sâdır
TR → EN
Görsel




Tanım
•Çıkan, görünen
•Fide
•Göğüs, sine
•Kazaskerlere verilen unvan
•Sadrazam
•Şaşan, hayrette kalan
•Osmanlı İmparatorluğu'nda başbakan
•Vücudun boyunla karın arasında bulunan ve kalp, akciğer vb. organları içine alan bölümü
Diğer Dillerde
chest · breast, bosom · thorax
çekim: çoğul гру́ди · tamlayan груди́
eş: грудная клетка, торакс, торакс, молочная железа, сиська, сися (прост.)
köken: Inherited from Old East Slavic грѫдь (grǫdĭ), from Proto-Slavic *grǫdь, from Proto-Indo-European *gʷʰrendʰ-.
aile: безгру́дый, головогру́дь, груди́на, груди́нка, грудничо́к, нагру́дник, нагру́дный, бить себя́ в грудь, гру́дью на амбразу́ры, белогру́дый
В 2011 году пушку и листовку заменили надувными шариками. — 2012'de şadırvanın kurşun kaplaması ve muslukları çalındı.
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Orası daha çok şadırvana benzer.
San Pio Grottaferrata.
Bahçesinde bir şadırvan bulunduruyor.
She meets him in a garden.
Bu ürünlerin çoğu yabancı ülkelere sadır oluyor.
Most of the production is aimed at foreign countries.
Bu caminin avlusunda mermerden yapılma büyük bir şadırvan var.
There's a big marble fountain in the courtyard of that mosque.
Bu şadırvanın sekizgen prizma bir hazinesi ve sekiz musluğu vardır.
It has an octagonal prism basin and eight taps.
Bozasını yudumlayan Paluca, “Şadırvandan su içerseniz, Prizren’e hep gelirsiniz.
The downtown area is dotted with shops, bars and restaurants.