Ana içeriğe geç
Sözlük
/
kuyumcu

kuyumcu

/kujumdʒu/
noun
C2 seviye
TR → EN
"kuyumcu" kelimesinin İngilizcesi: jeweller, goldsmith, jeweller's. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneljewellernoun
Genelgoldsmithnoun
Geneljeweller's

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)kuyumcuyu
Yönelme (-e)kuyumcuya
Bulunma (-de)kuyumcuda
Çıkma (-den)kuyumcudan
Tamlayan (-in)kuyumcunun
Çoğul (-ler)kuyumcular

Tanım

•isim: Değerli metal ve taşlardan bilezik, küpe vb. süs eşyası yapan veya satan kimse; mücevherci, cevahirci

Diğer Dillerde

AlmancaGold- und Silberschmied, Gold- und Silberschmiedin, Goldschmied, Goldschmiedin (eril) /ˈɡɔltˌʃmiːt/
goldsmith
çekim: çoğul Goldschmiede · tamlayan Goldschmiedes
eş: Goldlaufkäfer
köken: From Gold + Schmied.
- Goldschmiedekunst, NAT. — - Kuyumculuk, NAT.
Fransızcaorfèvre, orfèvresse /ɔʁ.fɛvʁ/
goldsmith, silversmith, smith who works with any precious metal
çekim: çoğul orfèvres
köken: Inherited from Old French, from or (“gold”) + fèvre, from Latin faber, as a replacement for Latin aurifex, which was preserved in some other Romance languages.
aile: orfèvre en la matière
- GOLDSMITH, NAT. — - Kuyumculuk, NAT.
İspanyolcaorebce, orfebre, oribe, orífice, orive (eril) /oˈɾebθe/
goldsmith
çekim: çoğul orebces
eş: orífice
köken: Inherited from Old Spanish orebze, from Latin aurificem.
- GOLDSMITH, NAT. — - Kuyumculuk, NAT.
İtalyancaorafa, orafo, orefice
feminine singular of orafo
- Goldsmith, NAT. — - Kuyumculuk, NAT.
Rusçaювелир (eril) /jʉvʲɪˈlʲir/
jeweler, jeweller (a person whose job is making, repairing or selling jewelry)
çekim: çoğul ювели́ры · tamlayan ювели́ра
eş: мастер, искусник
köken: Borrowed from German Juwelier or Dutch juwelier.
- Голдсмит, NAT. — - Kuyumculuk, NAT.
Arapçaصَائِغ
-- جولدسميث ، NAT. — - Kuyumculuk, NAT.
Farsçaزرگر /zar.ˈɡar/
goldsmith
çekim: çoğul زرگرها
köken: From Middle Persian [script needed] (zlykl /⁠zarr(ī)gar⁠/, “goldsmith”). By surface analysis, زر (zarr, “gold”) + ـگر (-gar, “-er”).
aile: جنگ زرگری, زرگری
نبض جست و روی سرخ و زرد شد کز سمرقندی زرگر فرد شد
Azericezərgər /zærˈɟær/
goldsmith
çekim: çoğul zərgərlər · tamlayan zərgərin
köken: From Persian زرگر (zargar).
Felemenkçegoudsmid (eril)
goldsmith
çekim: çoğul goudsmeden
köken: From goud + smid.
- Goudsmid, NAT. — - Kuyumculuk, NAT.
Portekizceaurífice, ourives /awˈɾi.fi.si/
goldsmith (person who forges things out of gold)
çekim: çoğul aurífices
köken: Learned borrowing from Latin aurificem. Doublet of ourives.
- GOLDSMITH, NAT. — - Kuyumculuk, NAT.
Yunancaχρυσοχόος (eril)
goldsmith
çekim: çoğul χρυσοχόοι · tamlayan χρυσοχόου
köken: From χρυσός (khrusós, “gold”).
- Goldsmith, NAT. — - Kuyumculuk, NAT.
Japonca金細工人, 金細工師, 金銀細工職人
"あなたは小さな魚のための寓話を記述する必要がある場合は、それらがどのように話してしまいます — - Kuyumculuk, NAT. HIST.
Korece금 세공인
- 금세 공인, NAT. — - Kuyumculuk, NAT.
Lehçezłotnik (eril) /ˈzwɔt.ɲik/
goldsmith, silversmith
çekim: çoğul złotnicy · tamlayan złotnika
köken: Inherited from Old Polish złotnik, from Proto-Slavic *zoltьnikъ. By surface analysis, złoto + -nik.
- Złotnik, NAT. — - Kuyumculuk, NAT.
Ukraynacaзолота́р
- Голдсміт, NAT. — - Kuyumculuk, NAT.
Hintçeजरगर, साइग, सुनार, सुनारी, स्वर्णकार (eril) /sʊ.nɑːɾ/
goldsmith
çekim: çoğul सुनारों
köken: Inherited from Apabhramsa 𑆱𑆶𑆤𑇀𑆤𑆳𑆫 (sunnāra), from Prakrit 𑀲𑀼𑀡𑁆𑀡𑀸𑀭 (suṇṇāra), 𑀲𑀼𑀡𑁆𑀡𑀆𑀭 (suṇṇaāra), 𑀲𑀼𑀯𑀡𑁆𑀡𑀆𑀭 (suvaṇṇaāra), from Sanskrit सुवर्णकार (suvarṇakāra). Doublet of सुवर्णकार (suvarṇakār).
Fincekultaseppä /ˈkultɑˌsepːæ/
goldsmith, jeweller
çekim: çoğul kultasepät · tamlayan kultasepän
köken: kulta (“gold”) + seppä (“smith”)
aile: kultasepänliike, kultasepäntyö
- Kultaseppä, NAT. — - Kuyumculuk, NAT.
Çekçeklenotník, klenotnice
- Goldsmith, NAT. — - Kuyumculuk, NAT.
Rumenceaurar (eril)
goldsmith · person who extracts gold from mines or rivers, or a gold prospector
çekim: çoğul aurari
köken: From aur + -ar or Latin aurārius.
- Goldsmith, NAT. — - Kuyumculuk, NAT.
Macarcaaranyműves, ötvös /ˈøtvøʃ/
goldsmith · silversmith
çekim: çoğul ötvösök
köken: From the obsolete öt variant of önt (“to pour”).
aile: Eötvös, ötvösség, ötvösbélyeg, ötvösbolt, ötvösipar, ötvösmester, ötvösmunka, ötvösmű, ötvösműhely, ötvösművészet
- Goldsmith, NAT. Hist. — - Kuyumculuk, NAT.
Latinceaurāria, aurārius, aurifex /ˈau̯.rɪ.fɛks/
goldsmith
çekim: çoğul aurificēs · tamlayan aurificis
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₂ews-der. Proto-Italic *auzom Latin aurum Proto-Indo-European *dʰeh₁-der. Proto-Italic *-faks Latin -fex Latin aurifex From aurum (“gold”) + -fex (“suffix representing a maker or producer”).
aile: aurificīna, aurificium
Acus vocatur cum per se pisitur spica tantum aurificum ad usus.
Dancaguldsmed /ɡulsmed/
goldsmith, jeweler · dragonfly (Odonata)
çekim: çoğul guldsmede · tamlayan guldsmeds
köken: From Old Danish gulz smith, from Old Norse gullsmiðr (“goldsmith”).
aile: guldsmedearbejde, guldsmedefag, guldsmedekunst, guldsmedeværksted, hofguldsmed
- Guldsmed, NAT. — - Kuyumculuk, NAT.
Norveççegullsmed
Skill slagget fra sølvet, så får gullsmeden et kar ut av det. — Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.
Vietnamcathợ bạc, thợ vàng
- Thợ kim hoàn, NAT. — - Kuyumculuk, NAT.
Bulgarcaзлатар
- Златарство, NAT. — - Kuyumculuk, NAT.
Slovakçazlatníčka
- Goldsmith, NAT. — - Kuyumculuk, NAT.
Letoncazeltkalis
Estoncakullassepp
goldsmith
çekim: çoğul kullassepad · tamlayan kullassepa
köken: From kuld + sepp. kullas is the inessive form.
Mõne allika järgi oli tema ema Alkippe ja isa Eupalamos. — Bazı kaynaklara göre ise babası kuyumcuydu.

Etimoloji

From Ottoman Turkish قویومجی (kuyumcu). From kuyum (“jewel”) + -cu.

Örnek Cümleler

Kuyumcu açık.
The jewelry store is open.
Tom bir kuyumcu.
Tom is a goldsmith.
Tom kuyumcu değil.
Tom isn't a jeweler.
- Kuyumculuk, NAT.
--GOLDSMlTH, NAT.
Tom bir kuyumcudur.
Tom is a jeweller.
Tom kuyumcuyu öldürdü.
Tom murdered the jeweller.
Ben bir kuyumcu arıyorum.
I am looking for a jewelry store.
Onlar kuyumcu dükkanına zorla girdi.
They broke into the jewelry shop.
Gece vakti kuyumcu dükkanını soydular.
They robbed the jewelry store during the night.
Bu kuyumcuda bazı güzel küpeler vardır.
In this jewelry store there are some pretty earrings.
Kuyumcu broşa büyük bir inci monte etti.
The jeweler mounted a big pearl in the brooch.
Buradan çok uzak olmayan bir kuyumcu var.
There's a jewelry store not far from here.
kuyumcu ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Geneljeweller's
Birleşik Kelimeler
kuyumcu terazisi
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod