bekâret
/be.caːˈɾet/
noun
TR → EN
"bekâret" kelimesinin İngilizcesi: virginity, virginity. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelvirginitynoun
Genelvirginity
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)bekâreti
Çoğul (-ler)bekâretler
Tanım
•doğallık, tazelik
•kızlık, bakirlik
•saflık, temizlik, masumluk
•sanat ve düşüncede özgünlük, yenilik
•Cinsel ilişkide bulunmamış kadının durumu
•Doğal olma durumu, tazelik
•Günahsızlık, temizlik, ahlak temizliği
•Sanat ve düşüncede özgünlük, yenilik
Diğer Dillerde
AlmancaJungfräulichkeit, Unschuld, Virginität /ˈjʊŋfʁɔɪ̯lɪçkaɪ̯t/
virginity
eş: Jungfernschaft
köken: jungfräulich + -keit
Ich meine, die Entjungferung umfasst normalerweise ... — Yani sonuçta bekaretini kaybetmek genelde iki kişiyle olur...
Fransızcavirginité (dişil) /viʁ.ʒi.ni.te/
virginity (state of being a virgin) · moral purity
çekim: çoğul virginités
köken: Learned borrowing from Latin virginitās. First known attestation 881 in The Sequence of Saint Eulalia.
C'est toi que je vais aimer maintenant. — Bekaretini bozacağım!
perdre sa virginité
İspanyolcadoncellez, virginidad (dişil) /donθeˈʝeθ/
maidenhood; virginity
çekim: çoğul doncelleces
köken: From doncella + -ez.
Tomaré tu virginidad! — Bekaretini bozacağım!
İtalyancapulcellaggio, verginità (eril)
virginity
çekim: çoğul pulcellaggi
köken: From pulcella + -aggio.
Prenderō la tua verginitā! — Bekaretini bozacağım!
Rusçaдевственность, целомудрие, невинность
девственность, целомудрие, невинность
Я лишу тебя девственности! — Bekaretini bozacağım!
Arapçaبَتُولِيَّة, بَكَارَة
الغيرة في الزواج الجنسي المفتوح. — Yahudilikte evlilikte bekaret aranır.
virginity (female)
çekim: çoğul bakirəliklər · tamlayan bakirəliyin
köken: Morphologically bakirə (“virgin”) + -lik.
Felemenkçemaagdelijkheid (dişil)
virginity (state of being a virgin) · innocence, inexperience
çekim: çoğul maagdelijkheden
köken: From maagdelijk (“virgin”) + -heid (“-ity”).
Heden ten dage wordt het dwangbuis nog gebruikt voor bdsm-doeleinden. — Günümüzde bekâret kemerleri BDSM'de kullanılır.
Portekizcevirgindade (dişil) /viʁ.ʒĩˈda.d͡ʒi/
virginity (state of being a virgin)
köken: From Old Galician-Portuguese virgĩidade, from Latin virginitātem (“virginity”), from virgō (“virgin”).
Ela afirma que perdeu a virgindade aos 14 anos de idade com um amigo. — Hatıralarına göre, bekaretini 16 yaşında 3 kişilik bir ilişkide kaybetti.
Yunancaπαρθενία
το να είναι κανείς παρθένος, να μην έχει έρθει σε σεξουαλική επαφή, η παρθενιά
Θα σου πάρω την παρθενιά σου! — Bekaretini bozacağım!
unmarried woman · female virgin (female who has not had sexual experience) · woman's virginity
eş: 処子, おとめ, きむすめ, おぼこ, バージン
köken: From Middle Chinese 處女 (MC tsyhoX|tsyhoH nrjoX|nrjoH). /syodyo/ > /syozyo/. Originally referred in Japanese to a woman in a house ([家(いえ)に]処(い)る女(おんな) ie ni iru onna), more specifically to an unmarried woman.
aile: 処女性, 処女作
ユダヤ教式の結婚式をあげた。 — Yahudilikte evlilikte bekaret aranır.
30歳の処女
彼氏に処女をあげる
処女を奪う
virginity in a (young) female
çekim: tamlayan jungfrudoms
Tvångströjor används också i BDSM. — Günümüzde bekâret kemerleri BDSM'de kullanılır.
Lehçedziewictwo, panieństwo (nötr) /d͡ʑɛˈvi.t͡stfɔ/
virginity
çekim: tamlayan dziewictwa
eş: cnota, cnotliwość, niewinność, panieństwo, celibat, cnota
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *dʰeh₁(y)-der. Proto-Slavic *děva Proto-Indo-European *-is Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-ih₂ Proto-Balto-Slavic *-kas Proto-Slavic *-ica Proto-Slavic *děvica Polish dziewica Proto-Indo-European *-tusder. Proto-Slavic *-ьstvo Old Polish -stwo Polish -stwo Polish -ctwo Polish dziewictwo From dziewica + -ctwo.
Zgwałconą porzucił. — Tecavüz Bekâret
Ukraynacaнеза́йманість, цно́та, цнотли́вість
Це не невинність, а плодючість, це багатство, це сади, омиті ріками. — O bekaret değil, doğurganlıktır, bolluktur, içinden ırmaklar akan bahçelerdir.
Finceneitsyys /ˈnei̯tsyːs/
virginity
çekim: çoğul neitsyydet · tamlayan neitsyyden
köken: neitsyt + -yys
Tästä syystä juutalaisissa häissä on oltava minjan paikalla. — Yahudilikte evlilikte bekaret aranır.
Çekçepanenství (nötr) /ˈpanɛnstviː/
virginity, maidenhood
çekim: çoğul panenstvím
köken: From panna (“virgin, maiden”) + -ství.
Dnes se používá především v praktikách BDSM. — Günümüzde bekâret kemerleri BDSM'de kullanılır.
Coordinate term: panictví
Rumencefeciorie, virginitate (dişil)
virginity
çekim: tamlayan feciorii
köken: From fecioară + -ie.
Aici este certificatul virginitatea [br] la medicul. — İşte doktorun verdiği bekaret raporu.
İbraniceבְּתוּלִים
חתונות יהודיות יבוצעו בסתר. — Yahudilikte evlilikte bekaret aranır.
Latincevirginitās
Vietnamcatrinh tiết /t͡ɕïŋ˧˧ tiət̚˧˦/
chastity (of a woman); virginity
köken: Sino-Vietnamese word from 貞節.
Nếu phụ nữ lái xe thì sẽ "mất trinh tiết" - Tu sĩ Ả rập cảnh báo — Suudi din adamı uyarıyor, kadınlar araba sürerse bu 'Bekaretin Sonu' olur. (Kahkahalar)
Bulgarcaде́вственост
Той не е девственост, той е плодовитост, изобилие, това са градини, напоени от течащи потоци. — O bekaret değil, doğurganlıktır, bolluktur, içinden ırmaklar akan bahçelerdir.
Slovakçapanenstvo
Morálne zlo v manželskom akte. — Yahudilikte evlilikte bekaret aranır.
Slovencedevištvo
Litvancanekaltýbė
Išžaginimas Vikiteka — Tecavüz Bekâret
Letoncajaunavība (dişil)
virginity (the quality of one, especially a woman, who is virgin, who has no sexual experience)
çekim: tamlayan jaunavības
köken: From jaunava (“virgin, young woman”) + -ība (with jaunava from jauns (“young, new”) + -ava).
jaunavības plēve
vīriešu jaunavība
zaudēt jaunavību
Estoncaneitsilikkus
Taycaพรหมจรรย์ /pʰrom˧.ma˦˥.t͡ɕan˧/
brahmacharya. · virginity.
köken: From Sanskrit ब्रह्मचर्य (brahmacarya, “chastity”).
Etimoloji
Arapça
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Bekaretimi kaybettim.
I lost my virginity.
Leyla bekaretini vermek istemedi.
Layla didn't want to surrender her virginity.
İşte doktorun verdiği bekaret raporu.
Here's the virginity certificate[br]from the doctor.
Tom Mary'nin bekaretine saygı gösterdi.
Tom respected Mary's chastity.
Bekaretimi kaybettiğim zamanı size anlatayım.
Let me tell you about the time I lost my virginity.
Bekaretini bozacağım! Seni hayvan! Seni canavar!
I'll take your virginity! you beast! you animal! yes, the beast who killed his mother.
Tacik aileleri için bir kızın bekâreti çok önemli.
A girl's virginity is certainly important to Tajik families.
O sadece on dokuz yaşındayken onun bekaretini aldı.
He took her virginity when she was just nineteen.
Fadıl onun bekaretini aldıktan sonra Leyla'yı terk etti.
Fadil abandoned Layla after he had taken her virginity.
Gefjon, çiftçilik, önbilgi ve bekaretle ilişkili tanrıça.
Gefjon, goddess associated with plowing, foreknowledge, and virginity.
Yani sonuçta bekaretini kaybetmek genelde iki kişiyle olur...
I mean, the loss of virginity is usually a process that involves...
Leyla'nın bekareti onun sahip olduğu en önemli şeylerden biriydi.
Layla's virginity was one of the most important things she had.
İlgili Sorular
İlgili / Bileşik Terimler
Genelchastity belt