pointed

/ˈpɔɪntɪd/2 hece
B2 seviye
EN → TR
"pointed" kelimesinin Türkçesi: tesirli, keskin, nüfuz edici, sivri uçlu, özel anlam ifade eden. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneltesirli
Genelkeskin
Genelnüfuz edici
Genelsivri uçlu
Genelözel anlam ifade eden
Genelmanalı. pointedly manalı olarak
Genelbelirli bir şahsı veya şeyi hedef alarak.

Tanım

•direct and obvious in meaning or reference; often unpleasant

Diğer Dillerde

Almancaspitz, spitzig
Fransızcapointu
Portekizceapontado, pontudo
İsveççespetsig
Macarcacsúcsos, éles, hegyes
Vietnamcanhọn
Bulgarcaизострен, остър
Taycaแหลม
Katalancapunxegut
İrlandacagobach
Belarusçaво́стры
Khmerceស្រួច
Sanskritçeतिग्म

Kelime Ailesi

bipointed
bullet-pointed
double-pointed needle
Earth-pointed
multipointed
overpointed
pointed cabbage
pointedly
pointedness
sharp-pointed
tripointed
unpointed
well-pointed

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

A tool tip
You can use the reconciliation mode to validate pointed operations.
O onu gösterdi.
She pointed at him.
Dağı işaret etti.
He pointed towards the mountain.
İşlem çoğaltıldı.
Operation pointed.
Ben onu gösterdim.
I pointed at him.
Tom yeri gösterdi.
Tom pointed to the floor.
Bunu ona gösterdi.
I pointed this out to him.
Tom tavanı gösterdi.
Tom pointed up to the ceiling.
Tom hatamı gösterdi.
Tom pointed out my mistake.
Herkes onu gösterdi.
Everyone pointed at him.
Alglere işaret etti.
He pointed at the algae.
Tom Mary'yi gösterdi.
Tom pointed at Mary.