Ana içeriğe geç
Sözlük
/
müşavir

müşavir

TR → EN
"müşavir" kelimesinin İngilizcesi: adviser, counselor, advisor, consultant. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneladviser
Genelcounselor
Geneladvisor
Genelconsultant

Tanım

•Danışman
•ne bilim ben ya
•Bilgi ve düşüncesi alınmak için kendisine danışılan görevli kimse

Diğer Dillerde

Almancaberater, beraterin, ratgeber (eril) /bəˈʁaːtɐ/
agent noun of beraten: adviser / advisor, consultant
çekim: çoğul Beratern · tamlayan Beraters
eş: Consultant, Fachmann, Helfer, Konsulent, Lehrer, Mentor
köken: beraten + -er
aile: Abfallberater, Absatzberater, Anlageberater, Anlagenberater, Anwendungsberater, Arbeitsberater, Arbeitslosenberater, Ausbildungsberater, Außenhandelsberater, Aussenhandelsberater
Sie vergab Ämter und Rechte. — Memurluk ve müşavirlik yaptı.
Fransızcaconseiller, conseillère, consultant, consultante (eril) /kɔ̃.sɛ.je/
counsellor, advisor
çekim: çoğul conseillers
eş: mentor
köken: Old French conseillier, from Latin cōnsiliātor. Equivalent to conseil + -ier.
aile: conseiller principal d'éducation
1952 : Nous sommes tous des assassins. — 1952) ise mâlî müşavirdir.
İspanyolcaconsejero, consultor (eril) /konseˈxeɾo/
adviser · counsellor
çekim: çoğul consejeros
eş: asesor
köken: Inherited from Latin cōnsiliārius. Cognate with Galician conselleiro and Portuguese conselheiro.
aile: consejero delegado
El Jurado es el responsable de conceder un Golden Eye por categoría. — Balyalı, Yeminli Mali Müşavir unvanına sahiptir.
İtalyancaconsulente /kon.suˈlɛn.te/
consultant, adviser
çekim: çoğul consulenti
eş: competente, consigliere, consultore, esperto, perito, specialista
köken: From Latin cōnsulentem.
È anche presentatore conduttore radiofonico. — Aynı zamanda Radyo Eğitim Müşaviridir.
Rusçaвожа́тая, вожа́тый, консульта́нт, консульта́нтка, сове́тник, сове́тница
В 2010 году стала партнёром. — 2013 yılında müşavir oldu.
Arapçaمُسْتَشَار, مُسْتَشَارَة
مارس العمل بالمحاماة وما يزال إلى الوقت الحالي صاحب مكتب خاص. — Avukatlık stajı ve bir müddet müşavir avukatlık yaptı.
Farsçaمشاور /mu.ʃaː.ˈwir/
adviser · counselor
köken: Borrowed from Arabic مُشَاوِر (mušāwir), reinterpreted as meaning 'counselor' instead of 'one taking counsel', being the active participle of شاوَرَ (šāwara, “to ask someone's advice”).
Azericekonsultant, məsləhətçi, müşavir
advisor · consultant
çekim: çoğul məsləhətçilər · tamlayan məsləhətçinin
köken: məsləhət + -çi
Kazakçaкеңесші
adviser/advisor, consultant
çekim: çoğul кеңесшілер · tamlayan кеңесшінің
köken: From кеңес (keñes, “advice”) + -ші (-şı, suffix forming an agent noun). Cognate with Old Uyghur [script needed] (keŋäšči, “advice-giver”); Tatar киңәшче (kiñäşçe), Bashkir кәңәшсе (kəñəşse), Kyrgyz кеңешчи (keŋeşci), Uzbek kengashchi, Turkmen geňeşçi (“advice-giver, advisor”), etc.
Özbekçemaslahatchi
Tatarcaкиңәшче
Felemenkçeconsulent (eril) /kɔn.syˈlɛnt/
counsel, adviser, consultant; especially an educational adviser · a minister of a congregation who temporarily also serves another congregation with a vacancy
çekim: çoğul consulenten
köken: Borrowed from Latin cōnsulēns.
aile: consulentschap
1952) van belang. — 1952) ise mâlî müşavirdir.
Yunancaσύμβουλος (eril) /ˈsiɱ.vu.los/
adviser, advisor · consultant
çekim: çoğul σύμβουλοι · tamlayan συμβούλου
köken: Learnedly, from Ancient Greek σύμβουλος (súmboulos). See συμβουλή f (sumboulḗ)
Ο σύμβουλος υπέβαλε την έκθεσή του στην Επιτροπή το Δεκέμβριο του 2005.
counselor
köken: Borrowed from English counselor.
Korece고문, 상담가, 자문 위원, 컨설턴트 /ko̞mun/
torture (intentional causing of somebody's experiencing agony)
köken: Sino-Korean word from 拷問
aile: 고문하다, 희망고문
İsveççekonsult, kurator, socialkurator
a consultant (adviser for hire)
çekim: çoğul konsulter · tamlayan konsults
För att kommunicera behöver man dock även en radiosändare. — Aynı zamanda Radyo Eğitim Müşaviridir.
Lehçedoradca, doradczyni, konsultantka (eril) /dɔˈrat.t͡sa/
advisor
çekim: çoğul doradcy · tamlayan doradcy
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *de Proto-Balto-Slavic *da Proto-Slavic *do Proto-Slavic *do- Old Polish do- Polish do- Proto-Indo-European *h₂er- Proto-Indo-European *-éh₁ti Proto-Indo-European *h₂reh₁- Proto-Indo-European *dʰeh₁- Proto-Indo-European *-dʰeti Proto-Indo-European *h₂roh₁dʰéyeti Proto-Balto-Slavic *rā́ˀdīˀtei Proto-Slavic *raditi Old Polish radzić Polish radzić Polish doradzić…
W 1972 roku objął urząd premiera. — 1972 yılında Başbakanlık müşaviri olmuştur.
Ukraynacaра́дник, ра́дниця
Hintçeपरामर्शदाता, मंत्री, सलाहकार (eril) /pə.ɾɑː.məɾ.ʃə.d̪ɑː.t̪ɑː/
advisor, consultant, counselor
çekim: çoğul परामर्शदाते
köken: From परामर्श (parāmarś, “advice, consultation”) + दाता (dātā, “giver”).
Fincekonsultti, neuvoja /ˈkonsultːi/
A consultant
çekim: çoğul konsultit · tamlayan konsultin
köken: From Swedish konsult, from Latin cōnsultō.
aile: konsultoida, konsulttitoimisto, konsulttiyhtiö, rakennuttajakonsultti, rekrytointikonsultti, suorahakukonsultti
1955) on eri henkilö. — 1952) ise mâlî müşavirdir.
Çekçekonzultant, konzultantka, poradce, poradkyně (eril) /ˈkonzultant/
consultant
çekim: çoğul konzultanti · tamlayan konzultanta
eş: poradce
Trénuje v michiganském Cantonu a žije tamtéž v Ann Arbor. — Hukuk müşavirliği yapmakta ve Ann Arbor'da yaşamakta.
counsellor, adviser
çekim: çoğul consilieri · tamlayan consilierului
köken: Borrowed from French conseiller.
Devine avocat și practică temporar avocatura. — Avukatlık stajı ve bir müddet müşavir avukatlık yaptı.
Macarcafelügyelő, felvigyázó, gyerekfelügyelő, gyerekfelvigyázó, konzulens, lektor /ˈfɛlyɟɛløː/
present participle of felügyel: supervising (of a person who is employed to supervise something)
çekim: çoğul felügyelők
köken: felügyel + -ő (present-participle suffix)
aile: felügyelőbizottság
Részvénytársaságot alapított, műszaki bizottságot szervezett. — Teknik Müşavirlik şirketi kurdu.
İbraniceיוֹעֵץ, מַדְרִיךְ, מַדְרִיכָה
התעסק בהקמת ארגון הכשרות, OK. — Teknik Müşavirlik şirketi kurdu.
Latinceconsiliātor
Dancakonsulent
consultant
çekim: çoğul konsulenter · tamlayan konsulents
köken: From Latin consulens.
Han blev i 1993 registreret revisor. — 1993 yılında Maliye Bakanlığı Müşavirliğine atandı.
Norveççerådgiver
Der ble han senere bankfunksjonær. — Daha sonra Merkez Bankası müşaviri oldu.
Endonezcekonselor, konsulen, konsultan /kɔnsəˈlɔr/
counselor: · a professional who counsels people, especially on personal problems
çekim: çoğul konselor-konselor
köken: From Dutch counselor, from English counselor, from Old French conseillier, from Latin consiliator, agent noun from cōnsilior (“to take counsel”), from cōnsilium (“plan, council, wisdom, advice”).
aile: konselor adiksi, konselor kesehatan
Bank, bank-bank besar, rumah-rumah broker besar, perusahaan akuntansi yang besar. — Banka desen büyük bankalar, büyük menkul kıymet şirketleri, büyük mali müşavirlik şirketleri.

Örnek Cümleler

Tom bir mali müşavir.
Tom is a CPA.
2013 yılında müşavir oldu.
She became a partner in 2013.
Tom bir yeminli mali müşavir.
Tom is a certified public accountant.
O yeminli mali müşavir, değil mi?
He's a CPA, isn't he?
Sanırım Tom bir yeminli mali müşavir.
I think that Tom is a CPA.
Tom bir yeminli mali müşavir, değil mi?
Tom is a CPA, isn't he?
"10 büyükelçi bakanlık müşavirliklerine atandı".
"Entregan 10 diputados curul a suplentes".
(Sonra Süleyman müşavirlerine) dedi ki: Ey ulular!
He said: "O chiefs!
(Sonra Süleyman müşavirlerine) dedi ki: "Ey ulular!
He said: "O chiefs!
Hukuk müşavirliği yapmakta ve Ann Arbor'da yaşamakta.
Richard maintains a law practice in Ann Arbor.
1964 yılında Genel Müdürlük Teknik Müşavirliğine atandı.
In 1964,Sırmaçek was appointed as a General Technical Consultant in the Directorate.
1937-1944 yılları arasında Devlet Müşaviri olarak da görev yaptı.
She also served as a Counsellor of State between 1937 and 1944.
müşavir ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod