kayıtsız şartsız

adv
TR → EN
"kayıtsız şartsız" kelimesinin İngilizcesi: unconditionally. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Hukukunconditionallyadv

Tanım

•Hiçbir şart ve bağı olmaksızın

Diğer Dillerde

Almancaunbedingt /ˈʊnbəˌdɪŋt/
absolute · (prison sentence) unconditional, without probation
eş: bedingungslos, um jeden Preis, vorbehaltlos, unabdingbar, zwingend
köken: From un- + bedingt.
Südvietnam kapitulierte bedingungslos. — Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.
Sie wurde zu zwei Jahren unbedingt verurteilt.
Fransızcainconditionnellement /ɛ̃.kɔ̃.di.sjɔ.nɛl.mɑ̃/
unconditionally
köken: From in- + conditionnellement or from inconditionnel + -ment.
"Puis, comme à l'argent?" "Vous avez carte blanche." — "O zaman, para?" Kayıtsız şartsız sahiptir. "
in any case; anyway
eş: total, a fin de cuentas, al final
"Entonces, en cuanto a dinero?" "Usted tiene un cheque en blanco". — "O zaman, para?" Kayıtsız şartsız sahiptir. "
lo haré de todas formas
İtalyancaincondizionatamente
unconditionally
köken: From incondizionato + -mente.
"Poi, come per i soldi?" "Hai carta bianca". — "O zaman, para?" Kayıtsız şartsız sahiptir. "
Rusçaбезогово́рочно, безусло́вно, беспрекосло́вно
Безоговорочная капитуляция Германии. — Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.
unconditionally, unreservedly
"Τότε, ως προς τα χρήματα;" "Έχετε λευκή επιταγή". — "O zaman, para?" Kayıtsız şartsız sahiptir. "
Japonca無条件に, 絶対的に
ドイツ政府は無条件降伏。 — Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.
Korece무조건으로, 절대적으로
독일 수병들은 순순히 항복했다. — Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.
Lehçebezwarunkowo /bɛz.va.ruŋˈkɔ.vɔ/
implicitly, unconditionally, absolutely, unqualifiedly, unconditionedly, outright
zıt: warunkowo
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *bʰe Proto-Indo-European *h₁éǵʰ Proto-Indo-European *-s Proto-Indo-European *-ǵʰs Proto-Balto-Slavic *beź Proto-Slavic *bez(ъ) Proto-Slavic *bez- Old Polish bez- Polish bez- Middle High German warungebor. Old Polish warunek Polish warunek Proto-Indo-European *-usder. Proto-Indo-European *-osder. Proto-Slavic *-ovъ Old Polish -owy Polish -owy Polish warunkowy…
Państwo ma być bezwyznaniowe. — Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
bezwarunkowo akceptować
bezwarunkowo popierać
kochać bezwarunkowo
Finceehdoitta
abessive plural of ehto
Mutta silloin Japani ei antautuisi kunniattomalla tavalla. — Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.
Macarcafeltétel(ek)/fenntartás(ok) nélkül
"Aztán, ahogy a pénz?" "Van szabad kezet." — "O zaman, para?" Kayıtsız şartsız sahiptir. "
Estoncamistahes mööndusteta
Otsustati rahulduda üksnes Saksamaa tingimusteta kapituleerumisega. — Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.
Katalancaincondicionalment /iŋ.kon.di.si.oˌnalˈment/
wholeheartedly, unconditionally, unreservedly, unquestioningly
köken: From incondicional + -ment.
Gürcüceუპირობოდ /upʼiɾo̞bo̞tʰ/
unconditionally

Etimoloji

From kayıtsız + şartsız.

Örnek Cümleler

Beni kayıtsız şartsız seviyor musun?
Do you love me unconditionally?
Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.
"Germany's Unconditional Surrender".
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
Sovereignty unconditionally belongs to the nation.
"Egemenlik Kayıtsız Şartsız Miletindir"
"Sovereignty belongs absolutely to the people"
"Egemenlik kayıtsız şartsız miletindir."
"Sovereignty belongs absolutely to the people"
"O zaman, para?" Kayıtsız şartsız sahiptir. "
"Then, as to money?" "You have carte blanche."
Ben sizin için kendimi sorumlu kayıtsız şartsız olun.
I make myself unreservedly responsible for you.
Madde 4- Egemenlik kayıtsız şartsız Türk Milletinindir.
Originally; Madde 4- Egemenlik kayıtsız şartsız Türk Milletinindir.
Fakat projelerin hiçbiri AB’nin kayıtsız şartsız desteğini alamadı.
None of the projects has received the EU's unconditional support, however.
1945 - II. Dünya Savaşı sonunda Japonya kayıtsız şartsız teslim oldu.
In August 1945, the Second World War finally ended by the unconditional surrender of Japan.
Maddenin tamamı aynen şu şekildedir: “Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Originally; Madde 6- "Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Muhatap bulunamayınca Rus yönetiminin şehri kayıtsız şartsız bıraktığı anlaşıldı.
When none could be found, it became clear that the Russians had left the city unconditionally.
kayıtsız şartsız ile daha fazla örnek cümle →