remorseful
/ɹɪˈmɔː(ɹ)sfʊl/3 hece
C2 seviye
EN → TR
"remorseful" kelimesinin Türkçesi: yeis derecesinde pişman olan. remorsefully nedametle, vicdan azabı çekerek. remorsefulness nedamet, vicdan azabı halinde olma.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelyeis derecesinde pişman olan. remorsefully nedametle
Genelvicdan azabı çekerek. remorsefulness nedamet
Genelvicdan azabı halinde olma.
Tanım
•feeling or expressing pain or sorrow for sins or offenses
Diğer Dillerde
Almancareuevoll, reuig, reumütig
İspanyolcaarrepentido, compungido, remordiente
İsveççeångerfull
Fincekatuva, katuvainen
Bulgarcaжалостив, разкаян, съжалителен
İrlandacaaiféalach
Etimoloji
From remorse + -ful.
Eş & Zıt Anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Tom pişmandı.
Tom was remorseful.
Tom pişman, değil mi?
Tom is remorseful, isn't he?
Artık o, pişman olmuştu.
And he became one of the remorseful.
Fadıl pişmanlık duyuyordu.
Fadil sounded remorseful.
Dan bile pişman görünmüyordu.
Dan didn't even appear remorseful.
Ben pişman değildim, üzgün değildim.
I wasn't remorseful, I wasn't sorry.
Sami çok pişmandı ve gerçeği söyledi.
Sami was very remorseful and he told the truth.
Fadıl suçlarından dolayı çok pişmandı.
Fadil was remorseful for his crimes.
Bu arada, pişmanlık duyanlardan olmuştu.
And he became one of the remorseful.
Ve o, artık nedamet edenlere katılmıştı zaten.
And he became one of the remorseful.
Böylece Cem Sultan daha serbest bir hayata kavuştu.
By then, a remorseful Sam has had enough.
Dan, Linda'nın öldürülmesi konusunda pişman değildi.
Dan wasn't remorseful about killing Linda.