Ana içeriğe geç
Sözlük
/
külâh

külâh

/cyˈláh/
noun
TR → EN
"külâh" kelimesinin İngilizcesi: coif, ice cream cone, ice cream cone. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcoif
Genelice cream cone
Genelice cream cone

Görsel

Renkli Dondurma Kamyonu ve Külah Dondurma Vektör İllüstrasyon SetiSevimli Pembe Dondurma Karakteri: Animasyon Stilde Göz Kırpan KülahMermer Masa Üzerinde Kremamsı Vanilyalı Soft Dondurma Külah SunumuSevimli Animasyon Dondurma Karakteri: Gülümseyen Çocuk Yüzlü Külah Tasarım

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)külahı
Yönelme (-e)külaha
Bulunma (-de)külahta
Çıkma (-den)külahtan
Tamlayan (-in)külahın
Çoğul (-ler)külahlar

Tanım

•(mecaz) Oyun, hile.
•bu kabın alabileceği miktarda olan
•Çorum ili Alaca ilçesine bağlı bir köy.
•Erkeklerin giydiği genellikle keçeden, ucu sivri veya yüksek başlık
•İçine bazı şeyler koymak için huni biçiminde bükülmüş kâğıt kap
•Minare, kule vb. inşaatların üstünü örtmek için yapılan külaha benzer, ucu sivri çatı.
•Zonguldak ili Ereğli ilçesine bağlı bir köy.
•Aldatmaya dayanan davranış, aldatıcı oyun

Atasözü & Deyim

“Kelle sağ olsun da külah bulunur”

Diğer Dillerde

AlmancaBundhaube, Kettenhaube
Stühbusch Hutewald Schneitelung — Dondurma külahı Gofret
Fransızcacoiffe, coiffure (dişil) /kwaf/
coif (headgear in general)
çekim: çoğul coiffes
köken: Inherited from Middle French coiffe, from Late Latin cofia, from Old High German *kuffia, *kuphia (“little cap”), diminutive of Old High German kuffa, kupha (“hood, cap”), from Proto-West Germanic *kuppu (“round object, bowl”) (see English cop). See also Middle High German kupfe (“cap”), Old High German kupphia (“cap”); also spelled coeffe up to the 18th century.
Les voûtes sont divisées, en huit voûtains, par des ogives et des liernes. — Kesme taşlardan sekiz köşeli gövdesi ve tuğla ile örülmüş sekizgen piramit (ehrami) külahı vardır.
une coiffe paysanne
İspanyolcaalmófar, cofia
Parte de la armadura antigua, especie de cofia de malla, sobre la cual se ponía el capacete.
¡No me jodas! — Külahıma anlat!
Rusçaкулёк, кюлах; конусообразный колпак /kʊˈlʲɵk/
diminutive of куль (kulʹ) · paper or plastic bag
çekim: çoğul кульки́ · tamlayan кулька́
eş: куль, мешочек, пакетик
köken: куль (kulʹ) + -ёк (-jók)
Когда мы говорим о кулахе в наши дни, то на ум приходит это. — Günümüzde külah denince akla şunlar geliyor.
Farsçaکلوته
Felemenkçekappen, kapsel
to chop, as with an axe · to cut down, fell (e.g. a tree) · (in kappen op ...) to criticize
çekim: geçmiş kapten · ortaç gekapt · şimdiki kapt · ulaç kappend
eş: omhakken
köken: From Middle Dutch cappen. Further origin unsettled. Apparently related to German Low German kappen (“to clip, cut”), German kappen (“to clip, cut”), English chap and chop; thus it would also be distantly related to tjappen. The slang sense may have a distinct (unknown) etymology.
aile: afkappen, gekap, kaalkappen, kapbeitel, kaphamer, kapmes, loskappen, uitkappen
Vermeulen, Weert en Alkmaar. — Taç, kemer ve külah.
Portekizcecapuz, coifa (eril) /kaˈpu(j)s/
hood (headwear)
çekim: çoğul capuzes
köken: Borrowed from Spanish capuz, from French capuce, from Italian cappuccio.
aile: capuz-de-frade, capuz-de-fradinho, encapuzado
Minha pissa! — Külahıma anlat!
İsveççefrisyr, kalott
hairstyle, haircut (the style in which someone's hair has been cut and arranged)
çekim: çoğul frisyrer · tamlayan frisyrs
köken: Borrowed from French frisure.
Duga Nummersändare ^ YouTube — Dondurma külahı Unilever ^ YouTube
Fincehaarniskahuppu, huppu, kammata, kampaus /ˈhupːu/
hood (covering for the head; protective cover) · construction tarp (used to temporarily cover a building for construction during winter or cold weather) · hoodie (foreskin)
çekim: çoğul huput · tamlayan hupun
köken: Unclear. * Perhaps from huppa, huppo (“a type of hoodlike headwear; covering”) + -u. Compare dialectal hupussa, umpihupussa (“covered”) and huppeluksissa (“under water”). * Possibly derived through contamination with the words hukkua (“to drown”), uppo (“under water”) and upota (“to sink”). * Cognate with Karelian huppu (“hood, covering”), though that may be a loan of the Finnish word.
aile: huppari, huppumainen, hupullinen, huputtaa, klitoriksen huppu, huppuhuivi, huppukerttuli, huppukurki, huppumakaki, huppupuumuura
Pohjaistukassa on 24 siemenaihetta. — Külah bölümünde 24 faset bulunur.
Çekçeúčes (eril) /ˈuːt͡ʃɛs/
hairstyle
çekim: çoğul účesy · tamlayan účesu
eş: háro, hříva
köken: Deverbal from učesat.
Řekněme, že jsem prodal 3 miliony věcí za 1 dolar. — 3 milyon tane külah sattım, külahın tanesi 1 TL.
Macarcafrizura /ˈfrizurɒ/
hairstyle, haircut, hairdo
çekim: çoğul frizurák
köken: First attested in 1777. Borrowed from German Frisur (“haircut”) with Latinized ending, from French frisure (“curl; curling”).
aile: bubifrizura
Felül a többi rész palaszürke. — Peteğin üstü kurşun külâhlıdır.
İbraniceשָׁבִיס
הלוחמים נהגו לענוד שרשרות עשויות משיני הקורבנות. — Bu yüzden savaşçılar, örme zincir külahlarının üzerine sert miğferler giyerlerdi.
Dancafrisure
Tårnet brændte i 1683 efter lynnedslag. — 1683 yılındaki bir yangında minare külahları tutuşarak zarar gördü.
Katalancacòfia
İrlandacabeannán, caidhp (dişil)
coif, (lady's) bonnet
çekim: çoğul caidhpeanna · tamlayan caidhpe
aile: caidhp an chúil aird, caidhp bháis, caidhp fir, caidhp tí

Etimoloji

Farsça

Örnek Cümleler

Külahıma anlat!
My ass!
Sen onu benim külahıma anlat!
Tell it to the marines!
Kanunları külahıma anlat sen!
By the book my ass!
Jane bir külah dondurma istedi.
Jane wanted an ice cream cone.
Tom gece silahlı gündüz külahlıydı.
Tom was leading a double life.
Dondurma külahları gofretten yapılır.
Ice cream cones are made of wafer.
Sanırım bir külah daha dondurma yiyeceğim.
I think I will have one more ice cream cone.
3 milyon tane külah sattım, külahın tanesi 1 TL.
So let's say I sold 3 million widgets for $1.
Bir külahta iki kepçe dondurma istiyorum, lütfen.
I'd like two scoops of ice cream in a cone, please.
Külâh şeklinde ve içinde krema olan bir tatlıdır.
It has a soft but crusty outside and creamy inside.
Küçük bir kil külahı her biri için kullanılmıştı.
These alghoritms could be written onto paper.
O ünlü bir şarkıcı ile karşılaştığında külahını havaya attı.
She was beside herself with joy when she met the famous singer.
külâh ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod