scapegoat

2 hece
C2 seviye
EN → TR
"scapegoat" kelimesinin Türkçesi: başkalarının cezasını ve sorumluluğunu yüklenen kimse, (eski) Musevilerin günahlarını çöle götürmek üzere başıboş bırakılan keçi., günah keçisi. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbaşkalarının cezasını ve sorumluluğunu yüklenen kimse
Genel(eski) Musevilerin günahlarını çöle götürmek üzere başıboş bırakılan keçi.
Genelgünah keçisi

Tanım

•someone who is punished for the errors of others

Diğer Dillerde

AlmancaPrügelknabe, Sündenbock, zum Sündenbock machen
İspanyolcacabeza de turco, chivo emisario, chivo expiatorio, usar de chivo expiatorio
İtalyancacapro emissario, capro espiatorio, fare da capro espiatorio
Rusçaде́лать козлом отпущения, козёл отпуще́ния, крайний, ма́льчик для битья́, стре́лочник
Arapçaكَبْش فِدَاء
Azericegünah keçisi
Felemenkçezondebok
Portekizcebode expiatório, fazer de bode expiatório
Korece희생양
İsveççesyndabock
Lehçekozioł ofiarny
Ukraynacaкозе́л відпу́щення, офі́рний цап
Hintçeबकरा
Fincenimetä syntipukiksi, syntipukki, sysätä syy, vierittää syy
Rumencețap ispășitor
Macarcabűnbak, bűnbakot csinálnak belőle
İbraniceשָׂעִיר לַעֲזָאזֵל
Latincecaper ēmissārius
Dancasyndebuk
Norveççesyndebukk
Endonezcekambing hitam
Vietnamcabia đỡ đạn, con dê gánh tội
Bulgarcaже́ртвен козе́л, изкупителна жертва
Slovakçaobetný baránok

Etimoloji

From scape + goat; coined by English biblical scholar and translator William Tyndale, interpreting Biblical Hebrew עֲזָאזֵל (“azazél”) (Leviticus 16:8, 10, 26), from an interpretation as coming from עֵז (ez, “goat”) and אוזל (ozél, “escapes”). First attested 1530. Compare English scapegrace, scapegallows.

Kelime Ailesi

scapegoatish

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Sen günah keçisisin.
You're the scapegoat.
O her zaman günah keçisi.
He's always the scapegoat.
Onlar bir günah keçisi arıyorlar.
They're looking for a scapegoat.
Fakat bir basçıya ihtiyacımız vardı.
I had to have a scapegoat.
Onlara basbayağı bir günah keçisi lazım.
They simply need a scapegoat.
Sami, Leyla'yı günah keçisi olarak seçti.
Sami selected Layla to be the scapegoat.
Gidersem, beni günah keçisi mi yapacaksın?
If I go, are you going to make me into a scapegoat?
Spot dalmaçyalı olmak isteyen bir tavuktur.
I feel bad about Meg becoming the scapegoat.
Onların sadece bir günah keçisi bulmaları gerekiyor.
They simply need to find a scapegoat.
Convenient scapegoating in the media Medyadaki suçlamalar
Convenient scapegoating in the media
İkisi üzerine kura çekecek. Biri RAB için, biri Azazel için.
Aaron shall cast lots for the two goats; one lot for Yahweh, and the other lot for the scapegoat.
Hangi tarafın kârlı belli olmayabilir veya ortada bir günah keçisi olabilir.
Which party benefits may not be obvious, and there may be a scapegoat.