Ana içeriğe geç
Sözlük
/
permeate

permeate

/ˈpɜːmiˌeɪt/3 hece
EN → TR
↔ ters çevir
"permeate" kelimesinin Türkçesi: mesamatını doldurup geçmek, nüfuz etmek, içinden geçmek, içine geçip yayılmak. permea'tion nüfuz etme, içinden geçme. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelmesamatını doldurup geçmek
Genelnüfuz etmek
Geneliçinden geçmek
Geneliçine geçip yayılmak. permea'tion nüfuz etme
Geneliçinden geçme
Geneliçine geçip yayılma. per mill binde nispeti.

Tanım

penetrate mutually or be interlocked

Etimoloji

First attested in 1656; borrowed from Latin permeātus, perfect passive participle of permeō (“to pass through”), see -ate (verb-forming suffix) and -ate (noun-forming suffix).

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Odaya kötü bir koku yayıldı.
A bad smell permeated the room.
Bütün hayatlarının içine sızmış durumda.
It permeates their entire life.
Onun bir teoriydi hangi para tüm ekonominin nüfuz.
His was a theory in which money permeated the entire economy.
Bütün bu sanatların mütemmim olduğu görüşünden yola çıkar.
All these things permeate my being.
Ve bu odaya nüfuz eden bir şey varsa, o da tam olarak budur.
And if there's anything that has permeated this room, it is precisely that.
Haile Selassie'nin bakış açıları hareketin felsefesine yayılmıştır.
Haile Selassie's own perspectives permeate the philosophy of the movement.
Kayıtdışı faaliyetlerin Hırvat ekonomisinde kapladığı yer bilinmiyor.
The degree to which unregistered activity permeates the Croatian economy is not known.
Bir düşünürseniz bu bütün kültürümüzün içine işlemişti, şehirlerimizin bile.
And if you think, it's permeated our whole culture, even our cities.
Douglas’ın teorileri aynı zamanda Ezra Pound’un şiirleri ve iktisadi metinlerini de etkilemiştir.
Douglas's theories permeate the poetry and economic writings of Ezra Pound.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod