Hayat boyunca Baş Konsül
Napoleon Bonaparte First Consul for Life.
Hayat boyu süren değişken bir süreç.
A dynamic process that continues throughout life.
Bu hayat boyu bir kez gelecek bir fırsat.
It's a once in a lifetime opportunity.
Bunu yaparsan, hayat boyu hatırlayacaksın.
If you do, you'll remember this the rest of your life.
Boston'a gitmek Tom'un hayat boyu rüyasıydı.
Going to Boston was Tom's lifelong dream.
Sana hayat boyu başarılar dilerim, canım arkadaşım.
Wishing you success forever, my dear friend.
Princeps senatus hayat boyu yapılan bir atama değildi.
The princeps senatus was not a lifetime appointment.
1985 yılında Kadınlar Partisi Hayat Boyu Sanat ödülünü aldı.
In 1985 she received the Women's Caucus for Art Lifetime Achievement Award.
Bi defasında bir bana hayat boyu şu şekilde yürümekten bahsetti.
Somebody once told me it's like walking through life like this.
Çocuklukta bir kez kurulan eşleşmeler hayat boyunca sabit kalır.
Once established in childhood, pairings remain fixed for life.
3-4 sigara içerseniz, hayat boyu sigara bağımlısı olabilirsiniz.
If you smoke 3 or 4 cigarettes, you are likely to be addicted for life.
Çocukluktan kalan takma adı olan "Cubby", hayat boyunca ona eşlik etti.
His childhood nickname, "Cubby", accompanied him through his life.
hayat boyu ile daha fazla örnek cümle →