Ana içeriğe geç
Sözlük
/
elbow

elbow

/ˈɛl.bəʊ/2 hece
B2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"elbow" kelimesinin Türkçesi: dirsek, kılıksız, pejmürde, dirsek, ite kaka yol açmak.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldirsek
Genelkılıksız
Genelpejmürde
Geneldirsek
Genelite kaka yol açmak.
Genelperişan. rub elbows with (tanınmış kimselerle) vakit geçirmek. up to the elbows çok meşgul
Genelişi başından aşmış.
Geneldirsekle itmek veya vurmak
Geneldirsek şekli. elbow grease (k.dili.) alın teri
Genelelinin altında. out at the elbows fakir
Genelemek. at his elbow yanı başında

Görsel

Kaşarlı Dirsek Makarna ve Kızarmış Bacon ile Lezzetli Akşam Yemeği SunumuBeton yolda tutulan gri pvc dirsek su tesisatı bağlantı malzemesi gösterimi

Tanım

shove one's elbow into another person's ribs
the joint of a mammal or bird that corresponds to the human elbow

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Dirseğini bükme.
Don't bend your elbow.
Dirseğimi bükmeyin.
Don't twist my elbow.
Sadece dirseğinden.
In the elbow.
Dirseğimi incittim.
I hurt my elbow.
Tom dirseğini soydu.
Tom skinned his elbow.
Dirseğim hâlâ acıyor.
My elbow still hurts.
Başı var. Ve dirseği.
And elbow.
Tom dirseğime dokundu.
Tom touched my elbow.
Dirseklerine yaslandı.
He leaned on his elbows.
- Dirseğimden vuruldum.
- I have been hit in the elbow.
Sağ dirseğim çok acıyor.
My right elbow hurts a lot.
Üst kol: Vücuda yakındır.
Elbows: Close to the body.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod