasında ince bir çizgi vardır.
There's a fine line between assertiveness and aggression.
Kötülük/çirkinlik, düşmanlık/saldırganlık üzere yardımlaşmayın.
Help not one another unto sin and transgression, but keep your duty to Allah.
Saldırganlık da öz kontrolle ilişkilendirilen kavramlardan biridir.
Self-blame has a relationship with control.
Koku ile işaretleme saldırganlık içeren karşılaşmalarda da yaygındır.
Scent marking is common during aggressive encounters.
Saldırganlık, çocuk yetiştirme, seks... ...ve liderleri takip etme içgüdüsü.
Aggression, child rearing, sex... ...the willingness to follow leaders blindly.
Ona göre, "şiddet ve saldırganlık" Kaddafi'nin sorunlarla başa çıkma yöntemi.
According to her, "violence, aggression" are Gaddafi's way of dealing with things.
saldırganlık ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod