interrogate

4 hece
C1 seviye
EN → TR
"interrogate" kelimesinin Türkçesi: sorgulamak, isticvap etmek, istinkak etmek, sorguya çekmek, soru sormak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsorgulamak
Genelisticvap etmek
Genelistinkak etmek
Genelsorguya çekmek
Genelsoru sormak

Tanım

•pose a series of questions to

Diğer Dillerde

Fransızcainterroger
İspanyolcainterrogar
İtalyancainterrogare
Rusçaдопра́шивать, допроси́ть, спра́шивать, спроси́ть
Arapçaاِسْتَجْوَبَ, اِسْتَنْطَقَ, حَقَّقَ مَعَ
Farsçaاستنطاق کردن, بازپرسی کردن, بازجویی کردن
Azericedindirmək
Kazakçaжауап алу, тергеу
Özbekçesoʻroq qilmoq
Portekizcequestionar
Yunancaανακρίνω
Japonca尋問する, 訊く
Korece심문하다
İsveççeförhöra
Ukraynacaдопита́ти, допи́тувати
Hintçeपूछताछ करना, प्रश्न करना
Fincekuulustella
Çekçevyslýchat
Rumencea interoga
Macarcafaggat, kifaggat, kikérdez, vallat
Dancaafhøre, forhøre
Norveççeavhøra
Bulgarcaзапи́там, запи́твам, разпи́там, разпи́твам

Etimoloji

Learned borrowing from Latin interrogātus, the perfect passive participle of Latin interrogō (“to inquire, interrogate”), see -ate (verb-forming suffix).

Kelime Ailesi

cross-interrogate
interrogatability
interrogatable
interrogatingly
reinterrogate
uninterrogated

Örnek Cümleler

Sami sorguya çekildi.
Sami was interrogated.
Sorgulanmayı sevmiyorum.
I don't like being interrogated.
Polis Tom'u sorguya çekti.
The police interrogated Tom.
17 gün boyunca sorgulandı.
He was interrogated for 24 hours.
Bugün sorgulanmadın, değil mi?
You weren't interrogated today, right?
O bir şüpheliyi sorguya çekti.
She interrogated a suspect.
Polis Tom'u sorgulamak istiyor.
The police want to interrogate Tom.
Sami bu küçük odada sorgulandı.
Sami was interrogated in this small room.
Ünlü gazeteci gözaltına alındı".
"Uthayan journalist interrogated".
Sonra onları sorgulamaya başlar.
They started to interrogate us.
Sami altı saat boyunca sorgulandı.
Sami was interrogated for six hours.
Bugün sorguya çekilmedin, değil mi?
You were not interrogated today, were you?