Biz kültürlüyüz.
We're cultured.
Sen kültürlüsün.
You're cultured.
Tom kültürlüdür.
Tom is cultured.
Ben kültürlüyüm.
I'm cultured.
O doktor kültürlü bir adam.
That doctor is a cultured man.
Çok geniş bir kültür edindi.
It was a very cultured society.
Bunlar sentetik veya kültür incileri mi?
Are those synthetic or cultured pearls?
Eğer kültürlü bir adamsan, hoşgörüyle davran.
Behave decently, as if you're a well-cultured man.
Mavi-yeşil yosunlar özel ortamlarda kültürlenmiştir.
Blue-green algae cultured in specific media.
Giorgio birden çok dil bilen ve çok kültürlü bir adamdı.
George was a polyglot and very cultured man.
Romalı yazarlar kültürlü Yunan tarzı olması nedeniyle Latinceyi hor gördüler.
Roman writers disdained Latin for a cultured Greek style.
Algler en iyileştirilmiş ölçümler elde etmek için sürekli olarak kültürlenir.
The algae are continuously cultured to get optimized measurement.