Ana içeriğe geç
Sözlük
/
ikilem

ikilem

/i.ciˈlem/
noun
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"ikilem" kelimesinin İngilizcesi: dilemma, dilemma. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Matematikdilemmanoun
Geneldilemma

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)ikilemi
Yönelme (-e)ikileme
Bulunma (-de)ikilemde
Çıkma (-den)ikilemden
Tamlayan (-in)ikilemin
Çoğul (-ler)ikilemler

Tanım

•isim, mantık: İki önermesi bulunan ve her iki önermenin vargısı olan tasım; kıyasımukassem, dilemma
•İnsanı istenmeyen seçeneklerden birini, çoğunlukla iki seçenekten birini izlemeye zorlayan tartışma, sorun veya usa vurma durumu; çıkmazlık

Diğer Dillerde

AlmancaDilemma (nötr) /ˌdiˈlɛma/
Situation, die zwei Wahlmöglichkeiten bietet, die beide zu einem (in gleicher oder ähnlicher Weise) unerwünschten Ergebnis führen
çekim: çoğul Dilemmas · tamlayan Dilemmas
köken: From Latin dilēmma, Ancient Greek δίλημμα (dílēmma)
Angewohnheit großer Unternehmen, zu bestechen." — "mahkûm ikilemi" oluşmuştu.
Fransızcadilemme (eril) /di.lɛm/
dilemma
çekim: çoğul dilemmes
aile: dilemme cornélien
C'était un affreux dilemne. — Korkunç bir ikilemdi.
İspanyolcadilema, disyuntiva (eril) /diˈlema/
dilemma, quandary
çekim: çoğul dilemas
köken: From Latin dilēmma, from Ancient Greek δίλημμα (dílēmma), from δίς (dís, “twice”) + λῆμμα (lêmma, “premise, assumption”), from λαμβάνω (lambánō, “to take”).
aile: dilemático
Era un horrible dilema. — Korkunç bir ikilemdi.
Rusçaдилемма (dişil) /dʲɪˈlʲem(ː)ə/
dilemma
çekim: çoğul диле́ммы · tamlayan диле́ммы
köken: Borrowed from Late Latin dilemma, from Ancient Greek δίλημμα (dílēmma, “double proposition”), from δι- (di-) + λῆμμα (lêmma, “premise, proposition”).
Это было для меня дилеммой. — Benim için bir ikilemdi.
من رشوة الشركات الكبري أن تستمر. — "mahkûm ikilemi" oluşmuştu.
Farsçaدوراهی, مشکل /d̪o.ɹɒː.ɦíː/
bifurcation on a road · crossroads, dilemma
köken: From دو (do, “two”) + راه (rāh/râh, “road”) + ـی (-ī/i).
روابط بین عربستان و امارات بر سر دوراهی قرار گرفته است.
Yunancaδίλημμα (nötr) /ˈði.li.ma/
dilemma, quandary (a circumstance in which a choice must be made between two or more alternatives that seem equally undesirable) · dilemma
çekim: çoğul διλήμματα · tamlayan διλήμματος
köken: Learned borrowing from Koine Greek δίλημμα (dílēmma) with semantic loan from French dilemme.
aile: διλημματικός
Ήταν ένα φοβερό δίλημμα. — Korkunç bir ikilemdi.
Japoncaジレンマ /d͡ʑiɾẽ̞mːa̠/
dilemma
köken: From English dilemma.
これが私の言う — "mahkûm ikilemi" oluşmuştu.
これは両方しっかりと保護をしてあげないと、当然ですけれども、本来進めるべきものが進まない、いわば囚人のジレンマみたいになってしまう。
Korece딜레마
매우 어려운 일이었습니다. — "mahkûm ikilemi" oluşmuştu.
Lehçedylemat (eril) /dɘˈlɛ.mat/
dilemma, perplexity, predicament, quandary (difficult circumstance) · dilemma
çekim: çoğul dylematy · tamlayan dylematu
eş: alternatywa, kłopot, kłopotliwe położenie, problem, rozterka, trudne położenie
köken: From Ancient Greek δίλημμα (dílēmma).
To był okropny dylemat. — Korkunç bir ikilemdi.
Ukraynacaдиле́ма
Я сама є зразком головного парадоксу. — Merkezi bir ikilemi taşıyorum.
Hintçeअसमंजस, दुविधा, संशय (eril) /ə.sə.mən.d͡ʒəs/
confusion, disorder, disarray
çekim: çoğul असमंजसों
köken: Borrowed from Sanskrit असमञ्जस (asamañjasa).
Fincedilemma, pulma /ˈdilemːɑ/
dilemma (between two alternatives)
çekim: çoğul dilemmat · tamlayan dilemman
köken: From Late Latin dilemma, from Ancient Greek δίλημμα (dílēmma).
Minussa kiteytyy keskeinen paradoksi. — Merkezi bir ikilemi taşıyorum.
Rumencedilemă (dişil)
dilemma
çekim: çoğul dileme · tamlayan dileme
köken: Borrowed from French dilemme.
Eu reprezint un mare paradox. — Merkezi bir ikilemi taşıyorum.
İbraniceדילמה (dişil)
A dilemma: a circumstance involving a choice between undesirable alternatives. · A dilemma: a difficult circumstance or problem.
çekim: çoğul דִּילֶמּוֹת
של החברות הגדולות, לשחד. — "mahkûm ikilemi" oluşmuştu.
Bulgarcaили-или
Аз съм олицетворение на основния парадокс. — Merkezi bir ikilemi taşıyorum.
İrlandacaaincheist (dişil)
dilemma
çekim: çoğul aincheisteanna · tamlayan aincheiste
köken: From ain- (“bad”) + ceist (“question”).
Ermeniceդիլեմա, երկընտրանք /jeɾkəntˈɾɑnkʰ/
dilemma
çekim: çoğul երկընտրանքներ
köken: երկ- (erk-) + ընտրանք (əntrankʻ)
Gürcüceდილემა /d̥ile̞mä/
dilemma
çekim: tamlayan დილემის
Tagalogcaawampili
Esperantodilemo /diˈlemo/
dilemma (a difficult circumstance or problem)
çekim: çoğul dilemoj
köken: From Late Latin dilemma, from Ancient Greek δίλημμα (dílēmma, “ambiguous proposition”).
Belarusçaдыле́ма
Makedoncaдилема (dişil) /diˈlɛma/
dilemma
çekim: çoğul диле́ми

Etimoloji

Partial phono-semantic matching of French dilemme. By surface analysis, ikile- + -m. Coined by Turkish Language Association in 1942.

Örnek Cümleler

Bu ikilemdir.
This is the dilemma.
Ve o, ikilemdir.
And that's the dilemma.
Bu büyük bir ikilem.
It's a big dilemma.
O yanlış bir ikilem.
That is a false dichotomy.
Korkunç bir ikilemdi.
It was a horrendous dilemma.
Andrey Bruce ikilemesi
Andrey Bruce duology
Benim için bir ikilemdi.
It was a dilemma for me.
Bu konuda bir ikilem yok.
There is no dilemma.
1970: Giro-Tour ikilemesi
1970: A Giro–Tour double
Çok kötü bir ikilemdeyim.
I am in a terrible dilemma.
Peki senin ikilemin nedir?
So what's your dilemma?
Sami bir ikilemle karşılaştı.
Sami faced a dilemma.
ikilem ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod