catching
/ˈkætʃɪŋ/2 hece
B1 seviye
EN → TR
"catching" kelimesinin Türkçesi: sâri, bulaşıcı, cazibeli, çekici.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelsâri
Genelbulaşıcı
Genelcazibeli
Genelçekici.
Görsel




Tanım
•(of disease) capable of being transmitted by infection
•becoming infected
Atasözü & Deyim
“Denize düşen yılana (yosuna) sarılır”
“Sarımsak da acı ama evde lazım bir dişi”
“Sarımsak içli dışlı, soğan yalnız başlı”
“Sarımsak yemedim ki ağzım koksun”
“Sarımsağı gelin etmişler de kırk gün kokusu çıkmamış”
Diğer Dillerde
Rusçaзаразный
Bulgarcaзаразителен, привлекателен
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Sen anlıyorsun.
You're catching on.
Şili yakalıyor!
Chile's catching up!
Ateşi Yakalamak
Catching Fire
"Constant Craving".
"'Catching Fire' brings back Suzanne Collins' kindhearted killer: Young Readers".
O yavaşça yetişiyor.
He is slowly catching up.
Tavuk yakalamak zordu.
Catching the chicken was difficult.
Geçmiş bize yetişiyor.
The past is catching up on us.
Hangi trene biniyorsun?
Which train are you catching?
Umarım üşütmüyorsundur.
I hope you are not catching a cold.
Biz sadece yetişiyoruz.
We're just catching up.
Üşütmekten korkuyordum.
I was afraid of catching a cold.
Ben sadece dinleniyorum.
I'm just catching my breath.
İlgili Sorular
İlgili / Bileşik Terimler
Genelateşi yakalamak