puzzled
/ˈpʌ.zl̩d/2 hece
C2 seviye
EN → TR
Tanım
•filled with bewilderment
Diğer Dillerde
Almancaperplex, verblüfft, verdutzt
Fransızcaperplexe
İspanyolcaconfundido, desconcertado, perplejo
İtalyancaperplesso
Rusçaозада́ченный
Felemenkçeverbijsterd, verward
Portekizceperplexo
İsveççeförbryllad, villrådig
Macarcatanácstalan, zavart
İbraniceמְבוּלְבָּל
Esperantokonfuzita
Makedoncaзбу́нет
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Çok şaşkındım.
I was very puzzled.
O çok şaşkındı.
He was very puzzled.
Biraz şaşkınım.
I'm a little puzzled.
Oldukça şaşırdım.
I felt rather puzzled.
Tom şaşkın kaldı.
Tom remained puzzled.
Tom şaşkın kalıyor.
Tom remains puzzled.
Tom çok şaşırmıştı.
Tom was very puzzled.
Şaşkınsın, değil mi?
You're puzzled, aren't you?
O, soruya şaşırmıştı.
He was puzzled at the question.
Soru onu şaşırtmıştı.
He was puzzled by the question.
Ben tamamen şaşkındım.
I was totally puzzled.
Tom şaşkın görünüyordu.
Tom looked puzzled.