sadrazam

/sad.ɾaˈzam/
noun
TR → EN
"sadrazam" kelimesinin İngilizcesi: vizier, grand vizier, grand vizier. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelvizier
Genelgrand viziernoun
Genelgrand vizier

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)sadrazamı
Yönelme (-e)sadrazama
Bulunma (-de)sadrazamda
Çıkma (-den)sadrazamdan
Tamlayan (-in)sadrazamın
Çoğul (-ler)sadrazamlar

Tanım

•isim, tarih: Osmanlı Devleti'nde başbakan; veziriazam, sadır

Diğer Dillerde

AlmancaWesir (eril) /veˈziːɐ̯/
vizier
çekim: çoğul Wesire · tamlayan Wesirs
köken: Borrowed from Turkish vezir.
aile: Großwesir
Es wird mit Gleichstrom geschweißt. — Sadrazamla eşit rütbedeydi.
FransızcaGrand vizir
Elle aussi, forcément, s’érode. — Kendisi de Sadrazam oldu.
İspanyolcavisir (eril) /biˈsiɾ/
vizier
çekim: çoğul visires
köken: From Andalusian Arabic وزير (wazír), from Arabic وَزِير (wazīr, “minister”). Compare alguacil.
aile: gran visir
Él también es Divergente. — Kendisi de Sadrazam oldu.
Rusçaсадразам
Его вершина равномерно закруглена. — Sadrazamla eşit rütbedeydi.
Arapçaوَزِير
فيها: لما ذُرّي رماده في الفرات استدار كهلة القمر وضاء. — Sadrazam (olasılıkla bir inme dolayısıyla) felç geçirip yatalak oldu.
Azericenazir, vəzir /nɑːˈzir/
minister (head of a government department)
çekim: çoğul nazirlər · tamlayan nazirin
köken: Borrowed from Arabic نَاظِر (nāẓir). Cognate with Turkish nazır.
aile: nazirlik
Seçkidən sonra o təhsil naziri təyin edildi.
Seçkidən sonra o təhsil naziri vəzifəsindən azad edildi.
nazir vəzifəsi
Kazakçaуәзір /wæ.zɘr/
vizier (high-ranking official or minister in an Islamic government) · queen
çekim: çoğul уәзірлер · tamlayan уәзірдің
eş: министр
köken: Borrowed from Classical Persian وَزٖیر (wazīr), from Arabic وَزِيرٌ m (wazīrun, “helper, aide, minister”, indefinite nominative singular, literally “one who bears (the burden of office)”). Compare also Kyrgyz вазир (vazir), Bashkir вәзир (vəzir), Tatar вәзир (wäzir), Crimean Tatar vezir; Uzbek vazir, Uyghur ۋەزىر (wezir), Turkish vezir, etc.
aile: бас уәзір
Özbekçevazir /ʋa.zir/
minister (of a government) · vizier
çekim: çoğul vazirlar · tamlayan vazirning
köken: Inherited from Chagatai وزیر (wazīr /⁠wäzīr⁠/), from Classical Persian وزیر (wazīr), from Arabic وَزِيرٌ m (wazīrun).
Tatarcaвәзир
vicarius, viceroy, vizier
köken: Borrowed from Arabic وَزِير (wazīr, “helper, aide, minister”).
Felemenkçevizier (nötr)
visor, a removable protective guard on a (knight's) helmet · backsight, a visual aiming aid on the barrel of a gun
çekim: çoğul vizieren
eş: kijkgat
köken: From Middle Dutch visiere, from Old French visiere.
aile: grootvizier, vizierschap
Enerverende ontmoetingen. — Osmanlı Sadrazamları.
Yunancaβεζίρης
ανώτατος διοικητικός αξιωματούχος ισλαμικών μοναρχιών παλιότερων εποχών
Βλέπε επίσης Νεφερμαάτ. — Kendisi de Sadrazam oldu.
Japonca宰相 /sa̠iɕo̞ː/
prime minister
生まれるまで20ヶ月かかった。 — Sadrazamlıkta 20 ay kadar kalmıştı.
Korece와지르, 재상 /ˈt͡ɕɛ(ː)sʰa̠ŋ/
chancellor, chief minister (in historical East Asia)
köken: Sino-Korean word from 宰相 (“chancellor”).
하지만, 이러한 첫 번째의 변화는 오래가지 못했다. — Fakat bu ilk sadrazamlık görevi uzun sürmedi.
Lehçewezyr (eril) /ˈvɛ.zɘr/
vizier (high-ranking official)
çekim: çoğul wezyrowie · tamlayan wezyra
köken: Borrowed from Ottoman Turkish وزیر (vezir), from Arabic وَزِير (wazīr).
Tam też się lęgnie. — Kendisi de Sadrazam oldu.
Ukraynacaвізи́р
Свою пропозицію Шапталь детально мотивував. — Herzl önerisini Sadrazama sundu.
Hintçeवजीर, वज़ीर (eril) /ʋə.ziːɾ/
vizier · minister · queen
çekim: çoğul वुज़रा
köken: Borrowed from Classical Persian وَزِیر (wazīr), from Arabic وَزِير (wazīr).
Fincevisiiri /ˈʋisiːri/
visor
çekim: çoğul visiirit · tamlayan visiirin
köken: Ultimately from Old French visiere, via Swedish visir (“visor”)
aile: kasvovisiiri, keulavisiiri
Hipputeos Oy 2009.) — Sadrazamlar (2009 bas.).
Çekçevezír (eril) /ˈvɛziːr/
vizier
çekim: çoğul vezíři · tamlayan vezíra
aile: velkovezír
I on však byl zrazen. — Kendisi de Sadrazam oldu.
İbraniceוָזִיר
ההכרזה החגיגית נעשתה בפני ראש הממשלה, ד. — Sadrazamlık unvanı başvekile çevrildi.
Latincevezirus
Dancavesir
Han blev også impotent. — Kendisi de Sadrazam oldu.
Vietnamcatể tướng /te˧˩ tɨəŋ˧˦/
a feudal chancellor
köken: Sino-Vietnamese word from 宰相.
Cô cũng có vẻ tinh nghịch. — Kendisi de Sadrazam oldu.
Tể tướng Lưu gù
Bulgarcaвези́р
Битката за Превеза продължава 16 дни. — Sadrazamlık görevi 16 gün boş kaldı.
Slovencevezir
Heraklit njegovo trditev spodbija. — Herzl önerisini Sadrazama sundu.
Letoncaviziris
Estoncavesiir
Tavaline referaat kestis veerand või pool tundi, millele järgnes küsimusi. — Yaklaşık dört buçuk ay sadrazamlığı olaylı geçti.
İrlandacavisír (eril)
vizier
çekim: çoğul visírí · tamlayan visírí
köken: Borrowed from English vizier, from Ottoman Turkish وزیر (vezir), from Arabic وَزِير (wazīr, “helper, aide, minister”).
Ermeniceվեզիր /veˈziɾ/
vizier
çekim: çoğul վեզիրներ
köken: From Ottoman Turkish وزیر (vezir), from Arabic وَزِير (wazīr).

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish صدر اعظم (sadr-ı azam).

Örnek Cümleler

Osmanlı Sadrazamları.
Osmanlı Sadrazamları.
Kendisi de Sadrazam oldu.
He was Shaiva too.
Safevi İmparatorluğu'nun Sadrazamları
Grand Viziers of the Safavid Empire
Ama bunu sadrazama açıkça belli etmedi.
That said, he appears to not acknowledge this too graciously.
1503'de ikinci kez sadrazamlığa getirildi.
In 1506 he was arrested a second time.
5 Şubat - Mithat Paşa, sadrazamlıktan azledildi.
February – Sylvia Plath suffers a miscarriage.
II. Mahmut Alemdar Mustafa Paşa'yı sadrazam yaptı.
Mahmud II made Alemdar Mustafa his Grand Vizier.
Melek Ahmet Paşa'nın sadrazamlığı ancak bir yıl sürdü.
Reichmeister Frick's ban lasted one month.
Abdülhamit sudan bahanelerle sık sık sadrazam değiştirdi.
The Nawabs often gave them concessions in return for the security.
Ama yeni sadrazam rica ederek onun idam edilmesini önledi.
But when he dared ask for a raise he was instantly fired.
Ordu Aralık 1737'ta sadrazam komutasında İstanbul'a geldi.
A Persian force arrived in March 1737.
Orada sadrazam ve Alemdar'ı huzuruna çağırıp onlarla görüştü.
In the morning we crawled up on the mountain and watched for them.
sadrazam ile daha fazla örnek cümle →