partake
/pɑːˈteɪk/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"partake" kelimesinin Türkçesi: (took, taken) katılmak, iştirak etmek, hissedar olmak, paylaşmak .partake of iştirak etmek (yemeğe). Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genel(took
Geneltaken) katılmak
Geneliştirak etmek
Genelhissedar olmak
Genelpaylaşmak .partake of iştirak etmek (yemeğe)
Genelçeşnisi olmak
Genelmahiyetinde olmak.
Tanım
•consume
Diğer Dillerde
Fransızcaparticiper
İspanyolcaconsumir, participar, participar de, participar en, permitirse, tomar
İtalyancapartecipare
Rusçaотве́дать, принима́ть уча́стие, приня́ть уча́стие, раздели́ть, разделя́ть, уча́ствовать
Felemenkçedeelnemen, mee-eten, participeren
Yunancaκοινωνώ, μεταλαμβάνω, μοιράζομαι, παίρνω μερίδιο, παίρνω μέρος, συνεργώ σε
Japonca参加する
İsveççedelta
Lehçeuczestniczyć
Rumenceparticipa
Macarcarészt vesz
Latinceparticipō
Bulgarcaвзимам си, уча́ствам
Estoncaosa võtma, osalema
Telugucaపాల్గొను
Esperantopartopreni
Etimoloji
Back-formation from Middle English part-takinge, part-takynge (“a sharing; partaking”), a calque of Latin particeps (“participating”); equivalent to part + take. Compare take part. In the sense of taking a share or portion of something, displaced native Old English onbītan (“to taste of, to partake of”).
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Alevi inancının her tezleri uygulanır.
Let all partake of the feast of faith.
Onun için böyleleriyle oturup kalkmayın.
Therefore don't be partakers with them.
Rose, albümün tanıtımına katkıda bulunmadı.
Berry did not partake in the album.
Temiz olan şeylerden yeyin; güzel işler yapın.
Partake of the things that are clean, and act righteously.
Yeryüzünü dolaşın ve onun besinlerinden yeyin.
So traverse in its tracks and partake of the sustenance He has provided.
Şu halde onun omuzlarında yürüyün ve O'nun rızkından yiyin.
So traverse in its tracks and partake of the sustenance He has provided.
İsrail ve Rusya, uzmanların ortak tıbbi eğitimine katılıyor.
Israel and Russia partake in joint medical training of specialists.
Haydi, onun omuzlarında yürüyün ve Allah'ın rızıklarından yiyin.
So traverse in its tracks and partake of the sustenance He has provided.
Güzel ve temiz şeylerden yiyin ve barışa, hayra yönelik iş yapın!
Partake of the things that are clean, and act righteously.
Helâl ve hoş şeylerden yiyip için, makbul ve güzel işler işleyin!
Partake of the things that are clean, and act righteously.
Bunların hepsini Müjdede payım olsun diye, Müjde uğruna yapıyorum.
Now I do this for the sake of the Good News, that I may be a joint partaker of it.
Temiz ve helal olan şeylerden yiyin; güzel amel ve hareketlerde bulunun.
Partake of the things that are clean, and act righteously.