"contagious" kelimesinin Türkçesi: mikroplu, bulaşkan, sâri, zehirli, bulaşıcı. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelmikroplu
Genelbulaşkan
Genelsâri
Genelzehirli
Genelbulaşıcı
Genelyayılan. contagious laughter herkesi coşturan gülme.
Genel(tıb.) bulaşıcı
Tanım
•(of disease) capable of being transmitted by infection
Etimoloji
From Old French contagieus, from Late Latin contagiosus, from contagio.
Örnek Cümleler
Bulaşıcı mı?
Is it contagious?
Bu bulaşıcı.
It's contagious.
Ben bulaşıcıyım.
I'm contagious.
Sen bulaşıcısın.
You're contagious.
İlham bulaşıcıdır.
Inspiration is contagious.
Tutku bulaşıcıdır.
Passion is contagious.
Coşku bulaşıcıdır.
Enthusiasm is contagious.
Esneme bulaşıcıdır.
Yawning is contagious.
Kontajiyöz hastalık
Contagious disease
Esnemek bulaşıcıdır.
Yawning is contagious.
Hastalığım bulaşıcı.
I'm contagious.
Kahkaha bulaşıcıdır.
Laughter is contagious.