infamous
/ˈɪnfəməs/3 hece
C1 seviye
EN → TR
"infamous" kelimesinin Türkçesi: rezil, kepaze, ayıp, alçak, iğrenç. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelrezil
Genelkepaze
Genelayıp
Genelalçak
Geneliğrenç
Genelrezilcesine
Genelrezilane
Geneladı kötüye çıkmış
Genelçok çirkin. infamously rezaletle
Genelrezilcesine. infamousness rezillik.
Genelkötü şöhretli
Genelutanç verici
Tanım
•known widely and usually unfavorably
Atasözü & Deyim
“Aklınla rezil olursun, aklınla vezir olursun”
“İyi evlat babayı vezir, kötü evlat rezil eder”
Diğer Dillerde
Fransızcaabominable, infâme, tristement célèbre
İspanyolcade mala fama, infame, malafamado, malfamado, méndigo
İtalyancafamigerato
Rusçaбессла́вный, печа́льно знамени́тый, печа́льно изве́стный, позо́рный
Felemenkçeberucht
Portekizcefamigerado
Yunancaδιαβόητος
Japonca悪名高い
Korece악명 높은
İsveççeäreslös, avskyvärd, ökänd, skändlig, vanärande, vanfrejdad
Lehçeniesławny
Ukraynacaбезсла́вний, сумнозві́сний
Çekçenechvalně známý
Macarcahírhedt
Latinceinfāmis, propudianus, propudiosus
Norveççeberyktet
Vietnamcakhét tiếng
Bulgarcaопозорен, позорен, срамен
Taycaฉาว, ชื่อเสีย
Esperantofifama
Faroeceæruleysur
Etimoloji
From Middle English enfamouse, in-fames, infamous, from Medieval Latin īnfāmōsus, from Latin īnfāmis; by surface analysis, in- + famous. Displaced native Old English unhlīsful.
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
İnsafsız ve sahtekar.
Crude, and above all, mean and infamous,
Kaba ve kötülükle damgalı,
Crude, and above all, mean and infamous,
Kaba, sonra da kötülükle damgalı,
Crude, and above all, mean and infamous,
Namlı kadın hırsız hiç yakalanmadı.
The infamous female burglar was never caught.
Zorba-saygısız, sonra da kulağı kesik;
Crude, and above all, mean and infamous,
Ayrıca da çirkin ve kötü huylu soysuza.
Crude, and above all, mean and infamous,
Kaba ve haşin, sonra da kötülükle damgalı,
Crude, and above all, mean and infamous,
Molalar çokça parazit taşımakla şöhretlidir.
Molas are infamous for carrying tons of parasites.
Londra sisiyle bilindiği için panik oluşmadı.
There was no panic, as London was infamous for its fog.
Sen Yongmun Organizasyonu'nun alçak liderisin.
You're the infamous head of the Yongmun Organization.
Bay Bush'un cevabının rezilliği bugün nam salmıştır:
Mr. Bush's reply has become infamous.
2011 yılının en rezil ifadesi "kebap cinayetleri'"dir.
Year 2011's most infamous expression is "Kebab murders".