secondhand

3 hece
C2 seviye
EN → TR
"secondhand" kelimesinin Türkçesi: kullanılmış, dolaylı., elden düşme. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkullanılmış
Geneldolaylı.
Genelelden düşme

Görsel

Kullanılmış seramik tavanın içindeki turuncu yağ lekesi ve ısınma iziYanık ve Paslanmış Saplı Kullanılmış Metal Telli Barbekü Izgara FırçasıKullanılmış sprey boyalar ve bidonlar: çevre kirliliği ve atık yönetimiKullanılmış ve Yıpranmış Vintage Vinil Plak Üzerinde Analog Müzik Detayları

Tanım

•by indirect means
•previously used or owned by another

Diğer Dillerde

İspanyolcade segunda mano, segunda mano
İtalyancadi seconda mano
Rusçaподе́ржанный
Arapçaمُسْتَعْمَل
Farsçaدست دوم
Felemenkçeoccasie, tweedehands
Portekizcede segunda mão
Korece중고
İsveççebegagnad
Finceepäsuorasti, käytetty, käytetyn tavaran, passiivinen, välikäden kautta
Rumencela mâna a doua, second-hand
Macarcaantikvár, használt, használt-, használtan, közvetett, másodkézből
Latinceredivīvus
Norveççeannenhånds, brukt, brukt-, indirekte, middelbar
Endonezcebekas
Litvancanaudotas, vartotas
Katalancasegona mà
Baskçabigarren eskuko
Galceail-law
İzlandacanotaður
Moğolcaхуучин, эдэлж хэрэглэж байсан

Etimoloji

From second + hand.

Kelime Ailesi

second-hand store
second-hand vape
secondhand bookshop
secondhand embarrassment
secondhand smoke
secondhanded
secondhandedness

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
hand-me-down
pre-owned
preloved
used

Örnek Cümleler

Asla ikinci el bir elbise satın almam.
I will never buy clothes secondhand.
Bu kitabı şans eseri bir sahafta buldum.
I found this book by chance in a secondhand bookstore.
Ben ikinci el kitapçıda bu kitabı buldum.
I found this book in a secondhand bookstore.
Bana ikinci el araba almamayı tavsiye etti.
He advised me not to buy a secondhand car.
Ben genellikle ikinci el eşyalar satın almam.
I don't usually buy secondhand things.
Tom ona ikinci el araba satın almamasını önerdi.
Tom advised him not to buy the secondhand car.
Darbeyle ilgili sadece ikinci el bilgiye sahibiz.
We only have secondhand information of the coup.
Ve, Boeing'den ikinci el bir 747 alıp işi kurdum.
And so, you know, so got one secondhand 747 from Boeing and gave it a go.
Ben bu kitaba ikinci el kitap dükkanında rastladım.
I came across this book in a secondhand bookstore.
Ben ikinci el kitapçıda nadir bir kitapla karşılaştım.
I ran across a rare book in a secondhand bookstore.
Pasif içiciliğin tehlikelerinin daha çok farkına varıyoruz
We are becoming very aware of the dangers of secondhand smoke.
Bu kitap en çok pasif içiciliğin etkileriyle ilgilenmektedir.
This book is chiefly concerned with the effects of secondhand smoking.