Ana içeriğe geç
Sözlük
/
halüsinasyon

halüsinasyon

/ha.ly.si.nas.ˈjɔn/
noun
C1 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"halüsinasyon" kelimesinin İngilizcesi: hallucination. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelhallucination

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)halüsinasyonu
Yönelme (-e)halüsinasyona
Bulunma (-de)halüsinasyonda
Çıkma (-den)halüsinasyondan
Tamlayan (-in)halüsinasyonun
Çoğul (-ler)halüsinasyonlar

Tanım

•sanrı, varsanı
•Uyanık bir kişinin, kendi dışında var sandığı ancak gerçekte olmayan olguları algılaması, yaşaması

Diğer Dillerde

hallucination (sensory perception of something that does not exist)
çekim: çoğul Halluzinationen · tamlayan Halluzinationen
köken: Borrowed from Latin ālūcinātiō.
Aber es gibt auch Halluzinationen. — Fakat bir de halüsinasyonlar var.
Fransızcaillusion (dişil) /i.ly.zjɔ̃/
illusion
çekim: çoğul illusions
eş: fantasmagorie, mirage, trompe-l’œil
köken: Borrowed from Latin illusiōnem.
aile: illusion d'optique
Il fait de nouvelles hallucinations. — Yine bir halüsinasyon görür.
İspanyolcaalucinación, ilusión (dişil) /aluθinaˈθjon/
hallucination
çekim: çoğul alucinaciones
köken: Borrowed from Latin allucinātiōnem.
aile: pseudoalucinación
Sin embargo, también existen alucinaciones. — Fakat bir de halüsinasyonlar var.
İtalyancaallucinazione (dişil) /al.lu.t͡ʃi.natˈt͡sjo.ne/
hallucination
çekim: çoğul allucinazioni
eş: delirio, incubo, miraggio, ossessione, visione, abbaglio
Ma esistono anche le allucinazioni. — Fakat bir de halüsinasyonlar var.
Rusçaгаллюцинация (dişil) /ɡəlʲʊt͡sɨˈnat͡sɨjə/
hallucination
çekim: çoğul галлюцина́ции · tamlayan галлюцина́ции
eş: галюн, фантом, видение
Также умеет вызывать галлюцинации. — Yine bir halüsinasyon görür.
ولكن هناك ايضا ما يدعى بالهلوسة — Fakat bir de halüsinasyonlar var.
Azericegözəgörünmə, hallüsinasiya, qarabasma /ɡɑrɑbasˈmɑ/
nightmare, incubus · sleep paralysis
çekim: çoğul qarabasmalar · tamlayan qarabasmanın
köken: Compound of qara (“evil, wicked”) + basma (“pressing”). Cognate with Turkish karabasan. For semantic development, compare Finnish painajainen.
hallucination
çekim: çoğul галлюцинациялар · tamlayan галлюцинацияның
köken: Borrowed from Russian галлюцина́ция (galljucinácija), from German Halluzination, from Latin hallucinatus.
Felemenkçehallucinatie, waanbeeld (dişil)
hallucination
çekim: çoğul hallucinaties
eş: zinsbedrog, zinsbegoocheling, waanvoorstelling
köken: From French hallucination, from hallucinātiō.
Fiche Uselding op Odis — Halüsinojen TDK'da Halüsinasyon
Portekizcealucinação (dişil) /a.lu.si.naˈsɐ̃w̃/
hallucination (sensory perception of something that does not exist)
çekim: çoğul alucinações
köken: From alucinar (“hallucinate”) + -ção (“-tion”).
Ele pensa novamente estar se tratando de uma alucinação. — Yine bir halüsinasyon görür.
Yunancaπαραίσθηση (dişil) /paˈrɛsθisi/
illusion · hallucination
çekim: çoğul παραισθήσεις · tamlayan παραίσθησης
köken: Learned borrowing from Koine Greek παραίσθησις (paraísthēsis, “misperception”) with semantic loan from French hallucination. By surface analysis, παρ- (par-) + αίσθηση (aísthisi).
aile: παραισθησιακός, παραισθησιογόνος
Όμως υπάρχουν και οι ψευδαισθήσεις επίσης. — Fakat bir de halüsinasyonlar var.
Japonca幻想, 幻覚 /ɡẽ̞ɰ̃so̞ː/
fantasy, illusion
çekim: geçmiş 幻想した
aile: 幻想曲: fantasy, 幻想的, 幻想文学
ヒアリング (hearing) 聞くこと。 — İşitme halüsinasyonları (İng.
幻想をいだく
Korece환각 /ˈɸwa̠(ː)nɡa̠k̚/
hallucination, illusion
köken: Sino-Korean word from 幻覺.
그런 반면 환각도 있습니다. — Fakat bir de halüsinasyonlar var.
Lehçehalucynacja (dişil) /xa.lu.t͡sɘˈna.t͡sja/
hallucination
çekim: çoğul halucynacje · tamlayan halucynacji
eş: majaczenie, majak, mara, omam, przywidzenie, widzenie
köken: Borrowed from French hallucination, from Latin hallūcinātiō.
Jednak istnieją też halucynacje. — Fakat bir de halüsinasyonlar var.
Періодично він бачить галюцинації. — Yine bir halüsinasyon görür.
hallucination
çekim: çoğul aistiharhat · tamlayan aistiharhan
köken: Compound of aisti (“sense”) + harha (“delusion”).
Mutta ihmisillä on toki hallusinaatioitakin. — Fakat bir de halüsinasyonlar var.
Çekçehalucinace, přelud (dişil) /ˈɦalut͡sɪnat͡sɛ/
hallucination
çekim: çoğul halucinací · tamlayan halucinací
eş: přelud, vidina
Tyto halucinace měl jeho děda. — Büyükbabasının halüsinasyonları vardı.
Macarcaérzékcsalódás, hallucináció /ˈeːrzeːkt͡ʃɒloːdaːʃ/
delusion, illusion, hallucination (related to the senses)
çekim: çoğul érzékcsalódások
köken: érzék (“sense”) + csalódás (“delusion, illusion”)
aile: érzékcsalódási, érzékcsalódásos
De hallucináció is létezik. — Fakat bir de halüsinasyonlar var.
İbraniceהזיה
אבל ישנן גם הזיות. — Ve halüsinasyonlar tamamen farklı.
Dancahallucination
Men der findes også hallucinationer. — Fakat bir de halüsinasyonlar var.
Norveççehallusinasjon
Jack forteller at han ser faren sin i hallusinasjoner. — Jack, babasını gördüğünü ve bunun halüsinasyon olduğunu söyler.
Endonezcehalusinasi /halusiˈnasi/
hallucination: a sensory perception of something that does not exist · delusion
çekim: çoğul halusinasi-halusinasi
köken: Borrowed from Dutch hallucinatie, from French hallucination, from Latin hallucinātiō.
Hal tersebut adalah halusinasi, yang menghilang saat ia sentuh. — Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.
Но има също и халюцинации. — Fakat bir de halüsinasyonlar var.
Slovakçahalucinácia (dişil) /ɦalut͡sinaːt͡sia/
hallucination
Začne mať halucinácie. — Yine bir halüsinasyon görür.
Slovencehalucinacija (dişil) /xalut͡sinàːt͡sija/
hallucination
çekim: çoğul halucinácije · tamlayan halucinácije
To so bile halucinacije, ki so izginile v trenutku, ko se jih je dotaknil. — Bunlar, onun dokunduğunda yok olan halusinasyonlarıydı.
Litvancahaliucinacija (dişil) /ɣɐlʲʊ̟t͡sʲɪ²ˈnɑːt͡sʲɪjɛ/
hallucination
çekim: çoğul haliucinãcijos · tamlayan haliucinãcijos
köken: haliucinuoti (“to hallucinate”) + -cija (“tion”). Alternatively, borrowed from Belarusian галюцына́цыя (haljucynácyja) or Ukrainian галюцина́ція (haljucynácija), hence -liu- rather than -lu-.
aile: haliucinacinis, haliucinogeninis
Letoncahalucinācija

Etimoloji

Borrowed from French hallucination.

Örnek Cümleler

Tom halüsinasyon görüyor.
Tom's hallucinating.
Hiç halüsinasyon görmedim.
I've never hallucinated.
Hasta halüsinasyon görüyor.
The patient is hallucinating.
Yine bir halüsinasyon görür.
They have a hyaline epicyst.
Sami halüsinasyon görmüyordu.
Sami wasn't hallucinating.
Halüsinasyon gördüğümü sandım.
I thought I was hallucinating.
Halüsinasyon görüyor olmalıyım.
I must be hallucinating.
Belki Tom halüsinasyon görüyordur.
Maybe Tom is hallucinating.
Leyla halüsinasyon görmeye başladı.
Layla started hallucinating.
Büyükbabasının halüsinasyonları vardı.
His grandfather had these hallucinations.
Charles Bonnet halüsinasyon görmüyordu.
Charles Bonnet did not have them.
Hareketli birçok halüsinasyonu da vardı.
She had very mobile hallucinations as well.
halüsinasyon ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod