knee
/niː/1 hece
B1 seviye
EN → TR
"knee" kelimesinin Türkçesi: diz, diz, elbisenin diz üzerine gelen kısmı, diz yeri, hürmet veya selâm makamında diz bükme. knee breeches kısa pantolon. knee jerk diz adalesine vurulunca meydana gelen geri atma hareketi. knee joint diz mafsalı. bring one to his knees yola getirmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneldiz
Geneldiz
Genelelbisenin diz üzerine gelen kısmı
Geneldiz yeri
Genelhürmet veya selâm makamında diz bükme. knee breeches kısa pantolon. knee jerk diz adalesine vurulunca meydana gelen geri atma hareketi. knee joint diz mafsalı. bring one to his knees yola getirmek
Geneldiz ile vurmak.
Geneldiz çöktürmek. be on the knee of the gods daha belli olmamak
GenelAllaha kalmak. kneed dizli
Geneldizi bollaşmış
Geneldiz yapmış (pantolon)
Genelboyun eğdirmek
Geneldize benzer veya diz şeklinde şey
Görsel




Tanım
•the part of a trouser leg that provides the cloth covering for the knee
Atasözü & Deyim
“Kızını dövmeyen, dizini döver”
“Zengin kesesini döver, züğürt dizini”
Diğer Dillerde
AlmancaKnie, Kniefall, knien
Fransızcadonner un coup de genou, genou, mettre un coup de genou, s'agenouiller, se mettre à genoux
İtalyancaginocchio
Rusçaколе́но, наколе́нник
Arapçaرُكْبَة
Azericediz
Kazakçaтізе
Özbekçetizza
Tatarcaтез
Felemenkçeknie
Portekizcejoelho
Yunancaγόνατο
Korece무릎
İsveççeknä
Lehçekolano
Ukraynacaколі́но
Hintçeघुटना
Çekçekoleno
Rumencegenunchi
Macarcatérd
İbraniceבֶּרֶךְ
Dancaknæ
Norveççekne
Kelime Ailesi
aknee
beach thick-knee
bend the knee
bring to one's knees
bush thick-knee
cypress knee
down on one's knees
drop-knee
Eurasian thick-knee
flying knee
give a knee
great thick-knee
hollow of the knee
housemaid's knee
jumper's knee
knee ache
knee baby
knee britches
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Diz çök!
Kneel!
Diz çök !
Kneel!
Dizin nasıl?
How's your knee?
Dizim acıyor.
My knee hurts.
- Diz çökün !
- Kneel!
Tom diz çöktü.
Tom kneeled.
Dizlerini bük.
Bend your knees.
Kar diz boyuydu.
The snow was knee deep.
Dizimi incittim.
I hurt my knee.
Tom diz çöküyor.
Tom is kneeling.
Dizim şimdi iyi.
My knee is fine now.
Sus ve diz çök !
Shut up. On your knees.