resentful
/ɹɪˈzɛntfəl/3 hece
C2 seviye
EN → TR
"resentful" kelimesinin Türkçesi: bir şeye kızmış, gücenik. resentfully içerleyerek.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelbir şeye kızmış
Genelgücenik. resentfully içerleyerek.
Tanım
•full of or marked by resentment or indignant ill will
Diğer Dillerde
Almancaärgert, empört, verärgert
Fransızcaindigné, rancuneux, rancunier
İspanyolcaresentido
İtalyancarancoroso
Rusçaвозмущённый, злопа́мятный, негоду́ющий, оби́дчивый, оби́женный
Portekizceressentido
Yunancaμνησίκακος
Japonca憤慨した
Lehçeobrażalski
Ukraynacaзлопа́м'ятливий, злопа́м'ятний, обра́жений, образли́вий, обу́рений, уразли́вий
Finceharmistunut, herkästi pahastuva, herkkähipiäinen, katkera, kaunainen, närkästynyt
Çekçedopálený, naštvaný, popuzený, rozhořčený
Bulgarcaвъзмутен, обиден, обидчив
İrlandacadoicheallach, múisiamach
Belarusçaабу́раны, злапа́мятны, злапо́мны, крыўдлі́вы, пакры́ўджаны
Etimoloji
From resent + -ful.
Kelime Ailesi
resentfully
resentfulness
unresentful
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Tom kırgın.
Tom is resentful.
Halk çaresiz ve güçsüz düşmüştür.
The people are very resentful and disappointed.
Kırgın insanlardan nefret ederim.
I hate resentful people.
Sami çok çalıştığı için biraz kızgındı.
Sami was a little resentful because he worked so much.
Ben dargın değilim ama aynı zamanda bir şey unutmam.
I'm not resentful, but I also forget nothing.
Ancak II. Agesilaus, Lysander'ın gücüne ve etkisine kızmıştı.
However, Agesilaus II had become resentful of Lysander's power and influence.
Marnie geri geldi ama küçük Emily annesine onu terk ettiği için kızgındı.
Marnie recovered but preteen Emily was resentful for her mother abandoning her.