av tüfeği

/ˈaβ.ty.feːi/
noun
TR → EN
"av tüfeği" kelimesinin İngilizcesi: shotgun. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelshotgun

Görsel

Parçacık Işık Efektli Siyah Zeminde İki Av Tüfeği Dijital Konsept ÇalışmasıTarihi Siyah Beyaz Karede İki Beyefendi ve Ofis Ortamındaki Avcı Tüfeği

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)av tüfeğini
Yönelme (-e)av tüfeğine
Bulunma (-de)av tüfeğinde
Çıkma (-den)av tüfeğinden
Tamlayan (-in)av tüfeğinin
Çoğul (-ler)av tüfekleri

Tanım

•genellikle avlanma amacıyla kullanılan ve omza dayanılarak ateşlenen uzun namlulu ateşli silah

Diğer Dillerde

AlmancaBeifahrersitz, Flinte, Schrotflinte (eril) /ˈbaɪ̯faːʁɐˌzɪt͡s/
passenger seat
çekim: çoğul Beifahrersitze · tamlayan Beifahrersitzes
zıt: Fahrersitz, Rücksitz
köken: From Beifahrer + Sitz.
Fransızcafusil, fusil de chasse, place du mort (eril) /fy.zi/
rifle, gun · steel to strike sparks from a flint (pierre à fusil)
çekim: çoğul fusils
eş: briquet, batterie, carabine, rifle
köken: From Old French fuisil, foisil, from Vulgar Latin *focīlis (petra), from Latin focus. Compare Italian fucile.
aile: changer son fusil d'épaule, coup de fusil, en chien de fusil, fusil à canon scié, fusil d'assaut, fusil de chasse, fusil-mitrailleur, fusilier, fusillade, fusiller
Pour moi, c'est de la flexibilité de fusil à pompe. — Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.
— Les hommes, dit le renard, ils ont des fusils et ils chassent. C’est bien gênant !
İspanyolcaescopeta (dişil) /eskoˈpeta/
shotgun
çekim: çoğul escopetas
eş: rifle, fusil, trabuco
köken: Borrowed from Italian scoppietto.
aile: con la escopeta cargada, escopeta de aire comprimido, escopeta de dos cañones, escopetazo, escopetero
A esto lo llamo flexibilidad tipo escopeta. — Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.
İtalyancacarabina, doppietta, fucile a canna liscia, fucile da caccia, schioppo, sedile passeggero anteriore (dişil) /ka.raˈbi.na/
carbine, rifle
çekim: çoğul carabine
eş: moschetto, fucile
köken: Borrowed from French carabine.
aile: carabiniere
Io la chiamo flessibilità di fucile. — Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.
Rusçaдробови́к, ружьё, сиде́нье /rʊʐˈjɵ/
shotgun, musket, rifle · a device resembling such a firearm · weapon, arm
çekim: çoğul ру́жья · tamlayan ружья́
eş: ружжо, ружжо
köken: Inherited from a colloquial form of Old East Slavic оружие (oružije), from Proto-Slavic *orǫžьje, from *orǫga / *orǫžь. Doublet of ору́жие (orúžije).
aile: в ружьё, руже́йник, руже́йный, под ружьё, под ружьём
Я называю это чем-то вроде "дробовиком гибкости". — Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.
двуство́льное ружьё
помповое ружьё
противота́нковое ружьё
Azericeov tüfəngi
Felemenkçejachtgeweer (nötr) /ˈjɑxt.xəˌʋeːr/
a long gun used for hunting; a hunting rifle or shotgun
çekim: çoğul jachtgeweren
köken: From jacht (“hunting”) + geweer (“rifle”).
Ik noem het flexibiliteit op goed geluk. — Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.
Portekizcebanco da frente, banco do carona, caçadeira, espingarda (dişil) /ka.saˈde(j).ɾɐ/
shotgun (gun that fires several small pellets)
çekim: çoğul caçadeiras
Eu chamo-lhe uma flexibilidade de caçadeira. — Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.
Yunancaσότγκαν (nötr)
shotgun
köken: Transliteration of English shotgun.
Το 1938 αυτοκτόνησε με πυροβόλο όπλο. — 1975 yılında ise kafasına av tüfeği sıkarak intihar etti.
Japoncaショットガン, 散弾銃, 霰弾銃 /ɕo̞t̚to̞ɡã̠ɴ/
synonym of 散弾銃 (sandanjū, “shotgun”)
köken: From English shotgun.
Korece산탄총, 샷건 /sʰa̠ntʰa̠ɲt͡ɕʰo̞ŋ/
shotgun
köken: Sino-Korean word from 散彈銃, from 散 (“scatter”) + 彈 (“bullet”) + 銃 (“gun”). An alternate Hanja form 霰彈銃 with identical pronunciation is also attested in literature, as 霰彈 (“shrapnel”) + 銃 (“gun”).
저는 이것을 '샷건(shotgun) 유연성'이라고 부릅니다. — Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.
İsveççeframsäte, hagelgevär (nötr)
a front seat (seat at the front of a vehicle, especially next to the driver's seat)
çekim: çoğul framsäten · tamlayan framsätes
zıt: baksäte
köken: fram + säte
Några har till och med försökt med raketdrift. — Kimisi elinde roketatarlarla, kimisi av tüfeği ile peşinize düşüyor.
Lehçesiedzenie pasażera, strzelba (dişil) /ˈstʂɛl.ba/
gun, shotgun · firearms · shooting (instance of shooting with a gun)
çekim: çoğul strzelby · tamlayan strzelby
eş: fuzja
köken: Etymology tree Proto-Slavic *strělьba Polish strzelba Inherited from Proto-Slavic *strělьba. By surface analysis, strzelać + -ba.
aile: strzelbny, strzelbowy, strzelbica, strzelbina
Nazywam to elastycznością dubeltówki. — Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.
Ukraynacaрушни́ця
Така собі "гнучкість рушниці". — Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.
Fincehaulikko, matkustajan etupenkki, pelkääjän paikka, vänskärin paikka /ˈhɑu̯likːo/
shotgun
çekim: çoğul haulikot · tamlayan haulikon
köken: hauli + -kko
aile: haulikkoammunta, haulikkohäät, haulikkokilpailu, haulikkolaji, haulikkorihla, makasiinihaulikko, pumppuhaulikko
Çekçebrokovnice (dişil) /ˈbrokovɲɪt͡sɛ/
shotgun (firearm)
çekim: çoğul brokovnic · tamlayan brokovnic
Podle oficiální verze se tak stalo když čistil svůj revolver. — Resmî açıklamada kendisini av tüfeğiyle kafasından vurduğu açıklandı.
Macarcaanyósülés, utasülés, vadászpuska /ˈɒɲoːʃyleːʃ/
shotgun (front passenger seat in a vehicle)
çekim: çoğul anyósülések
köken: From anyós (“mother-in-law”) + ülés (“seat”).
Dancahaglbøsse (nötr)
a shotgun
çekim: çoğul haglbøsser · tamlayan haglbøsses
köken: hagl (“hail, shot”) + bøsse (“rifle, shotgun”)
Norveççehagle
Endonezcesenapan gentel
Kakek dan nenek tiri Mason memberinya Alkitab pribadi dan sebuah senapan kuno. — Mason'ın üvey anneannesi ve dedesi ona İncil ve av tüfeği hediye ederler.
Bulgarcaловджийска пу́шка, предна седалка f в кола, пу́шка
Аз го наричам един вид пушкова гъвкавост. — Ben buna bir tür av tüfeği fleksibilitesi diyorum.
Slovakçabrokovnica (dişil) /brɔkɔvɲit͡sa/
shotgun
Slovencešibrenica, šibrovka
Letoncabise (dişil)
gun, rifle
Taycaปืนลูกซอง /pɯːn˧.luːk̚˥˩.sɔːŋ˧/
shotgun.
İrlandacagránghunna, gunna gráin
İzlandacaframhlaðningur, framsæti, haglabyssa /ˈfram.l̥aðniŋkʏr/
musket · muzzleloader · shotgun, the seat next to the driver
çekim: çoğul framhlaðningar · tamlayan framhlaðnings
zıt: afturhlaðningur
köken: From fram (“forth”) + -hlaðningur (“loader”).
Gürcüceგლუვლულიანი თოფი /ɡ̊ɫuvɫuliäni tʰo̞pʰi/
shotgun, shot-gun
çekim: çoğul გლუვლულიანი თოფები

Etimoloji

Compound of av (“hunt, hunting”) + tüfek (“long-barrelled gun, rifle”) + -i (possessive suffix)

Örnek Cümleler

Av tüfeği
Shotguns
Av tüfeği patladı.
The shotgun went off.
Tom'un bir av tüfeği var.
Tom owns a hunting rifle.
Bir av tüfeği ile kendini vur.
Shoot yourself with a shotgun.
Sami av tüfeğiyle kapıyı tepti.
Sami kicked in the door with his shotgun.
Tom bir av tüfeği ile geri geldi.
Tom came back with a shotgun.
Sami, Leyla'nın av tüfeğini buldu.
Sami found Layla's shotgun.
Sami, Leyla'ya bir av tüfeği verdi.
Sami handed Layla a shotgun.
Tom, Mary'yi bir av tüfeği ile vurdu.
Tom shot Mary with a shotgun.
Tom bir av tüfeği ile kafasını uçurdu.
Tom blew his head off with a shotgun.
Tom John'a av tüfeğini almasını söyledi.
Tom told John to get his shotgun.
Ellerinde bir av tüfeği ile arabaya bindi.
He got in with a shotgun in his hands.
av tüfeği ile daha fazla örnek cümle →