Ana içeriğe geç
Sözlük
/
cüzzamlı

cüzzamlı

TR → EN
"cüzzamlı" kelimesinin İngilizcesi: leper. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelleper

Tanım

•Cüzzam hastalığına tutulmuş olan, alaten.
•Hansen basilinin sebep olduğu, sinir sistemi ve deri başta olmak üzere birçok sistem ve organı etkileyebilen bulaşıcı bir hastalık olan cüzzam hastalığına tutulmuş olan

Diğer Dillerde

inflection of aussätzig: · strong genitive/dative feminine singular · strong genitive plural
Fransızcalépreux, léprosé (eril) /le.pʁø/
leprous · leprous, dilapidated
La population trouve asile dans les îles. — Kaçışlarında Cüzzamlılar Adası'ndakilerden yardım görürler.
De vieilles maisons lépreuses côtoyaient des immeubles flambant neufs.
İspanyolcaleprosa, leproso /leˈpɾosa/
feminine singular of leproso
Berab no esperaba mucha oposición de Ibn Habib, si bien estaba equivocado. — Vehb ibn-i Münebbih’in rivayetine göre Habib, cüzzamlıydı.
İtalyancalebbrosa, lebbroso (dişil)
feminine singular of lebbroso
çekim: çoğul lebbrose
Rusçaпрокажённый /prəkɐˈʐonːɨj/
past passive perfective participle of прокази́ть (prokazítʹ)
çekim: çoğul прокажённые · tamlayan прокажённого
У девушки прическа, свидетельствующая о том, что она не замужем. — Gömleğindeki bit, cüzzamlı olmadığına delil olarak kabul edilerek evlenmesine izin verildi.
Arapçaأَبْرَص, أَجْذَم
Farsçaجذامی
Felemenkçemelaats /məˈlaːts/
leprous
köken: From Middle Dutch malaetsch, extended form (with the suffix -s) of Middle Dutch malate, malade (“leprous”), itself from Old French malade (“ill, sick”). The specific use for “leprous” may already have existed in French, cf. Middle French grosse maladie (“leprosy”). See also Melaten, a medieval leprosarium in Cologne.
aile: melaatsheid
Yunancaλεπρός
leprous · leper (when used as a noun)
eş: χανσενικός, λωβιάρης, λωβιασμένος, λαϊκότροπο
köken: From Ancient Greek λεπρός (leprós).
Japonca癩病患者
Korece나환자, 문둥이, 한센병 환자 /ˈna̠(ː)βwa̠ɲd͡ʑa̠/
a leper (someone suffering from leprosy)
köken: Sino-Korean word from 나(癩) (na, “leprosy”) + 환자(患者) (hwanja, “patient”).
나환자 식민지
İsveççespetälsk
leprous (suffering from leprosy) · a leper
köken: From Old Swedish spetcelsker, spitcelsker.
Han är spetälsk
Vi såg en spetälsk
Lehçetrędowaty (eril) /trɛn.dɔˈva.tɘ/
leper (person who has leprosy)
çekim: çoğul trędowaci · tamlayan trędowatego
köken: Etymology tree Polish trąd Proto-Indo-European *-usder. Proto-Indo-European *-osder. Proto-Slavic *-ovъ Old Polish -owy Polish -owy Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-éh₂ Proto-Indo-European *-tós Proto-Indo-European *-eh₂tos Proto-Balto-Slavic *-āˀtas Proto-Slavic *-atъ Polish -aty Polish -owaty Polish trędowaty From trąd + -owaty.
Ukraynacaпрока́жений
Fincespitaalinen /ˈspitɑːlinen/
leprotic, leprous
çekim: karşılaştırma spitaalisempi · üstünlük spitaalisin
köken: spitaali + -inen
Rumenceleproasă, lepros (dişil)
female equivalent of lepros
çekim: çoğul leproase · tamlayan leproase
Macarcaleprás /ˈlɛpraːʃ/
leper (a person who has leprosy)
çekim: çoğul leprások
köken: lepra + -s
A tengerparton, a túlélők menedéket keresnek a rájuk zúduló eső elől. — Kaçışlarında Cüzzamlılar Adası'ndakilerden yardım görürler.
İbraniceמְצֹרָע
Latinceleprōsus
Dancaspedalsk
leprous
köken: From Middle Low German spedalsch (“hospitalized”), from spetal (“hospital”).
Bulgarcaпрокажен
Katalancaleprós
Galiçyacagafo, malato (eril) /ˈɡafo̝/
leper; any person with a deformity · growl of a cat
çekim: çoğul gafos
köken: From Old Galician-Portuguese gafo (13th century, Cantigas de Santa Maria). Either from gafa (“hook”), from Old Occitan gafar (“to grab”); or from Arabic.
aile: gafar, gafaría, gafento, gafeño, gafume
İrlandacalobhar
Gürcüceკეთროვანი /kʼe̞tʰɾo̞väni/
infected with leprosy
çekim: çoğul კეთროვნები · tamlayan კეთროვნის
köken: From Old Georgian კეთროვანი (ḳetrovani), კეთროანი (ḳetroani); equivalent to კეთრი (ḳetri, “leprosy”) + -ოვანი (-ovani).
Tagalogcaketongin /keˈtoŋin/
leper
köken: From ketong + -in.
Svahilimkoma
doum palm, gingerbread tree, doom palm (Hyphaene thebaica)
çekim: çoğul mikoma
köken: Inherited from Proto-Bantu [Term?].
Esperantoleprulo /leˈprulo/
leper; a person with leprosy
çekim: çoğul lepruloj
köken: Etymology tree Esperanto lepro Esperanto -ulo Esperanto leprulo From lepro + -ulo.
Senkulpeco similas al muta leprulo, kiu perdis sian sonorilon, vagante tra la mondo, ne intencante damaĝon.

Örnek Cümleler

O cüzzamlı. Yanına yaklaşma.
He's afflicted with leprosy. Don't go near him.
Hepimiz cüzzamlılar gibi davranıyorduk.
We were all treated like lepers.
Körü ve cüzzamlıyı iznimle iyileştiriyordun.
And behold! thou bringest forth the dead by My leave.
Putin uluslararası arenada cüzzamlı muamelesi görecek.
Putin will be a pariah on the international stage.
ALLAH'ın izniyle körü ve cüzzamlıyı iyileştirir, ölüyü diriltirim.
I will heal the blind and the leper, and infuse life into the dead, by the leave of God.
Napela, o yıl Sağlık Kurulu tarafından cüzzamlı koloninin şefi olarak atandı.
Napela was appointed that year by the Board of Health as superintendent of the leper colony.
Körü ve cüzzamlıyı iznimle iyileştiriyordun. Yine benim iznimle ölüleri diriltiyordun.
And you healed the blind and the leprous, by My leave; and you revived the dead, by My leave.
Yeni geldikleri bu köydeki cüzzamlıları ve köyün şamanını bir mağaraya saklamışlardır.
They hid the village lepers in a cave with the village shaman.
cüzzamlı ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod