Ana içeriğe geç
Sözlük
/
ırakla

irak

/ˈɯːɾɑk/
name
B2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"irak" kelimesinin İngilizcesi: dinar, remote, secluded, iraq, far. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldinar
Genelremote
Genelsecluded
Geneliraq
Genelfar
Geneliraq
Genelfar
Genelfar
Geneliraq
Genelfar
Geneliraq

Görsel

Benekli çıngırak yılanı - doğada yakın çekimÇatlamış Kuru Toprak: Kuraklığın Doğaya Bıraktığı Derin İzlerAçık Mavi Gökyüzünde İz Bırakan Savaş Uçağı ve Stadyum IşıklarıÇocuklar Açık Hava Şenliğinde Renkli Dev Şişme Kaydırakta Kayıyor

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)Irak'ı
Yönelme (-e)Irak'a
Bulunma (-de)Irak'ta
Çıkma (-den)Irak'tan
Tamlayan (-in)Irak'ın
Çoğul (-ler)Iraklar

Tanım

sıfat: uzak
isim, müzik: Klasik Türk müziğinde, aynı adla anılan ve kalın fa diyez notasını andıran perdedeki makamlardan biri

Atasözü & Deyim

Bugünkü (akşamın) işini yarına (sabaha) bırakma (koyma)
Eşek hoşaftan ne anlar (suyunu içer, tanesini bırakır)
Gözden ırak olan gönülden de ırak olur
Misafir on kısmetle gelir; birini yer, dokuzunu (evde) bırakır
Âşığa Bağdat uzak (ırak) değil (gelmez)

Diğer Dillerde

past participle of abliegen
çekim: karşılaştırma abgelegener · üstünlük am abgelegensten
Lass mich gehen!Bırak gideyim.
FransızcaIraq (eril) /i.ʁak/
alternative spelling of Irak: Iraq (a country in West Asia in the Middle East)
eş: Mésopotamie, République d’Irak, République d’Iraq
Laisse ça !Bunu bırak!
control, or running of a business · control of a machine · control or emotional restraint, self-control
çekim: çoğul controles
köken: Borrowed from French contrôle.
aile: autocontrol, control de crucero adaptativo, control de la natalidad, control de natalidad, control de realización, control de velocidad, control de versiones, control parental, control remoto, fuera de control
Déjame.Bırak beni.
İtalyancalontano /lonˈta.no/
distant
çekim: üstünlük lontanissimo
eş: discosto, distante, remoto, separato, staccato, alieno
zıt: vicino
köken: From the Vulgar Latin *longitānus, from Latin longe; cognate with French lointain, Sicilian luntanu, Friulian and Romansch lontan, Dalmatian luntun.
aile: lontanamente, lontananza
Rusçaдалёкий /dɐˈlʲɵkʲɪj/
far, distant, remote · long way off, wide (of) · strange (to)
çekim: karşılaştırma (по)да́льше · üstünlük (наи)далеча́йший
eş: отдалённый, удалённый, дальний, неблизкий, неближний, длинный
zıt: недалёкий, бли́зкий, бли́жний, близлежа́щий, окре́стный, глупова́тый
köken: Inherited from Proto-Slavic *dalekъ.
Arapçaبَعِيد
Farsçaدور, دوردست /ˈduːr/
distant
çekim: çoğul ادوار
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *dweh₂- Proto-Indo-European *-rós Proto-Indo-European *dweh₂rós Proto-Indo-Iranian *duHrás Proto-Iranian *duHráh Persian دور Inherited from Proto-Iranian *duHráh (“far”), from Proto-Indo-Iranian *duHrás (“far”), from Proto-Indo-European *dweh₂rós, from *dweh₂- + *-rós. Cognate with Central Kurdish دوور (dûr, “far, distant”), Northern Luri دیر (dir), Pashto لرې…
aile: دوراندیش, دوربین, دورنما, دورنویس, دورگو, دوری
Azericeəlçatmaz, iraq, ucqar, uzaq /ælt͡ʃɑtˈmɑz/
high-altitude, located on a height · remote, distant · inaccessible, unavailable
zıt: əlçatan
köken: From əl (“hand”) + çat- (“reach”) + -maz.
aile: əlçatmazlıq
Kazakçaалыс
remote, far · stranger, alien · long-range
köken: From Middle Mongol ᠠᠯᠤᠰ (alus), see Mongolian алс (als, “far”). Cognate with Bashkir алыҫ (alıś), Uzbek olis
aile: алыстау, алыстық
Özbekçeuzoq
long · far, distant
çekim: karşılaştırma uzoqroq · üstünlük eng uzoq
köken: From Proto-Turkic *uŕak (“long”). Cognate with Turkish uzak, Kazakh ұзақ (ūzaq). Also further cognate with uzun (“long”).
FelemenkçeIrak (nötr) /iˈrɑk/
Iraq (a country in West Asia in the Middle East)
PortekizceIraque (eril) /iˈɾa.ki/
Iraq (a country in West Asia in the Middle East)
aile: iraquiano
afar · away
eş: αλάργα, αλαργινά, κατάμακρα, πέρα
zıt: κοντά
köken: From μακρύς (makrýs, “long”).
distant, far · long ago, far in the past · distantly related
zıt: 近い
köken: From Old Japanese, from Proto-Japonic *təpə. Cognate with Miyako 遠 (とぅー, tū), Okinawan 遠(とぅー)さん (tūsan).
distant, far-off (in time or space)
çekim: karşılaştırma avlägsnare · üstünlük avlägsnast
köken: Compare German abgelegen.
far, distant (not physically close) · far (coming from a long distance) · far (coming from distant places)
çekim: karşılaştırma dalszy · üstünlük najdalszy
eş: odległy, oddalony
zıt: bliski, niedaleki, ścisły
köken: Etymology tree Proto-Slavic *dalь Proto-Indo-European *-kosder. Proto-Slavic *-òkъ Proto-Slavic *dalèkъ Old Polish daleki Polish daleki Inherited from Old Polish daleki.
aile: dalekosiężny, dalekowzroczny, niedaleki, dalece, Daleki Wschód, dalekopis, dalekość, dalekowidz, wrócić z dalekiej podróży
daleki od doskonałości
Ukraynacaдале́кий
Hintçeदूर, दूरस्थ /d̪uːɾ/
distant, far · away, off
zıt: पास, निकट
köken: Inherited from Sauraseni Prakrit 𑀤𑀽𑀭 (dūra), from Sanskrit दूर (dūrá). Also influenced by Classical Persian دور (dūr).
आपका कार्यालय यहाँ से कितनी दूर है।
पृथ्वी से शनि बहुत दूर है।
वह सौ मीटर दूर खड़ा था।
extreme, ultra, ultra-
çekim: karşılaştırma äärimmäisempi · üstünlük äärimmäisin
köken: ääri (“edge, verge”) + -in (superlative) + -inen
aile: äärimmäisesti, äärimmäisyys
ÇekçeIrák (eril) /ˈɪraːk/
Iraq (a country in West Asia in the Middle East)
eş: Irácká republika
distant
köken: Past participle of depărta.
far (at a distance from something; used with -tól/-től) · by far
çekim: karşılaştırma messzebb · üstünlük legmesszebb
zıt: közel
köken: From Proto-Finno-Ugric *mećä (“edge, side of something”). Cognates include Estonian mets (“forest”) and Sami miehćse (“far”).
aile: messzeség, nem esik messze az alma a fájától
far, far away, far-off
köken: From the root of celer, from Proto-Indo-European *kel- (“to drive, force to move quickly”).
Brasīlia procul ab Iapōniā est.
nāta procul Libycīs aberat dīversa sub ōrīs
Dancafjern, langt borte /fjɛrn/
distant · remote · faraway, far-off
çekim: karşılaştırma fjernere · üstünlük fjernest
zıt: nær
köken: From Old Danish fiærn, from Old Norse fjarran. Cognate with Swedish fjärran.

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish ایراق (irak, “far, distant; distance”), from Proto-Turkic *ïrak (“far, distant”). Cognates Cognate with Azerbaijani iraq, Kazakh жырақ (jyraq), Kumyk йыракъ (yıraq), Kyrgyz ыраак (ıraak), Old Uyghur 𐽰𐽶𐽾𐽰𐽵 (ïrak), Tuvan ырак (ırak), Uzbek yiroq, Uyghur يىراق (yiraq) and Yakut ыраах (ïraaq).

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

İpi bırak.
Let go of the rope.
İpi bırakma.
Don't let go of the rope.
Neden bıraktın?
Why did you quit?
Beni rahat bırak.
Leave me alone.
Onu açık bırakma.
Don't leave it open.
Şansa bırakmayın.
Don't take chances.
Bırak bu ayakları.
Don't beat around the bush.
İşi şansa bırakma.
Don't leave it up to chance.
Onu oraya bırakın.
Set it down there.
Saçmalamayı bırak.
Stop your nonsense!
Beni yalnız bırak!
Leave me alone!
Beni yalnız bırak.
Leave me alone.
irak ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Geneliraqi dinar
Birleşik Kelimeler
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod