contagious

/kənˈteɪdʒəs/3 hece
C1 seviye
EN → TR
"contagious" kelimesinin Türkçesi: mikroplu, bulaşkan, sâri, zehirli, bulaşıcı. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelmikroplu
Genelbulaşkan
Genelsâri
Genelzehirli
Genelbulaşıcı
Genelyayılan. contagious laughter herkesi coşturan gülme.
Genel(tıb.) bulaşıcı

Tanım

•(of disease) capable of being transmitted by infection

Diğer Dillerde

Fransızcacontagieux
İtalyancainfettivo
Rusçaзарази́тельный, зара́зный
Arapçaمُعْدٍ
Azericeyoluxucu
Japonca伝染性の
Korece전염성(傳染性)의
İsveççesmittbärande, smittsam
Lehçezaraźliwy
Fincetarttuva, tartuntavaarallinen
Çekçenakažlivý
Macarcafertőző
Bulgarcaзаразен, заразителен
Letoncalipīgs
Katalancacontagiós, encomanadís
Galiçyacacontaxioso
İrlandacagabhálach
İzlandacasmitandi
Gürcüceგადამდები, ინფექციის გადამდები, ინფექციის წარმომშობი, ინფექციური, კონტაგიოზური
Moğolcaхалдвартай
Tagalogcanakahahawa, nakalalalin

Etimoloji

From Old French contagieus, from Late Latin contagiosus, from contagio.

Kelime Ailesi

anticontagious
contagion
contagious abortion
contagious fire
contagious magic
contagious shooting
contagiously
contagiousness
uncontagious

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Bulaşıcı mı?
Is it contagious?
Bu bulaşıcı.
It's contagious.
Sen bulaşıcısın.
You're contagious.
Ben bulaşıcıyım.
I'm contagious.
Coşku bulaşıcıdır.
Enthusiasm is contagious.
Tutku bulaşıcıdır.
Passion is contagious.
İlham bulaşıcıdır.
Inspiration is contagious.
Esneme bulaşıcıdır.
Yawning is contagious.
Kontajiyöz hastalık
Contagious disease
Hastalığım bulaşıcı.
I'm contagious.
Esnemek bulaşıcıdır.
Yawning is contagious.
Kahkaha bulaşıcıdır.
Laughter is contagious.