disability

/dɪsəˈbɪlɪti/5 hece
noun
C1 seviye
EN → TR
"disability" kelimesinin Türkçesi: sakatlık, yetkisizlik, salahiyetsizlik., malûliyet, yetersizlik. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsakatlıknoun
Genelyetkisizlik
Genelsalahiyetsizlik.
Genelmalûliyet
Genelyetersizlik
Genelkifayetsizlik
Genelkuvvetsizlik
Genelzaaf
Genelengellilik
Genelengellilik

Görsel

Futbol sahasında sakatlık - oyun kesintisi

Tanım

•the condition of being unable to perform as a consequence of physical or mental unfitness

Diğer Dillerde

Fransızcainvalidité, pension d'invalidité
İspanyolcaincapacidad
Rusçaнеправоспосо́бность, посо́бие по инвали́дности
Portekizceincompetência
Japonca障害
Korece장애
İsveççefunktionsnedsättning
Lehçerenta
Fincehäiriö, oikeustoimikelvottomuus, toimintakyvyn haitta, työkyvyttömyyseläke, vajaavaltaisuus, vammaiseläke
Çekçeinvalidita, invalidní důchod, postižení
Macarcaakadályoztatás, értelmi fogyatékosság, fogyatékkal élés, fogyatékosság, jogképesség hiánya, mozgáskorlátozottság
Norveççeuføretrygd
Endonezcedisabilitas, hendaya
Vietnamcakhuyết tật
Bulgarcaинвалидност, неправоспособност
Litvancaneįgalumas
Katalancadiscapacitat
Malayalamcaവികലത
Sanskritçeरपस्

Etimoloji

Circa 1570 disable + -ity.

Kelime Ailesi

antidisability
cognitive disability
developmental disability
disability adjusted life year
disability dongle
disability sport
disability-adjusted life year
I have a disability
intellectual disability
learning disability
multidisabilities
multidisability
neurodisability
pan-disability
predisability
print disability

Örnek Cümleler

Bir sakatlığım var.
I have a disability.
Yetenek veya Engelilik
Ability or disability
Bu fiziksel bir engeldir.)
That's physical disability.)
Tom'un öğrenme güçlüğü var.
Tom has a learning disability.
Tom'un öğrenme güçlüğü var mı?
Does Tom have a learning disability?
Aptallık bir sakatlık değildir!
Stupidity is not a disability!
Hiç öğrenme güçlüğü tanısı aldınız mı?
Have you ever been diagnosed with a learning disability?
Tüm bu engellilik konusu artık önüme çıkmıyor.
The whole issue of disability just doesn't come up.
Cambridge aile ve gençlik organizasyonu esaslıdır.
Cambridge Disability Law and Policy Series.
Aynı şeyi Engelli Hakları hareketlerinde de gördük.
We see the same thing with the disability rights movement.
Kolun kaybı çok ciddi bir engellilik hali yaratıyor.
Arm amputation causes a huge disability.
Ordu bir fiziksel engel nedeniyle Tom'u kabul etmedi.
The army rejected Tom because of a physical disability.