"pressing" kelimesinin Türkçesi: acele, evgin, sıkı. pressingly sıkıştırarak, acele ile.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelacele
Genelevgin
Genelsıkı. pressingly sıkıştırarak
Genelacele ile.
Tanım
•a metal or plastic part that is made by a mechanical press
•compelling immediate action
Atasözü & Deyim
“Acele ile menzil alınma”
“Acele ile yürüyen yolda kalır”
“Acele işe şeytan karışır”
Örnek Cümleler
Not for myself.
She was pressing upon him on the phone, to take care of her.
Ne çok acildir?
What's so pressing?
O bunaltıcıydı.
That was depressing.
O bunaltıcı mı?
Is that depressing?
Bu iç karartıcı.
This is depressing.
Çok iç karartıcı.
It's so depressing.
Bu çok sıkıcıdır.
It's too depressing.
Tekrarlı sütunlar
& Pressing enter moves cell cursor:
Ben dava açıyorum.
I'm pressing charges.
Bu acil bir şey mi?
Is it something pressing?
Biraz moral bozucu.
Kind of depressing in a way.
Bu çok iç karartıcı.
This is so depressing.