Ana içeriğe geç
Sözlük

saldırganlık ile cümle

saldırganlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
54
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Babasının saldırganlıklarından hiçbirine sahip değil.He has none of his father's aggressiveness.
Saldırganlık doğal mı, yoksa öğrenilir mi?Is aggression natural, or is it learned?
Özgüven ve saldırganlık arasında ince bir çizgi vardır.There's a fine line between assertiveness and aggression.
Tom'un saldırganlık sorunları vardı.Tom had aggression issues.
Koku ile işaretleme saldırganlık içeren karşılaşmalarda da yaygındır.Scent marking is common during aggressive encounters.
Saldırganlık da öz kontrolle ilişkilendirilen kavramlardan biridir.Self-blame has a relationship with control.
Saldırganlık, çocuk yetiştirme, seks... ...ve liderleri takip etme içgüdüsü.Aggression, child rearing, sex... ...the willingness to follow leaders blindly.
Bölgecilik ve saldırganlık... ...ve baskın hiyerarşi düzeni gibi sınırlamaları kırıyoruz.Territoriality and aggression... ...and dominance hierarchies.
Ari ırk ve askeri saldırganlıkKissinger may be the most vocal proponent for a New World Order of his era.
Allah'ın rızkından yiyin ve için de bozgunculuk ve saldırganlık yaparak yeryüzünü fesada vermeyin.Eat and drink, (enjoy) God's gifts, and spread no discord in the land.
Saldırganlıkları yüzünden onları böyle cezalandırdık. Biz elbette doğru söyleyenleriz.This was the punishment for their insubordination; and what We say is true.
Saldırganlıkları yüzünden onları böyle cezalandırdık.This is how We penalized them for their inequity.
Ona göre, "şiddet ve saldırganlık" Kaddafi'nin sorunlarla başa çıkma yöntemi.According to her, "violence, aggression" are Gaddafi's way of dealing with things.
Bunlar da saldırganlık derecelerine göre farklı kategorilerde sınıflandırılır.These too are classified into different categories according to their severity of aggression.
Kaydedilen ikinci ölçüm sözlü saldırganlıktı.The second measure recorded was verbal aggression.
Ayrıca erkeklerin kızlardan daha fazla genel anlamda saldırganlık sergilediği bulunmuştur.It was also found that boys exhibited more overall aggression than girls.
Sürülere bakmak için yetiştirildinden dolayı, sürü hayvanlarına karşı saldırganlık göstermez.The breed was bred to take care of herds, so does not show aggression towards live stock.
Yine bu kurama göre saldırganlık davranışları da gözlemle ve taklit yoluyla edinilir.Hier müssen sie am Gerüstholm befestigt sowie straff gespannt werden.
“Yüz yelpazesi” davranışı hem saldırganlık hem de kur gösterisidir.Le chien de garde doit être à la fois agressif et obéissant.
İnsanlar kendi grubunu diğer gruplardan ayırdığından saldırganlık eğilimleri şempanzelere göre farklıdır.El par uomo, uomini se distingue de otros por la variación del número de sílabas.
Ama bu saldırganlık Çin ordusunun Çin Halk Gönüllü Ordusu sayesinde başarısızlıkla sonuçlandı.كانت نتيجتها انتصار جيش التحرير الشعبي الصينى.
Saldırganlık ve şiddet birer araçtır.Terrordåd och mord var metoderna.
Boğa köpekbalıkları çok iyi avcıdır ve saldırganlıklarıyla ünlüdür.Акула-бик — агресивна акула, яка відома своїми нападами на людей.
Koku ile işaretleme saldırganlık içeren karşılaşmalarda da yaygındır.Marcarea odorantă e comună în timpul întâlnirilor agresive.
“Yüz yelpazesi” davranışı hem saldırganlık hem de kur gösterisidir.200 Lighttubes Match este un meci foarte violent și spectaculos.
Saldırganlık ve şiddet birer araçtır.Den ene gruppe anser vold og terror som et middel til at nå målet.
Bölgecilik ve saldırganlık... ...ve baskın hiyerarşi düzeni gibi sınırlamaları kırıyoruz.텃세과 호전성과 지배적 계급제 같은것 말입니다.
Bölgecilik ve saldırganlık... ...ve baskın hiyerarşi düzeni gibi sınırlamaları kırıyoruz.La territorialitā, l'aggressivitā... ...e le gerarchie di dominanza.
Bölgecilik ve saldırganlık... ...ve baskın hiyerarşi düzeni gibi sınırlamaları kırıyoruz.Teritorial dan agresi... ... Dan dominasi hirarki.
Bölgecilik ve saldırganlık... ...ve baskın hiyerarşi düzeni gibi sınırlamaları kırıyoruz.Territorialidade e agressão, e dominação hierárquica.
Bundan dolayı saldırganlıkların asimetrik bir avantajı var.1999年から2000年にかけて、私はこういったことを考えており
Bundan dolayı saldırganlıkların asimetrik bir avantajı var.Assim, os usos ofensivos têm uma vantagem assimétrica.
Bundan dolayı saldırganlıkların asimetrik bir avantajı var.그래서 공격측이 비대칭적 우위를 가지게 됩니다.
Bundan dolayı saldırganlıkların asimetrik bir avantajı var.כך שלצד הפוגע יש למעשה יתרון א-סימטרי.
Bundan dolayı saldırganlıkların asimetrik bir avantajı var.لذا فالهجوم له بعض المميزات الخاصة أحيانا .
Bu saldırganlık, ifade ve bilgi özgürlüğü konularındaki zayıflığı gösteriyor.C 2013 года программа была активизирована 11 раз во время протестов в г.
En korkunç zalimliklerin bulunduğu Pandora kutusu; saldırganlık, tehdit, işkence, kaçırma, susturma ve ölüm.En réaction à la mort de Salvador Adame, Luis De Tlacuilo, un usager de Twitter, a posté :
-- fakat kontrol edilebilen bir saldırganlık -- ve daha sonra kendimi o suya hızla attım.- aggressività controllata - e poi mi sono tuffato in quell'acqua.
-- fakat kontrol edilebilen bir saldırganlık -- ve daha sonra kendimi o suya hızla attım.물론 조절이 되는 공격성이죠. 그리고는 제 자신을 물속으로 내던졌습니다.
-- fakat kontrol edilebilen bir saldırganlık -- ve daha sonra kendimi o suya hızla attım.lalu saya menceburkan diri ke dalam air.
-- fakat kontrol edilebilen bir saldırganlık -- ve daha sonra kendimi o suya hızla attım.Me puse tan agresivo como pude -- pero era una agresión controlada -- Y luego me arrojé en esa agua.
-- fakat kontrol edilebilen bir saldırganlık -- ve daha sonra kendimi o suya hızla attım.לשחייה הזאת שעמדה להיות כל כך קשה שמתי את האייפוד שלי, הקשבתי למוסיקה, הבאתי את עצמי למצב אגרסיבי ככל שניתן -
-- fakat kontrol edilebilen bir saldırganlık -- ve daha sonra kendimi o suya hızla attım.لكن عدوانية متحكم بها ثم ألقيت بنفسي في الماء
-- fakat kontrol edilebilen bir saldırganlık -- ve daha sonra kendimi o suya hızla attım.猛然とした気持ちで 水の中に飛びこびました 最初の100メートルは
Saldırganlık, çocuk yetiştirme, seks... ...ve liderleri takip etme içgüdüsü.Aggression, Kinderaufzucht, Fortpflanzungstrieb... ...blinder Gehorsam.
Saldırganlık, çocuk yetiştirme, seks... ...ve liderleri takip etme içgüdüsü.Agresi, membesarkan anak, jenis kelamin... ... Keinginan untuk mengikuti pemimpin membabi buta.
Saldırganlık, çocuk yetiştirme, seks... ...ve liderleri takip etme içgüdüsü.공격성, 자식 양육, 짝짓기 지도자를 맹목적으로 따르는 성향이 있습니다.
Saldırganlık, ilkel törenler ve... ...bölge koruma içgüdüsü gibi... ...sosyal pozisyonları tetikliyor.C'est le siège... de l'agressivité, des rites, de la défense du territoire... et du respect de la hiérarchie.
Saldırganlık, ilkel törenler ve... ...bölge koruma içgüdüsü gibi... ...sosyal pozisyonları tetikliyor.Č la sede di... ...aggressivitā, ritualitā, territorialitā... ...e gerarchie sociali.
Saldırganlık, ilkel törenler ve... ...bölge koruma içgüdüsü gibi... ...sosyal pozisyonları tetikliyor.É a sede da agressividade, dos ritos de defesa do território, do sentido da hierarquia social.
Saldırganlık, ilkel törenler ve... ...bölge koruma içgüdüsü gibi... ...sosyal pozisyonları tetikliyor.Es la sede de... ... territorialidad ritual, agresión,... .. .y las jerarquías sociales.
Saldırganlık, ilkel törenler ve... ...bölge koruma içgüdüsü gibi... ...sosyal pozisyonları tetikliyor.Ini merupakan tempat... ... Agresi, ritual, teritorial... ... Dan sosial hirarki.
Saldırganlık, ilkel törenler ve... ...bölge koruma içgüdüsü gibi... ...sosyal pozisyonları tetikliyor.이곳은 인간의 공격적 행위, 정형화된 의식, 자기 세력권의 방어, 계층적 위계 질서의 유지를 관장합니다.
Saldırganlık, ilkel törenler ve... ...bölge koruma içgüdüsü gibi... ...sosyal pozisyonları tetikliyor.Това е центърът на агресията, ритуалите, териториалността и социалните йерархии.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod