sedate

/sɪˈdeɪt/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"sedate" kelimesinin Türkçesi: temkinli, vakarlı, sakin, uslu, sükunet.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneltemkinli
Genelvakarlı
Genelsakin
Geneluslu
Genelsükunet.
Genelakıllı. sedately vakarla
Genelağır başlılıkla
Genelsükunetle. sedateness vakar
Genelağır başlı
Genelağır başlılık

Tanım

•cause to be calm or quiet as by administering a sedative to
•dignified and somber in manner or character and committed to keeping promises

Diğer Dillerde

Almancasedieren
İspanyolcasedar
İtalyancasedare
Rusçaспоко́йный, степе́нный, уравнове́шенный
Farsçaآرام کردن
Latincesēdātus
Norveççebedøve, sedere
Bulgarcaспокоен, уравновесен
Slovakçapokojný
İrlandacastátúil

Kelime Ailesi

nonsedating
oversedate
resedate
saditty
sedated
sedately
sedateness
sedating
unsedate

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Tom yatıştırıldı.
Tom has been sedated.
Poor girl, really.
- How is she now? - She's asleep, sedated.
Tom yatıştırıldı mı?
Has Tom been sedated?
Onlar onu sakinleştirdiler.
They have him sedated.
Ağır şekilde sakinleşmiştim.
I was heavily sedated.
Onlar Tom'u sakinleştirdiler.
They have Tom sedated.
O sakin, bir karıncayı bile incitemez.
She's sedated, she could not hurt a fly.
Bana daha önce hiç yatıştırıcı verilmedi.
I've never been sedated before.
Bizim merkezimize geldi, onu uyuşturdular ve hemen tarayıcının içine koydular.
So she came to the center, and they sedated her and then put her straight into the scanner.
Mekanik ventilasyonda olan hastalar genellikle sedatizedir ve iletişim kurulamaz.
People who are on mechanical ventilation are often sedated and are rarely able to communicate.
"Coachella – Woodstock in My Mind", TheGuardian tarafından "sakin trap" olarak tanımlandı.
"Coachella – Woodstock in My Mind" has been described by The Guardian as a "sedated trap track".