Ana içeriğe geç
Sözlük
/
duyulur

duyulur

C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"duyulur" kelimesinin İngilizcesi: perceptible, tangible, audible. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelperceptible
Geneltangible
Genelaudible

Tanım

•duyulmak fiilinin bildirme kipi geniş zaman 3. teklik şahıs olumlu çekimi

Atasözü & Deyim

“Kara haber tez duyulur”

Diğer Dillerde

so gestaltet, dass etwas gut mit dem Verstand erfasst werden kann
Schreie aus der Hölle ungehört. — Dışridan bağırışlar duyulur.
İspanyolcaaudible, oíble, palpable, tangible /auˈdible/
audible
zıt: inaudible
köken: Borrowed from Late Latin audibilis. Doublet of oíble.
aile: audibilidad, audiblemente, inaudible, registro audible
El sujeto escucha voces. — Ahizeden ton sesi duyulur.
İtalyancapalpabile, tangibile, udibile /palˈpa.bi.le/
palpable, tangible
eş: toccabile, tangibile, materiale, reale, concreto, chiaro
zıt: impalpabile
köken: Borrowed from Late Latin palpābilis.
aile: palpabilità, palpabilmente
La sera sente un fischio provenire dalla foresta. — Ormandan bir boru sesi duyulur.
Arapçaمسموع, مَلْمُوْس /mas.muːʕ/
heard, audible
köken: Derived from the passive participle of سَمِعَ (samiʕa, “to hear”).
[قصف الرعد] — [gökgürültüsü duyulur]
Farsçaملموس /mal.ˈmuːs/
tangible
köken: Borrowed from Arabic مَلْمُوس (malmūs).
Felemenkçebegrijpelijk, concreet, hoorbaar, tastbaar /bə.ˈɣrɛi̯.pə.lək/
understandable
çekim: karşılaştırma begrijpelijker · üstünlük begrijpelijkst
köken: From Middle Dutch begripelijc. Equivalent to begrijpen + -e- + lijk.
aile: begrijpelijkerwijs, begrijpelijkheid, onbegrijpelijk
Zicht op het dorp. — Durum köyde duyulur.
Portekizceaudível, tangível /awˈd͡ʒi.vew/
audible
zıt: inaudível
köken: Borrowed from Late Latin audibilis, from Latin audiō.
Logo depois, se ouve um tiro. — Ardından bir silah sesi duyulur.
tactile, sensible, perceptible · significant, marked, noteworthy
eş: αντιληπτός, μεγάλος, αξιόλογος, έκδηλος, φανερός
köken: From Ancient Greek αἰσθητός (aisthētós), related to αἰσθάνομαι (aisthánomai, “to perceive, understand”).
[αμυδρός ήχος μηχανημάτων] — [medikal aletlerin sesi duyulur]
彼を尊敬している。 — Ona saygı duyulur.
done with the hands, physical (often in a rough manner) · palpable
köken: hand (“hand”) + gripa (“grip”) + -lig (“-ly”)
[åskan bullrar] — [gökgürültüsü duyulur]
taki, którego można dotknąć
eş: namacalny, dotykowy, haptyczny, uchwytny, wyczuwalny, wyrazisty
[dźwięk syren] — [siren sesleri duyulur]
Ukraynacaчу́тний
А це означає, що невдовзі намічається наступ. — Hemen ardından bir inleme duyulur.
corporeal, tangible, material
çekim: karşılaştırma aineellisempi · üstünlük aineellisin
zıt: aineeton
köken: ainee- + -llinen
aile: aineellisesti, aineellistaa, aineellistua, aineellistuma, aineellisuus
[ukkonen jyrisee] — [gökgürültüsü duyulur]
Çekçeslyšitelný /ˈslɪʃɪtɛlniː/
audible, hearable
çekim: karşılaştırma slyšitelnější · üstünlük nejslyšitelnější
zıt: neslyšný, neslyšitelný
köken: From slyšet + -telný.
[dunění hromu] — [gökgürültüsü duyulur]
slyšitelný zvuk
těžko slyšitelný
obsolete form of audibil
köken: From auzi + -bil.
Apoi, la 12.30, s-au auzit trei focuri de armă. — Birdenbire üç tüfek sesi duyulur.
material · monetary, pecuniary, financial
çekim: karşılaştırma anyagibb · üstünlük leganyagibb
köken: From anyag + -i (adjective-forming suffix).
aile: anyagias, anyagilag
A faluban emléktáblája látható. — Durum köyde duyulur.
İbraniceמוחשי
ושלב זה דורש חמצן. — Bu süreçte oksijene ihtiyaç duyulur.
Latinceaudibilis, tactilis /au̯ˈdiː.bɪ.lɪs/
audible
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₂ewisder. Proto-Indo-European *dʰeh₁-der. Proto-Italic *awizdjō Latin audiō Proto-Indo-European *-dʰlom Proto-Indo-European *-dʰlis Proto-Italic *-ðlis Latin -bilis Latin audībilis From audiō (“to hear”) + -bilis (“-ble”).
concrete · characterized by concretism
çekim: çoğul konkreter · tamlayan konkrets
zıt: abstrakt
köken: From Latin concrētus.
aile: konkretion, konkretisere, konkretisme, konkretist, ukonkret
[torden] — [gökgürültüsü duyulur]
Øyeblikk senere hørtes et skudd. — Ardından bir silah sesi duyulur.
material, corporeal, physical, substantial, tangible
çekim: karşılaştırma по́-веще́ствени · üstünlük на́й-веще́ствени
köken: From вещество́ (veštestvó) + -ен (-en).
Ами, да, но... — [AYAK SESLERÝ DUYULUR]
веще́ствен свят
Katalancaoïble /uˈib.blə/
audible
zıt: inoïble, inaudible
köken: From oir + -ible, or from Late Latin audibilis.
audible
çekim: karşılaştırma mwy clywadwy · üstünlük mwyaf clywadwy
köken: From clyw- + -adwy.
Esperantoaŭdebla, palpebla /au̯ˈdebla/
audible
zıt: neaŭdebla
köken: From aŭdi (“to listen”) + -ebla (“-able”). Reinforced by English audible, French audible.

Örnek Cümleler

Ona saygı duyulur.
She is looked up to.
Ona saygı duyulur.
Respect for him!
Bu olay duyulursa, ne olur?
What will happen if this gets out?
Tanrı Neptün'ün sesi duyulur.
The Voice of Neptune is heard.
Ardından bir silah sesi duyulur.
A gunshot is then heard.
[medikal aletlerin sesi duyulur]
[chiming faintly]
Yağmura her yerde ihtiyaç duyulur.
Rain is needed everywhere.
Onlar tarafından ona saygı duyulur.
He is respected by them.
Hikaye duyulursa başım belaya girer.
I'll be in trouble if the story gets out.
Ona herkes tarafından saygı duyulur.
He is respected by everybody.
Tom'a herkes tarafından saygı duyulur.
Tom is respected by everybody.
Su çıkartıldığı için de saygı duyulur.
They will overheat if used out of the water.
duyulur ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod