Ana içeriğe geç
Sözlük
/
ömür boyu

ömür boyu

/œˈmyɾ.bo.ju/
adv
TR → EN
↔ ters çevir
"ömür boyu" kelimesinin İngilizcesi: lifelong, for life. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genellifelongadv
Genelfor lifeadv

Tanım

sağ kalındığı, yaşandığı sürece, ömür boyunca, yaşam boyu, yaşam boyunca, hayat boyu
Sağ kalındığı, yaşandığı sürece

Diğer Dillerde

Almancalebenslang
lifelong
eş: lebenslänglich, auf Lebenszeit
köken: Leben + -s- + lang
aile: lebenslänglich
Reis-Megatron-Experte Lebenslange Garantie Lebenslange GarantieÖmür boyu garanti.
lifelong · longtime, indicates that something is typical of its category and/or old
köken: Literally, “from [someone's] whole life”.
Permaneció en el cargo toda la Legislatura.Ömür boyu başkan unvanına sahipti.
Ha sido un sueño de toda la vida.
Un bar de toda la vida pero donde hacen las porras y churros ellos y casi a cualquier hora que entres puedes tomarlas ¡recién hechas!
since or for a long time; all the time, always, since time immemorial
köken: Literally, “from always.” Compare French depuis toujours.
Per il resto della sua vita ne fu il presidente.Ömür boyu başkan unvanına sahipti.
Viviamo qui da sempre.
Rusçaпожизненный /pɐˈʐɨzʲnʲɪn(ː)ɨj/
life, for life, lifelong
köken: по- (po-) + жизнь (žiznʹ) + -енный (-ennyj)
aile: пожи́зненно
Наша месть будет смертоносной!».Ömür boyu ceza alacak!".
пожи́зненная пе́нсия
пожи́зненная ре́нта
пожи́зненное страхова́ние
Azericeömürlük
life-time
çekim: karşılaştırma daha ömürlük · üstünlük ən ömürlük
köken: From ömür + -lük.
ömürlük həbs cəzası
Felemenkçelevenslang
lifelong
köken: From leven (“life”) + -s- + lang (“long”).
Hij krijgt hiervoor levenslang.Bunlar için ömür boyu asilzade ilan edildi.
Portekizcevitalício /vi.taˈli.si.u/
lifelong (extending for the entire duration of life) · perpetual
köken: From vital + -ício.
aile: vitaliciedade
Chegou a hora da superação!'».Ömür boyu ceza alacak!".
Japonca生涯 /ɕo̞ːɡa̠i/
the interval when one is alive; a lifetime · a specific period within one's life · a life
köken: /syaugai/ → /syoːgai/.
約束します.今覚えましょう. けして忘れることはないでしょう.Ömür boyu işinize yarayacak kısaca.
İsveççelivslång
lifelong
köken: liv + -s- + lång
Arutiunjan dömdes till livstids fängelse.Stangl ömür boyu hapse mahkûm edildi.
Lehçedożywotni /dɔ.ʐɘˈvɔt.ɲi/
lifelong (extending for the entire duration of life)
eş: doczesny
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *de Proto-Balto-Slavic *da Proto-Slavic *do Proto-Slavic *do- Old Polish do- Polish do- Polish żywot Proto-Balto-Slavic *-nisder. Proto-Slavic *-nь Old Polish -ni Polish -ni Polish dożywotni From do- + żywot + -ni.
PARKll-soon Zawodowy technik elektrykÖmür boyu garanti.
Ukraynacaдові́чний
Ви на все життя будете забезпечені якісними ліками.Ve iyi ilaçlar size bir ömür boyu kaynağı olacak.
Hintçeआजीवन /ɑː.d͡ʒiː.ʋən/
for life, lifelong
köken: From आ- (ā-) + जीवन (jīvan, “life”).
आजीवन कारावास
Çekçeceloživotní /ˈt͡sɛloʒɪvotɲiː/
lifelong
köken: From celý + -o- + život + -ní.
Byl odsouzen na doživotní vězení v Azkabanu.Yapan kişi Azkaban'da ömür boyu hapse girer.
Fouquet-t élete végéig börtönben tartotta.Stangl ömür boyu hapse mahkûm edildi.
lifelong
köken: From liv + -s- + lang.
Idømt fængsel på livstid.Ömür boyu hapisle cazalandırıldı.
Вечното наказание отсъства в отвъдния живот, както и в земния“.Ömür boyu ceza alacak!".
Katalancavitalici
for life, lifelong
çekim: çoğul vitalicis
köken: From Latin vitalitium.
Galceoes /oːɨ̯s/
is there; are there?
çekim: çoğul oesau
köken: Proto-Celtic *esti
aile: am oes, ers oes oesoedd, goroesi, Oes y Cerrig, Oes yr Efydd, Oes yr Haearn, oes yr iâ, oesfyr, yn oes oesoedd, yr Oesoedd Canol
Malaycasepanjang hidup
Esperantodumviva

Etimoloji

From ömür (“lifespan, life”) + boy (“length”) + -u (possessive suffix).

Örnek Cümleler

Ömür boyu garanti.
PARKIl-soon Certified Electric Technician Rice-megatron Expert Warranty for Life
Ömür boyu gelişimi
Development over the lifespan
Tom ömür boyu hapiste.
Tom is in prison for life.
Ömür boyu ceza alacak!".
This is a life sentence."
O ömür boyu hapis yattı.
He was in prison for life.
Ömür boyu garantisi var.
It's a warranty for life.
Bu bir ömür boyu şanstır.
This is the chance of a lifetime.
Tom ömür boyu hapse gidiyor.
Tom is going to prison for life.
Sami ömür boyu hapse atıldı.
Sami was jailed for life.
Evlilik ömür boyu sadakattir.
Marriage is a lifelong commitment.
Evlilik ömür boyu bağlılıktır.
Marriage is a lifelong commitment.
Bu ömür boyu garantili bir iş.
This is a job for life.
ömür boyu ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod