O cüzzamlı. Yanına yaklaşma.He's afflicted with leprosy. Don't go near him.
Hepimiz cüzzamlılar gibi davranıyorduk.We were all treated like lepers.
Putin uluslararası arenada cüzzamlı muamelesi görecek.Putin will be a pariah on the international stage.
ALLAH'ın izniyle körü ve cüzzamlıyı iyileştirir, ölüyü diriltirim.I will heal the blind and the leper, and infuse life into the dead, by the leave of God.
Körü ve cüzzamlıyı iznimle iyileştiriyordun. Yine benim iznimle ölüleri diriltiyordun.And you healed the blind and the leprous, by My leave; and you revived the dead, by My leave.
Körü ve cüzzamlıyı iznimle iyileştiriyordun.And behold! thou bringest forth the dead by My leave.
Napela, o yıl Sağlık Kurulu tarafından cüzzamlı koloninin şefi olarak atandı.Napela was appointed that year by the Board of Health as superintendent of the leper colony.
Yeni geldikleri bu köydeki cüzzamlıları ve köyün şamanını bir mağaraya saklamışlardır.They hid the village lepers in a cave with the village shaman.
Kaçışlarında Cüzzamlılar Adası'ndakilerden yardım görürler.La population trouve asile dans les îles.
Vehb ibn-i Münebbih’in rivayetine göre Habib, cüzzamlıydı.Berab no esperaba mucha oposición de Ibn Habib, si bien estaba equivocado.
Gömleğindeki bit, cüzzamlı olmadığına delil olarak kabul edilerek evlenmesine izin verildi.У девушки прическа, свидетельствующая о том, что она не замужем.
Kaçışlarında Cüzzamlılar Adası'ndakilerden yardım görürler.A tengerparton, a túlélők menedéket keresnek a rájuk zúduló eső elől.