Biraz kayıtsız kaldık. 🔊
We were a little complacent. 🔊
Asla ilgisiz olmayacağız. 🔊
We'll never be complacent. 🔊
Hiçbir zaman kayıtsız kalmayacağız. 🔊
We'll never be complacent. 🔊
ISBN 9789462701052. ↑ Grech, Herman (2009). 🔊
"We cannot be complacent about earthquakes - expert". 🔊
Fakat bu başarı Tasovac’ı memnun etmeye yetmiyor. 🔊
But success has not made Tasovac complacent. 🔊
Ancak Romanya kendi topraklarını geri almaktan memnundu. 🔊
However, Romania was complacent about recovering its own territory. 🔊
Evvelden aşırı sıkıldığı yerde, şimdi tutkuyu hissediyor. 🔊
Where she once was complacent, she now is excited and compelled to self-asserting action. 🔊
Eğer benim bildiğimi bilseydin bu kadar ilgisiz olmazdın. 🔊
If you knew what I knew, you wouldn't be so complacent. 🔊
Kendi halinden memnun olanların mazeretlerini elinden aldı. 🔊
It has taken away excuses from those who are complacent. 🔊
Yine teknolojiye güvenip olanlara kayıtsız kalmak mümkün mü? 🔊
Could we bet again on technology and be complacent? 🔊
Ancak,Hırvat firmaları henüz bu samimiyetin hakkını veremiyor. 🔊
Yet Croatian companies cannot afford to be complacent. 🔊