"duress" kelimesinin Türkçesi: zorlama, cebir, icbar, baskı, tazyik. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelzorlama
Genelcebir
Genelicbar
Genelbaskı
Geneltazyik
Genel(huk.) kişiyi istek ve düşüncelerine aykırı bir şey yapmaya veya söylemeye zorlama
Genel(huk.) kanunen onaylama olmaksızın tutukluluk
Genelmahpusluk. under duress baskı altında. a plea of duress (huk.) baskı altında yapıldığı iddiası ile kontratın feshi talebi.
Tanım
•compulsory force or threat
Etimoloji
Inherited from Middle English duresse, from Old French duresse, from Latin dūritia (“hardness”), from dūrus (“hard”).
Örnek Cümleler
Baskı altında olsa da, gerektiği kadar da direnme göstermemişti.
Although he was under duress, he did not, by his own admission, resist as much as he could have.
BBC çalışanı Kriszta Satori Cantlie'ın hâlen bir rehine olduğunu hatırlatıyor:
Kriszta Satori of the BBC reminded everyone that Cantlie remains a hostage under duress:
Osakabe, baskı altındaki mesleğini bıraktı ve davasını bir iş mahkemesiyle sürdürmeye karar verdi.
Osakabe quit her job under duress and pursued her case with a labor tribunal.