Ana içeriğe geç
Sözlük
/
flare

flare

1 hece
noun
C1 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"flare" kelimesinin Türkçesi: gösterişli, parlama, çan şeklinde yaymak veya yayılmak, meşalelerle işaret vermek, göz kamaştırıcı ışık. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelgösterişli
Genelparlama
Genelçan şeklinde yaymak veya yayılmak
Genelmeşalelerle işaret vermek
Genelgöz kamaştırıcı ışık
Genelişaret fişeği
Genelyayılma veya yayılan şey
Genelgösteriş. flareback topun kuyruk kamasından çıkan alev. flare light ateşle işaretleşmede alev çıkaran araç. flare out birden alevlenmek veya öfkelenmek
Genelparlamak. flare chute (hav.) aydınlatma fişeği. flare up birden alevlenmek veya öfkelenmek
Genelparlamak. flareup ani öfke
Genelhiddet. flaring alevle parlayan
Genelişaret ışığınoun
Genelbirden alevlendirmek veya alevlenmek
Geneldışa dönük.
Genelişaret ışığı
Genelişaret ışığı

Görsel

Beyaz Saksıda Gösterişli Yapraklı Salon Bitkisi ve Dekorasyon FikriGösterişli altın ışıklı helezon merdiven ve lüks iç mekan atmosferiGösterişli Kırmızı ve Altın Zırhlı Kraliyet Atı Dijital Sanat PortresiAhşap Masa Üzerinde Sunulan Taze Somonlu Sushi ve Makili Gösterişli Kase

Tanım

(baseball) a fly ball hit a short distance into the outfield
erupt or intensify suddenly

Etimoloji

Origin unknown, first recorded in the mid 16th century, probably related to Latin flagrō (“to burn”). Norwegian flara (“to blaze; to flaunt in gaudy attire”) has a similar meaning, but the English word predates it. Possibly related to Middle High German vlederen (“to flutter”), represented by modern German flattern. The noun is derived from the verb.

Örnek Cümleler

Mega alevler
Mega flares
O öfke ile parladı.
She flared up with anger.
Parıltılı Yıldızlar,1973.
G.A.Gurzadyan, Flare Stars, Nauka, 1973; Pergamon, 1980;ISBN 0-08-023035-0
Güneş alevlerini duymuşsunuzdur.
You've heard about solar flares.
Süper-alevler bizim için hala bir muamma.
It's one of the mysteries we still have, super flares.
Önlerini aydınlattıkça ışığında yürürler.
When it flashes forth they walk in its flare.
Bir kolsuz bluz ve geniş pantolon giyiyor.
He wears a tank top and flare trousers.
Bir anda alev aldı ve döndü, ve şuna benzedi.
It just flared up, and he turned around, and he looked like this.
Sen, cellatları öldür. Sonra da yangını çıkar.
You kill the executioner, then flare up a smoke
Asetilen aşırı parlak beyaz bir ışık üretiyordu.
It was an extraordinarily intense white light flare.
2020-günümüz: Solar: Flare ve Solar: Rise ile Çıkış
2020–present: Debut with Solar: Flare and Solar: Rise
Kendilerine her aydınlık sunduğunda, orada yürürler.
When it flashes forth they walk in its flare.

İlgili / Bileşik Terimler

Genelhiddet
Genelparlayıverme
Genelpatlama
Geneltutuşma
Genelparıltılı yıldızlar
Genelânî öfke
Genelânî alevlenme
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod